kızlarının sağlığı için şehri bırakıp köyde yeni bir hayat kurdular

Turgut ve Dilek Karasu, 10 yaşındaki kızları Ela'nın tip-1 diyabetini yönetmek için bir yıl önce İstanbul'dan Kastamonu Kanlıgöl köyüne taşınıp çiftçilik yapmaya başladı.

Yayın Tarihi: 22.08.2026 11:09
Güncelleme Tarihi: 22.08.2026 11:09

kızlarının sağlığı için şehri bırakıp köyde yeni bir hayat kurdular

Köye taşınma kararı ve yaşam değişimi

Aile, uzun yıllar İstanbul'da yaşadıktan sonra kızları Ela'nın sağlık durumu nedeniyle hayatını köye taşıdı. Turgut ve Dilek Karasu çifti, yaklaşık 30 sene İstanbul'da kaldıktan sonra, Kastamonu'nun İhsangazi ilçesi Kanlıgöl köyü'ndeki arsalarına yerleşti. Ela, 10 yaşında ve iki yıl önce, yani 8 yaşındayken tip-1 diyabet teşhisi kondu; bu süreç ailenin yaşam şeklini yeniden değerlendirmesine yol açtı.

neden köy tercih edildi:

Turgut Karasu, yoğun şehir hayatının, kalabalık ve stresin çocuğu olumsuz etkilediğini belirterek daha temiz hava, doğal besin ve sakin bir çevrenin Ela için daha yararlı olacağını düşündüklerini anlattı. Aile, İstanbul'da izin günlerinde sık sık geldikleri Kanlıgöl'deki arsaya kalıcı olarak taşınma kararı aldı ve yaklaşık bir yıldır burada yaşıyor.

günlük düzen ve üretim:

Yerleşir yerleşmez aile, arsadaki evin yanına küçük bir ahır yaptırdı ve büyükbaş hayvanlar ile tavuklar satın aldı. Şu an kendi sütlerini, yoğurtlarını, peynirlerini, tereyağını ve yumurtalarını üretiyorlar; bahçelerinde organik sebze ve meyve yetiştiriyorlar. Turgut Karasu, eski bankacılık deneyimine rağmen yeni işi konusunda hevesli olduğunu ve çiftliklerini büyütmeyi planladıklarını söyledi: "Çiftliğimizi daha da büyütmek istiyoruz. Hayvan sayımızı daha da artırmak istiyoruz."

çocuğun hayatındaki değişim:

Anne Dilek Karasu, Ela'nın köyde daha mutlu olduğunu vurguluyor. Ela, hayvanlarla vakit geçirip bahçede çalışmaktan hoşlanıyor; annesi ve babasıyla birlikte olmanın, beslenmesini ve şeker takibini kolaylaştırdığını belirtiyor. Dilek, kararın ailenin ortak iradesiyle alındığını, Ela'nın da taşıma fikrini desteklediğini aktardı: "Burası onun için çok iyi oldu. Hep beraber olalım, ayrılmayalım, onunla ilgilenelim istedik."

komşuluk desteği ve öğrenme süreci:

Çift, daha önce köy hayatına dair deneyimleri olmadığını, inek sağma gibi işleri ilk başta yapamadıklarını söyledi. Komşularının yardımıyla günlük hayata alıştıklarını aktardılar; köy halkı, Ela'nın diyabetine gösterdikleri hassasiyetle de aileye destek oluyor. Anne Karasu, "İnek sağamadığım için gelip yardım ettiler" diyerek topluluk dayanışmasının önemine işaret etti.

Ela da taşınmaktan memnun olduğunu, İstanbul'daki arkadaşlarının hastalığını yeterince önemsemediğini ancak köyde arkadaşlarının daha dikkatli olduğunu söylüyor. Kendi ürünlerini yemesinin şeker seviyesini kontrol etmeye yardımcı olduğunu, annesinin yaptığı tereyağını sevmeye başladığını ve hayvanların bakımına katılmaktan keyif aldığını anlattı.

Çiftin hikayesi, kronik bir hastalığı yönetme çabasıyla başlayan bir yer değişikliğinin, aile yaşamında üretime, doğayla iç içe günlük rutine ve komşuluk bağlarının güçlenmesine nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Bir yıldır süren bu yeni düzende aile, hem kızlarının sağlığını korumayı hem de sürdürülebilir, organik üretimi artırmayı hedefliyor.

Kızları için İstanbul'u bırakıp köye yerleştiler, bambaşka bir hayat yaşamaya başladılar

Kızları için İstanbul'u bırakıp köye yerleştiler, bambaşka bir hayat yaşamaya başladılar

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.