İnceleme başlıyor: İnkaya Mağarası'nda 86 bin yıllık yaşam izleri e‑DNA ile araştırılacak
Çanakkale'nin Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü sınırlarında yer alan İnkaya Mağarasındaki 2026 kazı sezonu başladı. Çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ve desteğiyle Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığındaki 25 kişilik ekip tarafından yürütülüyor. 2016'daki yüzey araştırması sonrası 2017'de başlatılan kazılar, 2021'de Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne yükselmiş ve bu yıl 10'uncu sezona ulaşılmıştır.
Kazı geçmişi ve bulunan materyaller:
2017'den bu yana sürdürülmekte olan çalışmalarda mağara içinde ağırlıklı olarak yontma taş endüstrisine ait buluntular elde edildi. Çakmaktaşı ve bazalttan üretilmiş yongalar, dilgiler, kazıyıcılar, uçlar, çentikli ve dişlemeli aletler ile çekirdek ve vurgaç gibi öğeler arasında, on yıl içinde 43 bine yakın yontma taş tespit edildi. Ancak bu yoğun taşlı kültür malzemesine rağmen kazılarda antropolojik veya paleontolojik organik kalıntılara rastlanamadı.
e‑DNA uygulamasının kapsamı ve hedefleri:
Bu yıl saha programına yeni bir bileşen eklendi: Ankara Üniversitesi bünyesindeki Evrimsel Genetik Laboratuvarı ile Agrigenomics Hub Hayvan ve Bitki Genomik Araştırmaları İnovasyon Merkezi ortaklığıyla sediman bazlı e‑DNA çalışması yapılacak. Laboratuvar ekibi, mağara içindeki farklı açmalardan toprak ve sediman örnekleri alacak; örneklerde korunmuş bitki, hayvan ve mikroorganizmalara ait DNA izleri aranarak bölgenin paleoekolojik yapısı moleküler düzeyde aydınlatılmaya çalışılacak.
Projenin amacı, mağaradaki yoğun yontmataş birikiminin hangi çevresel koşullar ve biyolojik topluluklar içinde oluştuğunu ortaya koymak; ayrıca insan etkinliklerinin yerel faunayı, florayı ve mikrobiyolojiyi nasıl etkilediği konusunda veri üretmektir. Elde edilecek moleküler veriler, gelecekteki kazı bulgularıyla birleştirilerek dönem insanlarının yaşam biçimleri, beslenme alışkanlıkları ve alan kullanımları hakkında daha kapsamlı yorumlara olanak sağlayacak.
İnkaya Mağarası'ndaki tabakalar, yapılan çalışmalarda 86 bin yıl öncesine kadar inen insan yaşam izleri barındırıyor. Araştırmacılar, ilerleyen kazı sezonlarında iskelet kalıntılarına ulaşılması durumunda yontma taşlar ve diğer materyallerle birlikte insan davranışlarına dair daha ayrıntılı çıkarımlar yapmayı hedefliyor.
Çalışma alanı ve saha planlaması:
2026 sezonunda kazılar mağaranın en az 3 farklı alanında yürütülüyor; ağırlık batı girişindeki atölye alanında. Bu bölüm, mağara insanlarının üretim faaliyetlerini yoğun olarak sürdürdükleri, bırakıp ayrıldıkları bir katman dizisine sahip; söz konusu alandaki dolguların kalınlığı şimdilik 3,5 metreyi aşıyor. Yapılan derinleştirme çalışmalarıyla, zaman içinde atık toprak nedeniyle kapanan batı girişinin ağzı açılmaya başlandı ve böylece daha bozulmamış iç katmanlara ulaşma imkânı doğuyor.
2026 planlaması yalnızca kazı çalışmalarıyla sınırlı değil: saha düzenlemesi, ziyaretçi yönlendirmeleri ve bilgilendirme panolarının yerleştirilmesi gibi koruma ve erişim odaklı etkinlikler de program kapsamında yer alıyor.
İnkaya kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın maddi desteklerinin yanı sıra Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Çanakkale Valiliği ve Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş. gibi kurumların katkılarıyla sürdürülüyor. e‑DNA analiziyle elde edilecek yeni veriler, hem bölgenin Pleistosen dönemine ait çevresel tarihçesini hem de mağara insanlarının uzun dönemli kullanım dinamiklerini aydınlatma potansiyeli taşıyor.
ÇANAKKALE'NİN ÇAN İLÇESİNE BAĞLI BAHADIRLI KÖYÜ SINIRLARI İÇERİSİNDE 2017 YILINDAN BU YANA DEVAM EDEN İNKAYA MAĞARASI KAZI ÇALIŞMALARINDA BU YIL GEÇMİŞ YILLARDA TARİHLENDİRME YAPILAN 86 BİN YILLIK HAYAT İZLERİ BULUNAN BÖLGEDE E-DNA UYGULAMASI YAPILACAK.