Bist 100
9.344,97 1%
DOLAR
30,93 0,03%
EURO
33,47 0,04%
ALTIN
2.019,02 0,35%

Japonya’dan Türkiye’ye deprem uyarısı: “Hazırlıklı olun, zarar yüzde 70 azalıyor”

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Son dönemde artan artçı depremler, büyük bir İstanbul depreminin beklendiğini gösteriyor. Bu nedenle, depreme karşı hazırlıklı olmak hayati önem taşıyor. Japonya’dan gelen bir deprem uzmanı da Türkiye’ye bu konuda uyarılarda bulundu.

Yayın Tarihi: 08.12.2023 17:54
Güncelleme Tarihi: 08.12.2023 17:54

Japonya’dan Türkiye’ye deprem uyarısı: “Hazırlıklı olun, zarar yüzde 70 azalıyor”

Yüksek inşaat mühendisi, mimar ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde düzenlenen bir konferansta öğrencilerle buluştu. Moriwaki, Türkiye ve Japonya arasındaki deprem farkını anlattı ve depreme karşı alınması gereken önlemleri paylaştı.

JAPONYA VE TÜRKİYE DEPREMDE NEDEN FARKLI SONUÇLAR ALIYOR?

Moriwaki, Japonya’nın 2011 yılında 9 şiddetindeki deprem ve tsunamiden sonra depreme karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olduğunu söyledi. Türkiye’nin ise 1939’da Erzincan’da 7,9 şiddetindeki depremden bu yana çok sayıda can kaybı yaşadığını belirtti.

Moriwaki, “Japonya en şiddetli 2011 yılında 9 şiddetinde deprem ve depremin tetiklediği tsunami ile sarsıldı. Türkiye’de ise 1939’da Erzincan’da 7,9 ile en şiddetli deprem yaşandı. Her iki depremde de çok sayıda insan yaşamını yitirdi. Türkiye dünyada en fazla deprem olan 17’nci Japonya ise 6’ncı ülke ancak yaşamını yitiren oranı tam tersi.” dedi.

Moriwaki, Türkiye’nin depremlerde en fazla can kaybı yaşanan üçüncü, Japonya’nın ise yedinci ülke olduğunu vurguladı.

Bunun nedeninin, Türkiye’deki binaların depreme dayanıklı olmaması, deprem yönetmeliklerine uyulmaması, deprem sigortası yapılmasının yeterli olmaması ve deprem eğitimi verilmemesi olduğunu söyledi.

deprem

DEPREME HAZIRLIK VE ÖNLEM NASIL ALINIR?

Moriwaki, depreme karşı hazırlık ve önlemlerin hayat kurtardığını ve zararı azalttığını ifade etti. Deprem gerçeğini kabul etmek ve deprem anında ne yapılması gerektiğini bilmek gerektiğini söyledi.

Moriwaki, “Artık deprem gerçeğini öğrenmemiz lazım. Eskiden ‘Konya’da deprem olmaz.’ deniyordu, artık var. Türkiye’nin de deprem haritası kırmızı, Japonya ile aynı. ‘Allah korusun deprem gelmesin.’ değil ‘Allah korusun depremde hasar az olsun.’ diyelim. Hep beraber önlemler almalıyız, hazır olmalıyız. Depreme hazırlık yapıldığında ve önlem alındığında zarar ve kayıp yüzde 70 az oluyor. Çok önemli bir rakam değil mi? Neden yapmıyorsunuz? Deprem bir gün olacak buna hazır olalım. Ahmet Mete Işıkara’nın da dediği gibi ‘Deprem öldürmez, bina öldürür.’ bunu unutmayalım.” dedi.

Moriwaki, konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı ve Türkiye’nin depremselliği konusunda sohbet etti. Moriwaki, Türkiye’ye deprem konusunda yardımcı olmaya hazır olduklarını da belirtti.

TÜRKİYE DEPREM KUŞAĞINDA

Türkiye, dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. Bu kuşakta yer alan ülkeler arasında Türkiye, en fazla deprem olan 17. ülke olmasına rağmen, en fazla can kaybı yaşanan 3. ülke konumundadır.

deprem

Son dönemde, Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, Marmara Denizi’nde 4 Aralık 2023 tarihinde meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki deprem ve Hatay’da 20 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki deprem, Türkiye’nin deprem gerçeği ile yüzleşmesini sağladı.

Bu depremlerin ardından, bölgede 10.000’in üzerinde artçı deprem meydana gelmiştir. Artçı depremler, ana depremin enerjisini boşaltması ve yer altı tabakalarının yerleşmesi için gereklidir. Ancak, artçı depremler de yıkıcı olabilir ve yeni depremleri tetikleyebilir.

Türkiye’nin en büyük deprem riski taşıyan bölgesi ise Marmara Denizi ve çevresidir. Bu bölgede, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde son yüzyılda 9 büyük deprem meydana gelmiştir.

Bu depremler, doğudan batıya doğru fay segmentlerini kırmış ve İstanbul’a yaklaşmıştır. Son olarak, 1999 yılında İzmit ve Düzce depremleri ile KAF’ın Marmara Denizi’ne giren bölümü kırılmıştır. Ancak, Marmara Denizi’nde KAF’ın kalan bölümü henüz kırılmamıştır. Bu bölüm, İstanbul’un güneyinde, Adalar’ın güneyinde ve Tekirdağ’ın kuzeyinde yer almaktadır. Bu bölümün kırılması halinde, büyük bir İstanbul depremi meydana gelebilir.

Büyük bir İstanbul depreminin ne zaman olacağını kesin olarak söylemek mümkün değildir. Ancak, yapılan araştırmalar, 2030 yılına kadar 7 büyüklüğünde bir depremin olma olasılığının %64 olduğunu göstermektedir.

Bu deprem, İstanbul’un nüfusu, yapı stoku, altyapısı ve ekonomisi göz önüne alındığında, çok büyük can ve mal kaybına neden olabilir. Bu nedenle, depreme karşı hazırlıklı olmak, binaları güçlendirmek, deprem sigortası yaptırmak, deprem çantası hazırlamak, deprem anında ve sonrasında ne yapılması gerektiğini öğrenmek ve deprem eğitimi almak hayati önem taşımaktadır.