İnternette arama yaparken ‘siberkondri’ye yakalanmayın
İnternette hastalık belirtileri ve semptomlarıyla ilgili araştırmaların kontrolsüz şekilde artması, siberkondri olarak adlandırılan ve hem psikolojik hem fiziksel sorunlara yol açabilen bir tabloyu gündeme getiriyor. Konuyla ilgili değerlendirmeleri İstanbul Arel Üniversitesi ve Uluslararası İntegratif Psikoterapist (CIIP) unvanına sahip Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Şahin paylaştı.
Uzmanın uyarıları ve açıklamalar
Dr. Şahin, internet erişiminin kolaylaşmasıyla birlikte semptom aramalarının yaygınlaştığını, ancak bu aramaların kontrolsüz devam etmesinin kişide kaygı düzeyini yükselttiğini vurguluyor. İnternette rastlanan hatalı veya abartılı bilgiler, kullanıcıların kaygılarını derinleştirerek özellikle yaygın kaygı bozukluğu ve hastalık kaygısı bozukluğu (eski adıyla hipokondri) gibi rahatsızlıkları tetikleyebiliyor.
Kaygının bedensel etkileri
Dr. Şahin'e göre, internetteki aşırı araştırmalar kişilerin günlük işlevselliğini bozacak düzeye ulaştığında; hafif belirtiler büyütülüyor ya da kişi hiç belirti yokken aşırı dikkat sonucu semptomlar geliştirebiliyor. Kaygı arttıkça sempatik sinir sistemi devreye giriyor ve hormon salgısı yükseliyor; bu süreç bedensel duyumların şiddetlenmesine neden olabiliyor.
Kimler daha yüksek risk altında?
Özellikle önceden yaygın kaygı bozukluğu olan bireylerde internet kaynaklı kaygı artışının daha belirgin olduğu belirtiliyor. Dr. Şahin, kişilerin basit bir semptomu büyüterek "çok büyük bir hastalık" algısına kapılabildiğini ve bunun kronik kaygıya dönüşebileceğini söylüyor.
Ne zaman profesyonel destek alınmalı?
Dr. Şahin, aşağıdaki durumların söz konusu olması halinde psikolojik veya psikiyatrik destek alınması gerektiğini ifade ediyor:
- Toplumsal ve mesleki işlevselliğin ciddi şekilde bozulması,
- Günde 1-2 saat internette araştırma yapma ve bunun ardından takıntılı (obsesif) düşüncelerle baş edememe,
- Normal iş ve günlük işlevlerin sürdürülememesi. Bu belirtiler varsa klinik psikolog, psikoterapist veya psikiyatrist desteği öneriliyor.
Güvenilir bilgiye nasıl ulaşılmalı?
Belirsizlikten kurtulma ihtiyacının doğal olduğunu belirten Dr. Şahin, bilgi ararken bilimsel dergiler, güvenilir hastane ve hekim kaynakları gibi doğrulanmış kaynakların tercih edilmesini tavsiye ediyor. İnternetteki abartılı içeriklerin ve doğrulanmamış formların kaygıyı artırdığına dikkat çekiyor.
Geleceğe ilişkin değerlendirme
Dr. Şahin, internet çağında siberkondrinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu durumun önümüzdeki yıllarda tanı sistemlerine yansıyabileceğini belirterek, 7-8 yıl içinde DSM-6 ve ICD kodu alarak tıp dünyasında yeni bir hastalık olarak değerlendirilebileceğini öngörüyor.
ULUSLARARASI İNTEGRATİF PSİKOTERAPİST (CIIP), DR. ÖĞRETİM ÜYESİ MUZAFFER ŞAHİN