Araştırma sonuçları:
Yedi merkezde 18.306 kadının verileri değerlendirildiğinde, üç tedavi sonrasında kümülatif canlı doğum oranının %68,2'ye ulaşabildiği görüldü. Yaşa göre dağılımda 35 yaş altı grubunda oran %84,5, 41-42 yaş grubunda ise %30,1 olarak belirlendi.
Tedavi başarısını etkileyen faktörler:
Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek başarısının tek bir uygulama üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Buyru, 'Sağlıklı embriyo elde edilebiliyor ve gebeliğe engel ciddi bir sorun bulunmuyorsa ilk başarısızlıkta hemen vazgeçilmemeli' ifadesini kullandı. Kadının yaşı, yumurtalık rezervi, elde edilen yumurta sayısı, embriyonun kalitesi ve genetik yapısı ile rahim içinin durumu başarıyı doğrudan etkiliyor.
Buyru, her tedavide yumurtalık cevabı ve embriyo kalitesinin aynı olmayabileceğini belirterek bir denemede düşük kaliteli embriyo elde edilmesinin sonraki denemelerin de başarısız olacağı anlamına gelmediğini söyledi. 'Bir ay transfer edilemeyecek kadar düşük kaliteli embriyolar elde edilirken sonraki tedavide çok daha kaliteli, hatta dondurulabilecek embriyolara ulaşılabilir' sözleriyle sabırlı yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Psikolojik ve ekonomik boyut ile ileri yaş değerlendirmesi:
İlk denemenin başarısızlığı çiftlerde hem psikolojik hem ekonomik yük yaratabiliyor. Buyru, tedaviye başlamadan önce başarısızlık ihtimalinin çiftlerle konuşulması ve süreçte psikolojik desteğin sağlanmasının önemine işaret etti. Ayrıca 45 yaşından sonra tüp bebek uygulamalarının gebelik şansına katkısının oldukça sınırlı olduğu vurgulandı.
Medyada yer alan 50 yaş üzeri gebelik örneklerinin yanlış beklentilere yol açabildiğine dikkat çeken Buyru, bu olguların bazılarında kadının genç yaşta dondurduğu yumurtaların, bazılarında ise Türkiye'de yasal olmayan yumurta bağışı uygulamalarının etkili olabildiğini belirtti. Bu nedenle genel oranların her hastaya doğrudan uyarlanamayacağı hatırlatıldı.
Bilimsel veriler umut verici olsa da Prof. Dr. Buyru, en doğru yaklaşımın; kadının yaşı, yumurtalık rezervi, embriyo özellikleri, rahim içinin durumu ve çiftin şartları dikkate alınarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturulması olduğunu söyledi.
PROF. DR. FARUK BUYRU