Kanyon balında 4 tonluk rekolte: bin 200 endemik bitkiyle 4 kuşaktır süren gelenek
Ankara Mamak ilçesindeki Kıbrıs Köyü Kanyonu, sahip olduğu zengin bitki örtüsüyle dört kuşaktır süren arıcılık geleneğinin merkezlerinden biri. Kanyonun ortasında üretim yapan arıcı Resul Gürleyik, büyük dedesinden miras aldığı mesleği ticari boyuta taşıyarak Ankara balını Türkiye geneline ulaştırıyor.
Bölge ve üretim kapasitesi
Gürleyik kanyonun ortasında 150 kovanla yılda yaklaşık 3 ton bal elde ettiklerini belirtiyor. Bölgedeki bitki çeşitliliği, kanyon balının karakterini ve lezzetini şekillendiriyor. Gürleyik ayrıca yılda 200-250 adet kraliçe ana arı yetiştirerek yerli arıcılığın gelişimine katkı sağlıyor.
Sezon değerlendirmesi ve iklim etkisi
Gürleyik, bal akımının haziran başında başladığını, bal sağımının temmuz ayında yapıldığını ifade etti. Bu yılki mevsim koşullarının üreticiler açısından elverişli geçtiğini, bahar yağmurlarının çiçekleri ve arı gelişimini olumlu etkilediğini söyledi: "Yağan bahar yağmurlarıyla çok bereketli bir sezon oldu. Çiçekler olsun, doğa olsun çok bereketliydi."
Rekolte, fiyat ve üretim anlayışı
Bu yılki rekolte beklentilerinin 3,5-4 tona yaklaştığını belirten Gürleyik, Ankara genelinde arıcılarla yaptıkları istişare sonucu bal fiyatını "bin–bin 500 arası" olarak belirlediklerini söyledi. Üretim sürecindeki zorluklara dikkat çekerek, hiçbir katkı maddesi kullanılmadığını ve balın tamamen doğal yöntemlerle üretildiğini vurguladı: "Biz doğadan ne geldiyse, arı ne getirdiyse, ne yaptıysa odur."
Kanyonun endemik çeşitliliği ve ürün farkı
Gürleyik, kanyonun tescilli bin 200 çeşit endemik bitki barındırdığını, bu çeşitlilik sayesinde ortaya çıkan karışık yayla balının lezzet ve nitelik olarak farklılaştığını belirtti. Ürün renginin yıllara göre değişebileceğini, bunun arıların beslendiği bitki kompozisyonuna bağlı olduğunu ifade etti ve tüketicilerin bal kalitesini yalnızca görünüşe göre değerlendirmemeleri gerektiğini söyledi.
Günlük bakım, koloni sayısı ve ırk tercihi
Gün boyunca kovanların tek tek kontrol edildiğini anlatan Gürleyik, "Kovan, kendini giriş çıkışıyla konuşturur" diyerek çalışma yöntemlerini özetledi. Kanyon merkezindeki 150 koloniyle yaptıkları günlük kontrollerin yanı sıra, şu an toplamda aktif 350 kovan ile üretimde olduklarını, bu sezon yaklaşık 100 kovanın bala çalıştığını ve geri kalan 250 koloniye damızlık olarak ayrıldığını söyledi.
Arı ırkı konusunda ise geçmişte Kafkas ve Anadolu ırklarının yanı sıra yaklaşık 15 yıldır Belfast hibrit ırkını kullandıklarını belirtti. Bu yıl Belfast arılarının kullanıldığını, gelecek sezondan itibaren ise kışı daha iyi geçirmesi ve hastalıklara dayanıklılığı nedeniyle Karniyol ırkıyla üretime devam etmeyi planladıklarını dile getirdi.
Güven ve kalite vurgusu
Gürleyik son olarak kaliteli ve doğal üretimden taviz vermediklerini, katkı maddesi kullanmadan ürettikleri bala tüketicilerin güvendiğini ve bu güveni korumak için en doğal ürünü sunmaya özen gösterdiklerini belirtti. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine verdiği bilgide, bölgesel çeşitliliğin ürünün ayırt edici özelliği olduğuna dikkat çekti.
ANKARA'DA 150 KOVANIYLA YILDA YAKLAŞIK 3 TON BAL ÜRETİMİ YAPAN GENÇ ARICI, TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA BİN 200 ÇEŞİT ENDEMİK BİTKİ TÜRÜYLE ÜRETTİĞİ BALI ULAŞTIRIYOR.