Her leke güneşten değil: doğru tanı kişiye özel tedaviyi belirliyor

Kahverengi lekeler sadece güneşten kaynaklanmaz; melazma, hormonlar, yaşlanma veya yara sonrası hiperpigmentasyon neden olabilir ve kişiye özel tedavi gerekir.

Yayın Tarihi: 31.07.2026 10:34
Güncelleme Tarihi: 31.07.2026 10:36

Her leke güneşten değil: doğru tanı kişiye özel tedaviyi belirliyor

Lekenin nedenleri ve türleri:

Acıbadem Eskişehir Dermatoloji Uzmanı Dr. Hatice Parlak Subaşı uyarıyor: yüzde veya ellerde görülen kahverengi lekeler sıklıkla güneşle ilişkilendirilse de tek neden güneş değildir. Lekenin temelinde cilde rengini veren melanin pigmentinin bazı bölgelerde normalden fazla üretilmesi yatar.

Dr. Subaşı, leke tiplerini şu şekilde özetliyor: yüzün simetrik kahverengi lekeleri genellikle hormonal kaynaklı melazma; el sırtı ve yüzde zamanla ortaya çıkanlar daha çok güneş hasarına bağlı yaşlılık lekeleri; sivilce, yanık veya yara sonrası oluşan koyu renk değişiklikleri ise postinflamatuvar hiperpigmentasyondur. Bu nedenle her lekenin tanısı ve tedavi yaklaşımı farklılık gösterir.

Tedavi yaklaşımı ve seçenekler:

Tedaviye başlamadan önce lekenin tipi, derinliği, yaygınlığı ve oluşum nedeni ayrıntılı değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılır. Uygulanan yöntemler arasında leke açıcı kremler, kimyasal peeling, PRP ve mezoterapi sayılabilir; uygun hastalarda çeşitli lazer sistemleri de başarıyla kullanılmaktadır.

Dr. Subaşı, tedavi sürecinde beklentilerin gerçekçi olması gerektiğini vurguluyor: leke açıcı kremler çoğunlukla tedavinin ilk basamağını oluşturur ve düzenli kullanımla zaman içinde etki gösterir. Mezoterapi gibi uygulamalar aktif maddelerin cildin daha derin tabakalarına ulaşmasını sağlayarak etkinliği artırabilir. Lazer uygulamaları, özellikle güneş ve yaşlılık lekelerinde melanin pigmentini hedef alarak parçalama prensibiyle etkilidir; ancak tek seansta mucize beklenmemelidir.

Güneşten korunma ve takip:

Tedavi ne kadar başarılı olursa olsun, güneşten korunma ihmal edilirse lekelerin tekrarlama riski yüksek kalır. Bu nedenle Dr. Subaşı, yıl boyunca, bulutlu havalarda bile SPF 50 ve üzeri geniş spektrumlu güneş koruyucuların düzenli kullanılmasını; şapka ve fiziksel korunma ile yoğun güneş maruziyetinden kaçınmayı öneriyor.

Ayrıca yeni ortaya çıkan, giderek koyulaşan veya uzun süredir geçmeyen lekelerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Subaşı, bu tür bulgularda öncelikle bir dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekiyor. Doğru tanı ve düzenli takiple lekelerde belirgin düzelme sağlanabilir.

DERMATOLOJİ UZMANI DR. HATİCE PARLAK SUBAŞI

DERMATOLOJİ UZMANI DR. HATİCE PARLAK SUBAŞI

Yazar
EDİTÖR

Zeynep Kaya

Merhaba, ben Zeynep Kaya. 25 yaşındayım, İzmir'den çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem kategorisinde veri gazeteciliği yapıyorum. Rakamlar benim işim. Anketlerin, istatistiklerin dilini halkın anlayacağı şekilde haberleştiriyorum. Genelde sessiz ama çok dikkatli bir yapıya sahibim.