Her hasta için ilk seçenek açık ameliyat değil
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kahraman, robotik stereotaktik biyopsi yönteminin seçilmiş beyin tümörlerinde minimal invaziv ve güvenli bir tanı yolu sunduğunu belirtiyor. Kahraman, bu yöntemin gereksiz açık cerrahi girişimlerini azaltabildiğini vurguladı.
Tanıda belirsizlikleri gidermede kritik rol
Prof. Dr. Kahraman, MR ve BT gibi görüntüleme yöntemlerinin lezyonun yerini ve boyutunu ayrıntılı gösterdiğini ancak bunun her zaman kesin tanı sağlamadığını söyledi. Kahraman şöyle dedi: 'Aynı görüntü; primer beyin tümörü, metastaz, lenfoma, enfeksiyon ya da tedaviye bağlı doku değişiklikleriyle karışabilir. Bu nedenle doğru tedavi için kesin tanı büyük önem taşır.'
Robotik stereotaktik biyopsinin teknik avantajları
Robotik stereotaktik biyopsi, hedeflenen bölgeden milimetrik hassasiyetle doku örneği alınmasını sağlıyor. Kahraman, 'Bu yöntemle geniş cerrahi alan açmadan, beyin dokusuna minimum temasla yeterli örnek elde edilebiliyor' ifadelerini kullandı. İşlem küçük bir kesiyle, sınırlı saç kesimiyle ve daha kısa iyileşme süresiyle gerçekleştirilebiliyor.
Hasta konforu ve güvenlik
Geleneksel stereotaktik biyopside başa sabitlenen çerçeve bazı hastalar için konfor sorunlarına yol açabiliyor. Kahraman, robotik sistemlerin bu süreci daha rahat hale getirdiğini ve beyin dokusuna daha az temas, günlük hayata daha hızlı dönüş gibi avantajlar sunduğunu belirtti.
Hangi durumlarda tercih ediliyor?
Kahraman, robotik biyopsinin özellikle derin yerleşimli tümörlerde, konuşma ve hareket merkezlerine yakın lezyonlarda, lenfoma ve metastaz şüphesinde ve çoklu lezyonlarda en uygun hedef seçilerek uygulandığını açıkladı. Ayrıca daha önce tedavi görmüş hastalarda ortaya çıkan yeni lezyonların ayırıcı tanısında biyopsinin tedavi kararını tamamen değiştirebileceğini vurguladı.
Gereksiz açık ameliyatların önlenmesi ve kişiye özel tedavi
Kahraman, kranyotominin bazı hastalar için kaçınılmaz olduğunu ancak her durumda gerekli olmadığını söyledi. 'Bazı hastalarda tanı sonrası tedavi; cerrahi yerine radyoterapi, kemoterapi ya da radyocerrahi ile planlanabilir. Bu da hastanın daha büyük bir ameliyatın risklerinden korunmasını sağlar' dedi. Biyopsi sonrası elde edilen doku örnekleri patolojik ve moleküler olarak incelenerek hastaya özel tedavi planı oluşturuluyor.
Riskler ve son değerlendirme
Prof. Dr. Kahraman, robotik stereotaktik biyopsinin minimal invaziv olmasına rağmen tamamen risksiz olmadığını, her hastanın detaylı değerlendirilmesi gerektiğini hatırlattı. Son olarak, 'Her beyin tümöründe açık ameliyat ilk seçenek olmayabilir. Doğru hastada yapılacak küçük bir biyopsi, tüm tedavi sürecini doğru yönlendiren kritik bir adım olabilir' ifadelerini kullandı.
Özetle: Robotik stereotaktik biyopsi, seçilmiş vakalarda güvenli tanı, hasta konforu ve gereksiz açık cerrahilerin önlenmesi açısından önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor.
BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ UZMANI PROF. DR. SERDAR KAHRAMAN