Sosyal Güvenlik Haftası ve İstanbul SGK İl Müdürünün Değerlendirmesi
Her yıl 16 Mayıs'ı da içine alan hafta, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Sosyal Güvenlik Haftası olarak kutlanıyor. Bu yılki slogan "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" olarak belirlendi. İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürü Harun Sertbaş, hafta kapsamında kayıt dışı istihdam ve sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kayıt dışı istihdamın tanımı ve kapsamı
Sertbaş, kayıt dışı istihdamı; çalışanların SGK'ya hiç bildirilmemesi veya çalışma günlerinin ya da ücretlerinin eksik bildirilmesi şeklinde tanımladı. Buna göre sigortasız işçi çalıştırmanın yanı sıra, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik gösterilmesi de kayıt dışı istihdam kapsamına giriyor.
Hukuki durum ve taraf sorumlulukları
Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte, hem çalışanlar hem işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. Sertbaş, işverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığını ve çalışanların kendi rızalarıyla dahi sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını vurguladı. Bu tür taleplerin kabul edilmesinin işletmeler için ciddi yasal ve mali riskler doğurduğuna dikkat çekti.
Kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebilecek gruplar
Sertbaş, emekli, dul ve yetim aylığı alanlar, sosyal yardım yararlanıcıları veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin zaman zaman hak kaybını önlemek amacıyla kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiğini belirtti ve işverenlere mevzuattan taviz vermeme çağrısı yaptı.
Çalışanlar, işverenler ve devlet açısından sonuçlar
Sertbaş, kayıt dışı istihdamın çok yönlü olumsuz etkilerine dikkat çekti. Buna göre kayıt dışı çalışan bir kişi:
- Emeklilik hakkından mahrum kalır.
- Malullük aylığına hak kazanamaz.
- Vefat hâlinde ailesi ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır.
- İşsizlik sigortasından faydalanamaz.
- Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek zorunda kalabilir ve sağlık hizmetlerine erişimi riske girebilir.
- İş kazası ve meslek hastalıkları durumunda yasal korumalardan ve maddi/sağlık güvencelerinden yoksun kalır.
Sertbaş ayrıca kayıt dışı istihdamın kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi temel özlük haklarını ortadan kaldırdığını; adil ücret standartlarının gerisinde, güvencesiz çalışma koşullarına yol açtığını vurguladı.
Uygulama yaklaşımı ve yaptırımlar
Sosyal güvenlik uygulamalarının asıl amacının cezalandırmak değil rehberlik etmek olduğunu belirten Sertbaş, tespit halinde işletmelerin yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve ağır yasal yükümlülüklerle karşılaşabileceğini söyledi. Kayıt dışı istihdamın haksız rekabet, piyasa dengesi bozulması, vergi ve prim kaybı, verimlilik düşüşü, gelir dağılımında adaletsizlik ve ekonomik verilerin güvenilirliğinin zedelenmesi gibi makroekonomik ve toplumsal zararlar doğurduğu ifade edildi.
Ücret ödemeleri ve şeffaflık
Sertbaş, çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması ve hak kayıplarının önlenmesi için ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılmasının önemine işaret etti. Mevzuat gereği Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde ücret ödemelerinin bankalar aracılığıyla yapılması zorunludur. Bu yükümlülüğe uyulmaması halinde işletmeler her bir çalışan ve ihlalin sürdüğü her ay için ayrı ayrı idari para cezalarıyla karşılaşmaktadır.
Bilgi edinme, ihbar ve şikâyet yolları
Çalışanlar, işveren tarafından SGK'ya bildirim yapılıp yapılmadığını veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiklerini öğrenmek için aşağıdaki kanalları kullanabilirler:
- www.turkiye.gov.tr adresinden, PTT'den alınan e-Devlet şifresi ile sorgulama.
- ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi (7/24).
- İl/ilçe Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri veya Merkezlerine şahsen başvuru.
Sigortasız çalıştırıldığını veya eksik bildirim yapıldığını düşünenler ihbar ve şikâyetlerini ALO 170, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri/Merkezleri veya Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla iletebilirler.
Sertbaş, kayda geçmenin sadece yasal bir zorunluluk olmadığını; aynı zamanda ülkenin ve işletmelerin sürdürülebilirliği, çalışanların geleceği ve toplumun refahı için önemli bir yatırım olduğunu belirterek tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet etti.
İSTANBUL SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRÜ HARUN SERTBAŞ