Hedef ihracat: sağlık sektörünü ülkenin gelir kapılarından biri yapmak
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 111. Dönem Kaymakamlık Kursu'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin sağlık politikasının yönünü ve önceliklerini ayrıntılı biçimde paylaştı. Bakan Memişoğlu, koruyucu sağlık hizmetlerini merkeze alan yaklaşımın hem vatandaşların yaşam kalitesini artıracağını hem de sağlık sektörünü ekonomik büyümeye katkı sağlayan bir sektör haline getireceğini vurguladı.
Koruyucu sağlık ve erken teşhisin önemi:
Bakan Memişoğlu, erken teşhis uygulamalarının doğrudan yaşam kalitesine katkı sunduğunu belirterek son dönemde elde edilen bulguları aktardı. Beş aylık dönemde Türkiye'de 2 bin 800 erken kanser teşhisi konduğunu söyleyen Memişoğlu, bunun toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Kronik hastalık taramaları kapsamında da yaygınlaştırma çalışmalarının sürdüğünü ve bu sayede 8 milyon 191 bin hastalığa tanı koyulduğunu aktardı. Hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların erken dönemde tespit edilmesinin, daha ağır tablo ve maliyetlerin önlenmesinde belirleyici olacağına işaret etti.
Tütünle mücadele ve toplum sağlığı:
Memişoğlu, tütün kullanımının toplum sağlığını tehdit eden en önemli risklerden biri olduğunu vurguladı. 2025 yılı için paylaşılan verilerde Türkiye'de 8 milyar paket sigara satıldığı, kişi başına düşen miktarın 117 paket olduğu belirtildi. Bakan bu konunun sadece sağlık kurumlarının değil tüm kamu ve toplumun ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti ve kaymakam adaylarına bu alanda yürütülecek çalışmaların önemini hatırlattı.
Yerli sağlık teknolojileri ve üretim kapasitesi:
Memişoğlu, Türkiye'nin sadece sağlık hizmeti sunan bir ülke olmaktan çıkıp aynı zamanda teknoloji geliştiren ve üreten bir ülke olmasını hedeflediklerini anlattı. Covid-19 döneminde yerli solunum cihazının 45 gün gibi kısa sürede seri üretime geçirildiğini hatırlatan Bakan, ASELSAN tarafından geliştirilen yerli mobil röntgen cihazlarının kamu hastanelerinde kullanımda olduğunu paylaştı. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesinin yerli imkanlarla geliştirildiği ve ilk kez bir Türk hastada başarıyla kullanıldığı bilgisi verildi. Yerli ultrason cihazları ve aşı geliştirme çalışmalarının sürdüğü, Bakanın ifadesiyle birkaç sene içinde aşıların kendi imkanlarıyla üretilebileceği hedefi aktarıldı.
Organ bağışı, dijital dönüşüm ve denetim:
Konuşmasında organ bağışının önemine değinen Memişoğlu, vatandaşları e-Devlet üzerinden organ bağışında bulunmaya çağırdı. Yeni düzenlemeyle organ bağışı beyanlarının vasiyet niteliğinde değerlendirileceğini ve kişilerin iradelerinin esas alınacağını belirtti. Ayrıca Türkiye'nin güçlü sağlık veri altyapısını yapay zekâ uygulamalarıyla güçlendirdiklerini, Risk Esaslı Denetim Sistemi REDES ile denetim süreçlerinin etkinleştirileceğini ve kaynak kullanımının daha verimli hale getirileceğini ifade etti.
Ekonomik hedefler ve sağlıklı yaşam uygulamaları:
Sağlık sisteminin vizyonunu özetleyen Memişoğlu, doğru zamanda ve doğru yerde etkin tedavi, koruyucu hizmetlerin öncelenmesi ve ilaç ile sağlık teknolojileri üretimini hedeflediklerini belirtti. Bakan, sağlık sektörünün ülkenin gelir kapılarından biri olmasının amaçlandığını ve buna yönelik somut hedefler koyduklarını söyledi: 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolar ihracat hedefleri açıklandı. Ayrıca hazırlanan Esenlik Mevzuatı ile otel ve benzeri yaşam alanlarında sağlıklı yaşam odaklı hizmetlerin sunulmasının önünün açılacağı, bu modelde hekim, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolog gibi uzmanların rol alacağı aktarıldı. Memişoğlu, amaçlarının tedavi sunmak değil, bireylerin hastalanmadan önce sağlıklarını korumalarına katkı sağlamak olduğunu vurguladı.
Kaymakam adaylarına hitap eden konuşma, sağlık politikalarının saha ile entegrasyonunun ve çok paydaşlı yaklaşımın gerekliliğini bir kez daha ön plana çıkardı. Bakanın açıkladığı hedefler ve uygulama adımları, önümüzdeki dönemde sağlık hizmetleri, yerli üretim ve dijital denetim alanlarında atılacak adımların haber akışını şekillendirecek.
SAĞLIK BAKANI KEMAL MEMİŞOĞLU, "SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN TÜRKİYE’NİN GELİR KAPILARINDAN BİR TANESİ OLMASINI SAĞLAMAYI; 5 YILDA 10 MİLYAR DOLAR, 10 YILDA 50 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT YAPMAYI HEDEFLİYORUZ" DEDİ.