İsrail’in Gazze saldırılarında bin gün geride kaldı
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları 7 Ekim 2023’ten bu yana bin günü geride bıraktı. Gazze Medya Ofisi’nin açıklamasına göre bölgeye 223 bin ton patlayıcı atıldı; bunun, 1945’te Hiroşima’ya atılan atom bombasının yaklaşık 16 katına eşdeğer olduğu belirtildi.
Saldırılar başladığından bu yana bildirilen rakamlar şu şekilde: 73 bin 66 sivil öldü, 173 bin 514 sivil yaralandı, 9 bin 500 kişinin kayıp olduğu bildirildi. Bölgenin yüzde 90ından fazlası tahrip edilirken, toprakların yaklaşık yüzde 80i askeri operasyonlar ya da zorla yerinden etme yoluyla İsrail kontrolüne geçti. Bölgede kıtlık ilan edildi; temel malzeme eksikliği nedeniyle 17 hastanenin hizmet veremediği bildirilmiştir.
Yıkımın boyutu, altyapı ve hizmetlerin çökmesine yol açtı; yüz binlerce kişi temel altyapıdan yoksun çadır kamplarda ya da yıkıntılar arasında yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Kamu raporu ve zarar
Gazze Medya Ofisi tarafından paylaşılan veriler, bölgedeki fiziksel tahribat ve insani krizin boyutunu ortaya koyuyor. Bu veriler hem can kayıplarını hem de altyapı kayıplarını somutlaştırıyor; rapor, sivil yaşamının devamı için kritik malzeme ve sağlık hizmetlerinin büyük ölçüde yetersiz olduğunu vurguluyor.
Günlük yaşam ve tanıklıklar
Bireylerin anlattıkları, istatistiklerin ötesinde bir insan tablosu sunuyor. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Hanun kentindeki evini terk etmek zorunda kalan Aya Muhammed, geçen bin günü su, ekmek ve gıda bulma mücadelesi ve dayanılmaz bir zorluk döngüsü olarak tanımladı. Muhammed, sağlık hizmetlerine erişimin giderek zorlaştığını, temel ilaçların çoğu zaman bulunamadığını belirterek, tek dileğinin Gazze’deki sivillerin acısının sona ermesi ve savaşın bitmesi olduğunu belirtti.
Bin günü yüz yıl gibi hissettiğini söyleyen Gazzeli Samira Sayim, saldırılar öncesinde maddi durumunun iyi olduğunu, bugün ise temel ihtiyaçları bile karşılayamadığını ve insani yardıma bağımlı hale geldiğini ifade etti. Samira Sayim, "En büyük kaybım savaşta öldürülen oğlum, torunlarım ve evim" dedi.
Bölgenin kuzeyindeki Meçhul Asker Meydanı bölgesindeki evinden göç eden Raed el-Kafarna, su ve ekmek kuyruklarını günlük yaşamın belirleyici unsurları olarak anlattı. Kafarna, "Aileler, çocukları için yeterli içme suyunu ya da küçük bir ekmeği bile temin edebilmek için saatlerce beklemek zorunda kalıyor" diye konuştu.
İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen ve Cibaliye Mülteci Kampı’nda yaşayan Saeed Abu Seif, İsrail saldırıları altında geçen bin günü "ıstırap" olarak nitelendirerek, yıllarca emek vererek inşa ettiği 5 katlı aile apartmanının İsrail saldırısında yıkıldığını aktardı. Seif, saldırılarda 50’den fazla akrabasını kaybettiğini, sürekli korku içinde yaşadıklarını ve gıda eksikliği nedeniyle insanların açlıktan kuş yemi yiyerek hayatta kalmaya çalıştığını belirtti.
Al-Rimal Mahallesi’nde yaşayan Fadi Al-Amarin, İsrail saldırılarının Gazze Şeridi’nde hayatı her yönüyle mahvettiğini belirterek, hem evini hem de kardeşini kaybettiğini açıkladı. Ailesinin saldırılar nedeniyle tüm birikimini kaybettiğini aktaran Al-Amarin, "Eski güzel günler artık uzak bir anı gibi geliyor" dedi.
Umut ve sonuç
Bölgede her hikâye farklı olsa da ortak gerçek; binlerce Filistinlinin hayatının saldırılarla geri dönülemez şekilde değişmiş olmasıdır. Yıkıma rağmen birçok sivil, savaşın sona ereceği, evlerine dönebilecekleri ve gelecek nesillerin barış, güvenlik ve onur içinde büyüyebileceği umudunu koruyor.
İsrail'in bin gündür saldırılar düzenlediği Gazze Şeridi'nde 73 bin 66 sivil öldürüldü, 173 bin 514 sivil yaralandı, bölgenin yüzde 90'ından fazlası tahrip edildi, toprakların yaklaşık yüzde 80'i askeri operasyonlar ve zorla yerinden etme yoluyla İsrail kontrolüne geçti.