İzmir Körfez Konferansı: Bilim İnsanları Körfezin Restorasyonuna Yönelik Çözüm Önerilerini Paylaştı

Uluslararası konferansta uzmanlar, İzmir Körfezi için modifiye kil uygulamaları, biyoteknolojik yöntemler ve erken uyarı sistemleri dahil sürdürülebilir çözümleri tartıştı.

Yayın Tarihi: 28.03.2026 12:53
Güncelleme Tarihi: 28.03.2026 13:04

İzmir Körfez Konferansı: Bilim İnsanları Körfezin Restorasyonuna Yönelik Çözüm Önerilerini Paylaştı

İzmir Körfez Konferansı: Bilim insanları körfezin geleceğini masaya yatırdı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "Sağlıklı Körfez" hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda ikinci gün oturumlarıyla devam etti. Konferans, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle gerçekleştirildi ve körfezin geleceğine ilişkin bilimsel çözüm önerileri uzmanların sunumlarıyla tartışıldı.

Prof. Dr. Donald Anderson (ABD)

ABD Ulusal Zararlı Alg Patlamaları Ofisi Direktörü Prof. Dr. Donald Anderson, "Deniz Sularında Zararlı Alg Patlamalarının Kontrolü: Kavramlar, Mevcut Durum ve Gelecek Beklentileri" başlıklı sunumunda, bölgeye uygun uygulamaların önemine vurgu yaptı. Anderson, kil uygulamalarının etkili bir yöntem olabileceğini belirterek, körfezdeki alg patlamalarının ardından dibe bakılması gerektiğini ve orada yaşamın büyük ölçüde zarar gördüğünü aktardı.

Dr. Nobuharu Inaba (Japonya)

Japan Civil Engineering Research Institute for Cold Regions’dan Dr. Nobuharu Inaba, "Biyolojik HAB Kontrolü" sunumunda deniz çayırları ve makroalglerle ilişkili bakterilerin zararlı alg patlamalarının kontrolünde rol oynayabileceğini söyledi. Inaba, sürdürülebilir ve çevre dostu yöntemlerin önemine dikkat çekti; deniz çayırları ve yosun yataklarının korunması ile izleme çalışmalarının artırılmasını önerdi.

Prof. Dr. Nuri Azbar (Ege Üniversitesi)

Prof. Dr. Nuri Azbar, "İzmir Körfezi’nde Oksijen Restorasyonu" başlıklı sunumunda körfezi "ağır bir hasta" benzetmesiyle tanımladı ve tek başına bir yöntemin yeterli olmayacağını vurguladı: "Durumu ağır bir hastayla karşı karşıyayız. Tek bir yöntemle iyileşmesi mümkün değil; doğayla uyumlu, uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var."

Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın (Ege Üniversitesi)

Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, mikroalg ve entegre sistem uygulamalarını içeren ekosistem bazlı yaklaşımları öne çıkardı. Aydın, derelerden gelen besin yükünün kontrolü için dere ağızlarında tampon bölgeler oluşturulması ve biyokütle kazanımını hızlandıracak sistemlerin kurulması gerektiğini belirtti; mikroalg perdeleri ve kafeslerin potansiyel çözümler olduğuna işaret etti.

Prof. Dr. Gülşen Altuğ (İstanbul Üniversitesi)

Prof. Dr. Gülşen Altuğ, Marmara Denizi'ndeki müsilaj örneğinden yola çıkarak bakteriyel biyoteknolojinin kullanımını anlattı. Altuğ, zeolit yoluyla faydalı bakterileri deniz dibine aktarmanın ve organik maddeyi parçalayan bakteri sayısını artırmanın kritik olduğunu vurguladı: "Her alanın özgün şartlarına göre sorunu tanımlayıp müdahale etmeliyiz."

Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger (Berlin Teknik Üniversitesi)

Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger, toksik siyanobakteri patlamalarının ekosistemlere etkilerini anlatarak besin kirliliğinin toksik alg patlamalarını tetiklediğini belirtti. Hellweger, geliştirdikleri modellerle toksin üretimini tahmin ettiklerini ve modellerin saha verileriyle uyumlu olduğunu paylaştı.

Prof. Dr. Aynur Lök (Ege Üniversitesi)

Prof. Dr. Aynur Lök, çift kabuklu canlıların (özellikle midyelerin) suyu filtreleyerek plankton, organik ve inorganik maddeler, ağır metaller ve mikroplastikleri azaltabileceğini söyledi. Lök, midyelerle izleme ve arıtma yaklaşımlarının ötrofikasyonu azaltmada kullanılabileceğini belirtti.

Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon (Ege Üniversitesi)

Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon, artan organik çökelti sorununa karşı deniz hıyarlarının rolünü anlattı. Tolon, uygulanacak yöntemin kontrollü olması gerektiğini vurgulayarak, "İyileşmeye yakın bölgelerde uygun alanlar belirlenmeli ve bu alanlar deniz hıyarlarıyla zenginleştirilmeli" dedi.

Prof. Dr. Keith Davidson (İskoçya)

Prof. Dr. Keith Davidson, erken uyarı sistemleri ve devlet müdahalesinin önemine dikkat çekti. İskoçya örneğini vererek alg patlamalarının halk sağlığı ve su ürünleri açısından risk oluşturduğunu, güvenlik için devletin müdahil olması ve düzenli izleme yapılması gerektiğini söyledi.

Dr. Isaac Yongquan Yuan (Çin Bilimler Akademisi)

Dr. Isaac Yongquan Yuan, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen çalışmalardan elde edilen sonuçları paylaştı. Yuan, 2024 çalıştayının ardından başlayan iş birliğinde modifiye kil uygulamasıyla mikroorganizmaların oranını yüzde 85 azalttıklarını, zararlı türlerde düşüş gözlemlediklerini ve balık ölümlerinin durduğunu belirtti: "Yaklaşık bir ay içinde suyun rengi normale döndü." Yuan, gelecekte daha kapsamlı kil temelli sistemler ve erken uyarı mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Anita Flores Lenoro (İskoç Deniz Bilimleri Derneği)

Anita Flores Lenoro, modifiye kil uygulamalarının uygulama ve finansman gereksinimlerine değindi. Lenoro, özel sektör ve kamunun ortak hareket etmesi gerektiğini, devlet desteğinin ve doğru toksin bilgisinin ön koşul olduğunu; aksi takdirde yanlış uygulamaların zarar verebileceğini belirtti.

Dünyadan İzmir Körfezi’ne Bakış

Konferansta ayrıca Purdue Üniversitesi, Vanderbilt Üniversitesi ve Uluslararası Zararlı Algleri Araştırma Derneği (ISSHA) temsilcileri farklı coğrafyalardaki alg patlamalarının dinamiklerini İzmir örneğiyle karşılaştırdı. Sunumlarda düşük çözünmüş oksijenlu su kütlelerinde oksijen takviyesi stratejileri ve çeşitli bölgesel deneyimlerin İzmir için çıkarımları tartışıldı.

Sonuç olarak, konferansta doğal temizlik yöntemleri, biyoteknolojik uygulamalar, erken uyarı sistemleri ve kurumlar arası iş birliğinin gerekliliği öne çıktı. Uzmanlar, tekil çözümler yerine ekosistem bazlı, izlemeye dayalı ve sürdürülebilir yaklaşımların uzun vadede etkili olacağını vurguladı.

BİLİM İNSANLARI KÖRFEZ'İN GELECEĞİNİ KONUŞTU

BİLİM İNSANLARI KÖRFEZ'İN GELECEĞİNİ KONUŞTU

BİLİM İNSANLARI KÖRFEZ'İN GELECEĞİNİ KONUŞTU

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.