Alçı rölyefleriyle duvarları tabloya dönüştüren genç sanatçı
Alperen Karaahmetoğlu, Kastamonu'da yürüttüğü rölyef çalışmalarıyla mekanların duvarlarını üç boyutlu tabloya dönüştürüyor. 22 yaşındaki sanatçı, günlerce süren emekle duvarlara çizim yapıp alçı kullanarak kabartma ve oyma teknikleriyle özgün eserler üretiyor.
Sanatçı geçmişi ve mesleki dönüşüm
Küçük yaştan beri resme ilgi duyan Karaahmetoğlu, el becerilerini ekmek hamuru ve sakızlara şekil verme deneyimiyle geliştirdiğini aktarıyor. Eğitimini Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde sürdüren sanatçı, liseyi de Güzel Sanatlar Lisesi'nde tamamladı. Duvar resmi sektörüne yaklaşık 5 sene önce giren Karaahmetoğlu, ilk rölyefini bir kafenin duvarında uyguladı; gelen olumlu dönüşler sanatını profesyonelleştirmesine yol açtı.
Teknik, süreç ve üretim zorlukları
Kullanılan tekniklerin tarihsel bir devamlılığı olduğuna vurgu yapan sanatçı, Rönesans ve Orta Çağ'daki uygulamaların malzeme bakımından dönüştüğünü; mermer tozu yerine alçı, yumurta akı yerine tutkallar ve akriliklerin kullanıldığını belirtiyor. Tasarım safhası Karaahmetoğlu'na göre en uzun süren bölüm; çünkü yapılan iş binanın ömrü boyunca orada kalacak bir eser niteliği taşıyor. Her çalışmada yüzeyin özellikleri değiştiği için uygulama teknikleri farklılaşıyor. Ayrıca Kastamonu'da yılın büyük bir bölümünün soğuk geçmesi nedeniyle alçının kurumasının uzun sürmesi çalışma süresini uzatıyor. Karaahmetoğlu, eserlerini gören bazı kişiler tarafından çalışmalarının yapay zeka ürünü veya kalıptan çıkarılıp yapıştırıldığı yönünde yanlış değerlendirmelerle karşılaştığını ifade ediyor. Buna karşın el yapımı işlere yönelik artan ilgi ve olumlu geri dönüşler onu motive ediyor. Sanatçı, ürettiği rölyeflerin kahvehane veya farklı mekânlarda bulunmasının kendisini mutlu ettiğini, amacının bu işi mesleği haline getirip hem Türkiye'de hem yurt dışında sanat adına katkıda bulunmak olduğunu söylüyor. Genç sanatçı alçıyla duvarları resim tablosuna dönüştürüyor
Kamuoyu tepkileri ve sanatçının hedefleri