Kendini sağlıklı hissedenler artıyor ama riskler ve bilinmezlikler sürüyor

Siemens Healthineers Türkiye araştırması, kendini sağlıklı görenlerin oranının yüzde 76’ya çıktığını, ancak hareketsizlik, kronik hastalık artışı ve yapay zekâ algısında karışıklıklar olduğunu gösterdi.

Yayın Tarihi: 15.09.2026 15:23
Güncelleme Tarihi: 15.09.2026 15:40

Kendini sağlıklı hissedenler artıyor ama riskler ve bilinmezlikler sürüyor

Siemens Healthineers Türkiye üçüncü sağlık okuryazarlığı araştırmasının sonuçlarını açıkladı

Siemens Healthineers Türkiye, FutureBright Group iş birliğiyle gerçekleştirdiği 3. Sağlık Okuryazarlığı Araştırması sonuçlarını "Bilmende Fayda Var" platformu kapsamında paylaştı. Nisan-Mayıs 2026 tarihlerinde Türkiye genelinde 18-65 yaş aralığından, farklı sosyoekonomik gruplardan 600 kişiyle yüz yüze yapılan çalışmada toplumun sağlık algısı, alışkanlıkları ve sağlık okuryazarlığı düzeyi değerlendirildi.

toplumsal sağlık algısı ve davranışlardaki çelişkiler:

Araştırmada, kendini sağlıklı hissedenlerin oranı bu yıl %76 olarak ölçüldü; bu oran 2022’de %71, 2024’te ise %64 seviyesindeydi. Buna karşın yaşam tarzı ve kronik hastalıklara ilişkin bulgular endişe verici bir tablo da ortaya koyuyor: hiç spor yapmadığını söyleyenlerin oranı %21’den %39’a yükselmiş, sigara kullanımı %46,5 ile yüksek seyrini koruyor ve katılımcıların yaklaşık yarısı kendini stresli tanımlıyor.

Kronik hastalık sahipliği %23 seviyesine ulaşırken, tansiyon ve şeker hastalığının görülme sıklığında belirgin artışlar gözlendi: tansiyon %4’ten %10,3’e, şeker hastalığı %4’ten %8’e çıktı. Katılımcıların yüzde 52,7’si ancak bir şikâyet ortaya çıktığında doktora gittiklerini belirtirken, rutin kontrol amacıyla doktora başvuranların oranı sadece %23,5 olarak kaldı. Kontrolü erteleyenlerin %32’si ise bunu "hastalık çıkar" korkusuna bağlıyor.

Öte yandan check-up alışkanlığında artış var: düzenli check-up yaptıranların oranı son iki yılda %22’den %35’e yükseldi ve ortalama kontrol sıklığı 3,5 yıldan 2,2 yıla indi. Ancak sinyal okuryazarlığında açıklar sürüyor; katılımcıların %66’sı inme belirtilerini bilmediğini, %45’i Alzheimer’ın erken teşhis edilebileceğinden habersiz olduğunu belirtti.

kadın sağlığı ve tarama testlerindeki değişim:

Öne çıkan bir olumlu gelişme, kadın sağlığı taramalarında görüldü. Araştırmaya göre 30 yaş üstü kadınlarda mamografi yaptırma oranı iki yılda %23’ten %54’e yükseldi. Kadınların %70’i kendi kendine meme muayenesi yöntemini bildiğini ve bildiğini söyleyenlerin %80’i bunu uyguladığını belirtti. Buna rağmen mamografi çektirmeyen kadınların %54’ü gerekçe olarak "şikâyetim olmadı" demeyi sürdürüyor; bu durum tarama testlerinin şikâyetten bağımsız olarak anlatılmasının önemini vurguluyor.

teknoloji, yapay zekâ ve tanıda güven:

Araştırma yapay zekâ ile kurulan ilişkiye ilişkin çarpıcı veriler sundu. Katılımcıların %40’ı tahlil sonuçlarını yapay zekâya yorumlattığını belirtirken, bu kişilerin %76’sı bu sayede sağlığı üzerinde daha fazla kontrol hissettiğini söylüyor. Aynı zamanda bu grubun %67’si kafa karışıklığı, %62’si ise endişe yaşadığını ifade etti. Ancak toplum, yapay zekâyı doktorun yanında konumlandırdığında daha olumlu yaklaşıyor: doktorun kararını destekleyen yapay zekâya olumlu yaklaşanların oranı %64, tanı süresini kısaltan teknolojilerin hayat kurtarabileceğine inananların oranı %69, yapay zekânın görüntülemede hata payını azaltabileceğini düşünenlerin oranı ise %55 olarak kaydedildi.

Halkın sağlık kurumu tercihinde en temel beklentiler ise hekim deneyimi ve doğru teşhis olarak öne çıktı: katılımcıların %58’i hekim deneyimini, %48’i ise doğru tanıyı öncelikli kriter olarak belirtiyor.

uzmanlardan çıkarımlar ve şirketin yaklaşımı:

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Mehmet Ertürk, çalışmanın kritik bulgusu için şunları vurguladı: "Bu araştırma bize çok net bir mesaj veriyor: Kendimizi iyi hissetmemiz, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmiyor. Toplumun yarısından fazlası hala bir şikâyet ortaya çıkmadan doktora gitmiyor; bu da erken tanı şansını en başından kaçırdığımız anlamına geliyor." Ertürk, özellikle inme ve kalp krizi gibi zamanla yarışılan durumlarda belirtileri tanımanın hayat kurtardığını belirtti.

Siemens Healthineers Türkiye Görüntülemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cömert, sağlık teknolojilerinin doğru tanıya erişimi hızlandırma rolüne dikkat çekerek, "Halkın ve aslında hekimlerimizin beklentisi çok net: Doğru tanı. Sağlık okuryazarlığını güçlendirmek, doğru zamanda doğru sağlık hizmetine başvurmayı ve erken teşhisin önemini anlamayı destekliyor" dedi.

Laboratuvar Diagnostiği ve İnovasyon Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gürdal Şahin ise laboratuvar verilerinin zamanında ve güvenilir erişiminin tanı süreçlerindeki önemine işaret etti ve laboratuvar okuryazarlığının amacının bireylerin tahlil sonuçlarını kendi başlarına yorumlaması değil, düzenli kontrollerin ve erken tanının değerini kavraması olduğunu söyledi.

FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula, yapay zekâ bulgusu için, "Günümüzde insanlar yapay zekâdan teşhis koymasını değil, hekimine yardımcı olmasını bekliyor" değerlendirmesini yaparak toplumun teknolojiye erişim hızını artırırken güvenin merkezine insanı koyduğunu belirtti.

Siemens Healthineers Türkiye, iki yılda bir tekrarladığı Sağlık Okuryazarlığı Araştırması’nı "Bilmende Fayda Var" platformu çatısı altında sürdürerek araştırmanın işaret ettiği bilgi boşluklarını kapatmaya yönelik farkındalık projelerini devam ettireceğini açıkladı.

SİEMENS HEALTHİNEERS TÜRKİYE’NİN 3’ÜNCÜ ‘SAĞLIK OKURYAZARLIĞI ARAŞTIRMASI’NIN SONUÇLARINA GÖRE...

SİEMENS HEALTHİNEERS TÜRKİYE’NİN 3’ÜNCÜ ‘SAĞLIK OKURYAZARLIĞI ARAŞTIRMASI’NIN SONUÇLARINA GÖRE, TÜRKİYE’DE KENDİNİ SAĞLIKLI HİSSEDENLERİN ORANI YÜZDE 76’YA YÜKSELDİ.

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.