İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının 36. oturumu sürdü
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda görülen 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 36. oturumu devam etti. Oturumda tutuklu sanık eski Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin savunma yaptı.
İddianamedeki değerlendirme
İddianamede, örgütün Büyükçekmece'deki faaliyetlerinin takibi için örgüt lideri tarafından meclis üyesi olarak yerleştirildiği yönünde bir değerlendirme yer aldı. Şahin'in, başka bir soruşturma kapsamında tutuklanan Hasan Akgün'ün yerine Başkanvekili olarak görevlendirildiği, örgüt yöneticisi Fatih Keleş tarafından Büyükçekmece Belediyesi'nde "sistem" için para toplaması amacıyla yetkili kılındığı öne sürüldü. Ayrıca Şahin'in, Büyükçekmece'deki büyük inşaat projeleri ve alışveriş merkezlerinin imar ve ruhsat taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği iddia edildi.
Ahmet Şahin'in savunması
Tutuklu sanık Ahmet Şahin savunmasında, iddianamedeki "sözde örgütün faaliyetlerinin takibi için meclis üyeliğine yerleştirildiğim" iddiasını reddettiğini belirtti. Şahin, 2009'dan bu yana meclis üyesi olduğunu, siyasette çeşitli kademelerde emek verdiğini ve Büyükçekmece'de 42 yıldır yaşadığını söyledi. Dört seçim döneminde listelerin üst sıralarından seçildiğini, Hasan Akgün'ün yerine Başkanvekili olduğunu anlattı.
Şahin, Fatih Keleş ile siyasi tanışıklığı olduğunu, aralarında ast-üst ilişkisi veya emir-komuta zinciri bulunamayacağına dair savunma yaptı. Ayrıca savunmasında "Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.
Cevat Kaya'nın savunması
Duruşmada daha sonra, Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya'nın savunmasına geçildi. İddianamede Kaya'nın, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun kayınbiraderi olduğu için nüfuzunu kullanarak belediye ile vatandaşlar arasında aracılık ettiği, resmi bir sıfatı olmamasına rağmen belediyedeki iş ve işlemler ile işe alımlarda aracılık yaptığı ve İBB kaynaklarından maddi menfaat temin etmeye çalıştığı öne sürüldü.
Kaya, mesleğinin iş insanı olduğunu, aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu belirterek "Ben İBB'de çalışan değilim, altyapı üstyapı yapmıyorum" dedi. Kaya savunmasında, "Ben haksız zenginleşmedim ben zengindim zaten" ve "Tek bir şey var 380 gündür ben cezaevindeyim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, iddia edilen kamu zararları varsa gerekeni ödeyeceğini ve iş insanı olarak sorumluluğunu yerine getirebileceğini söyledi: "Eğer kamuya zarar vermişsem ödeyeceğim 10 katını. İş adamıyım ben. Kendi paramdan ödeyeceğim".
Mahkeme başkanının uyarısı ve duruşmanın ertelenmesi
Sanık avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme başkanı, sürecin uzamasına ilişkin uyarıda bulunarak, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Süreci biz de uzatmaktan memnun değiliz. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. Duruşma bir sonraki güne ertelendi.
Mahkeme başkanından sanık avukatlarına: "Hızlanması için bize yardımcı olun, kaç gündür duruşma yapıyoruz, bu tempoda duruşma yapan heyet yok"