İngiltere’de Filistin’le Dayanışma Yürüyüşü
İngiltere, Balfour Deklarasyonu'nun 107. yıldönümünde Filistin ile dayanışmak amacıyla düzenlenen büyük bir yürüyüşe ev sahipliği yaptı. On binlerce kişi, Londra'nın merkezinde toplandı ve Filistin'in özgürlüğü için seslerini yükseltti.
Yürüyüş Detayları ve Katılım
Yürüyüş, Londra’nın tarihi Downing Sokağı’ndan başladı ve ABD Büyükelçiliği’nin bulunduğu Nine Elms Caddesi’nde sona erdi. Balfour Deklarasyonu’nun anısına düzenlenen bu etkinlikte, Filistin Dayanışma Kampanyası, Savaşı Durdur Koalisyonu ve Nükleer Silahsızlanma Kampanyası gibi birçok sivil toplum kuruluşu organizatörlük yaptı. Katılımcılar, "Özgür Filistin", "Nehirden denize Filistin özgür olacak" ve "İsrail'i silahlandırmayı bırakın" gibi sloganlarla yürüyüşte birleşti.
Karşı Eylemler ve Güvenlik Önlemleri
Yürüyüş esnasında, İsrail yanlısı grupların karşı eylem düzenlemesi bekleniyordu. Ancak polis ve organizatörlerinin aldığı güvenlik önlemleri sayesinde iki grup arasında bir çatışma yaşanmadı.
Konuşmalar ve İfadeler
Üniversite ve Kolejler Sendikası Genel Sekreteri Jo Grady, Nine Elms Caddesi’nde düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, İsrail'in son bir yılda 43 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Grady, "10 bin 310 okul çağındaki çocuk, 650 üniversite öğrencisi ve 110 üniversite hocası öldürüldü. Bu veriler, gerçek durumun çok daha kötü olduğunu gösteriyor," dedi. Ayrıca, Gazze'nin istatistiklerinin sağlıklı bir şekilde tutulmadığını ve gerçek ölü sayısının 180 binin üzerinde olabileceğini öne sürdü.
İngiliz Milletvekili Begum’un Açıklamaları
İngiliz milletvekili Apsana Begum ise, İsrail'in Birleşmiş Milletler'in Filistinli mültecilere yönelik faaliyetlerini yasaklaması konusunda sert eleştirilerde bulundu. Begum, bu eylemin, insan hayatına verilen değerin eksik olduğunu gösterdiğini vurguladı. "Filistinlilerin hayatlarını yok etme niyetini açıkça gösteriyor," dedi ve İngiltere’nin İsrail’e silah satışını sürdürmesini eleştirdi.
Bu yürüyüş, sadece bir anma etkinliği olmanın ötesinde, Filistin davasına duyulan derin desteğin ve uluslararası insan hakları ihlallerine karşı duruşun bir ifadesi olarak tarih sahnesinde yerini aldı.