Kızamık vakalarındaki artış: Dr. Ferunda Demir uyardı, korunmanın yolu aşı

Kızamık vakalarındaki artış ve aşı karşıtlığının çocukları ölümcül riskle karşıya bıraktığını Medical Park Antalya’dan Dr. Ferunda Demir vurguladı. Korunma aşıyla sağlanır.

Yayın Tarihi: 28.03.2026 11:11
Güncelleme Tarihi: 28.03.2026 11:13

Kızamık vakalarındaki artış: Dr. Ferunda Demir uyardı, korunmanın yolu aşı

Kızamık yeniden yükselişte: çocuk sağlığı için aşı kritik

Son yıllarda dünya genelinde artan kızamık vakaları, çocuklar için yalnızca akut dönem değil iyileşme sonrasında da ciddi riskler doğuruyor. Medical Park Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferunda Demir, aşı karşıtlığındaki yükseliş ve çocukluk çağı aşılanma oranlarındaki düşüşün hastalık yükünü artırdığına dikkat çekiyor.

Hastalığın seyrine ilişkin temel bulgular

Kızamığın kuluçka süresi genellikle 10–14 gün olarak izleniyor. Hastalık yüksek ateşle başlayabilir; çocuklarda ateş yaklaşık 40 dereceye ulaşabilmektedir. Klinik tabloda öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı, halsizlik ve gözlerde kızarma sık gözlemlenir.

Ateş döneminde bazı çocuklarda ağız içinde, yanak iç kısmında görülen Koplik lekeleri tanı koydurucu bir bulgu olarak belirtiliyor. Bu belirtileri takiben, genellikle 4.–5. günde boyun ve kulak arkası ile başlayan, tüm vücuda yayılan kırmızı-kahverengi döküntüler ortaya çıkar; döküntüler 4–5 gün sonra solarak soyulur.

Bulaşma özellikleri ve mevsimsellik

Dr. Demir, kızamık virüsünün çoğunlukla damlacık yoluyla yayıldığını, öksürme ve hapşırma ile kolayca bulaştığını belirtiyor. Fiziksel temasla da geçiş mümkündür. Virüsün 20–37 derece arasında canlı kalabildiği ve havada yaklaşık bir saat asılı kalabileceği, bu nedenle kızamıklı bir kişinin bulunduğu ortamda bulaşma riskinin birkaç saat daha devam edebildiği vurgulanıyor. Salgınlar özellikle kış sonu ve ilkbahar başı dönemlerinde artış gösterebiliyor.

Ağır komplikasyonlar ve SSPE riski

Kızamık yalnızca ateş ve döküntüyle sınırlı kalmayıp ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Dr. Demir, menenjit, orta kulak enfeksiyonu ve zatürre gibi ağır tabloların gelişebileceğini ve bu durumların hastanede yatış gerektirebileceğini söylüyor.

Ayrıca hastalığı atlatan çocuklarda bile riskin tamamen ortadan kalkmadığı, Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) adlı, beyin dokusunda hasar ve ölümcül seyirle sonuçlanabilen bir tablonun hastalığı takiben 2–3 yıl içinde ortaya çıkabileceği uyarısı yapılıyor.

Aşılama: Korunmanın tek ve etkili yolu

Dr. Demir, kızamık vakalarındaki artışın en önemli nedenlerinden birinin aşı karşıtlığının yükselmesi ve çocukların aşılanmaması olduğunu vurguluyor. Türkiye aşı takviminde kızamık aşısının iki doz halinde uygulandığını; birinci dozun 12. ayda, ikinci dozun ise 4 yaşta yapıldığını hatırlatıyor. Salgınların artışına bağlı olarak 9. ayda ek bir doz önerilebilmektedir.

Aşının etkinliğiyle ilgili olarak Dr. Demir, birinci doz sonrası koruyuculuğun %93, ikinci doz sonrası ise %97’nin üzerinde olduğunu belirtiyor. Gözlemlenen hastaların büyük çoğunluğunun aşısız vakalar olduğu ifade edilerek, çocukların aşılarının zamanında yaptırılmasının önemine dikkat çekiliyor. Ayrıca, kızamıklı bir çocukla temastan sonra ilk 3 gün içinde aşı uygulanmasının önerildiği belirtiliyor.

Korunmanın tek yolu aşı ifadesiyle Dr. Ferunda Demir, toplum bağışıklığının ve çocuk aşılanma oranlarının korunmasının salgınların önlenmesinde belirleyici olduğuna işaret ediyor.

MEDİCAL PARK ANTALYA HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. FERUNDA DEMİR

MEDİCAL PARK ANTALYA HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. FERUNDA DEMİR

MEDİCAL PARK ANTALYA HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. FERUNDA DEMİR

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.