Hakan Bıçakçı Nilüfer’de 'Geçici Manzara' ile TikTok çağında edebiyatı konuştu

Hakan Bıçakçı, Nilüfer'de düzenlenen Koza Buluşmaları'nda Geçici Manzara üzerinden dil, kent ve TikTok çağının edebiyata etkisini anlattı.

Yayın Tarihi: 08.04.2026 11:14
Güncelleme Tarihi: 08.04.2026 11:14

Hakan Bıçakçı Nilüfer’de 'Geçici Manzara' ile TikTok çağında edebiyatı konuştu

Hakan Bıçakçı Nilüfer'de Geçici Manzara üzerinden edebiyatı anlattı

Nilüfer Belediyesi'nin düzenlediği Koza Buluşmaları'nın konuğu, çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hakan Bıçakçı oldu. Koza Kütüphane'de gerçekleşen söyleşinin başlığı Yamuk Zeminler, İnce Sızıntılar ve Geçici Manzaralar olarak belirlendi. Bıçakçı, 12. kitabı Geçici Manzara üzerinden kentlerin görünmeyen yüzünü, yabancılaşmayı ve tekinsizliği okurlarıyla paylaştı. Söyleşiyi çok sayıda edebiyatsever büyük bir ilgiyle takip etti.

Söyleşi: Yazma motivasyonu ve edebiyatın gücü

Konuşmasına yazım sürecindeki motivasyonlarından söz ederek başlayan Bıçakçı, edebiyatın sadece bir öfke kusma alanı olmadığını vurguladı. Yazarken didaktik olmaktan kaçındığını belirten yazar, sanatın çıkış noktalarının aynı zamanda tehlikeli olabileceğine dikkat çekti. Bıçakçı'nın sözü şu şekilde aktarıldı: Bir şeylerden rahatsız olmak sanat için güçlü bir çıkış noktası ama aynı zamanda tehlikeli. Nefretini kusup rahatlamak edebiyatın alanı değil. Senin ne hissettiğin değil, karşı tarafa ne hissettirdiğin önemli aslında. Edebiyatın gücü oradan geliyor. Bu yüzden öfkemi hep tutarım; o bastırılan şeyin okurla yazarın ortak bir noktasında buluşmasını tercih ederim.

Dil, sadelik ve aforizma çağı

Bıçakçı, Geçici Manzara'daki öykülerin amaca hizmet etmeden, kendiliğinden birikerek oluştuğunu; dildeki yabancılaşma hissinin ise kitapta merkezi bir rol oynadığını söyledi. Günümüzü aforizma çağı olarak tanımlayan yazar, süslü cümlelerle okuru etkileme çabasından uzak durduğunu; sadeliğin korumasının en zor edebi işlerden biri olduğunu belirtti. Okuru anlatıcıyla değil doğrudan karakterin durumuyla baş başa bırakma isteğini vurguladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: Okuru bir görgü tanığı kılmaya çalışıyorum. Şeffaf ve sade bir dilin peşindeyim. Fakat artık YouTube çağı, TikTok çağını yaşıyoruz. Gittikçe her şeyin görselleştiği bir çağda dil de görselleşiyor. Hâlâ kitaplar yazılıyor ama okurgillerin nesli gittikçe aslında tükeniyor. Her şey izlemeye dönüyor. Hikayeler hep var ve hep olacak, bu bir ihtiyaç ama hikaye ihtiyacımızı artık daha çok platformlar, diziler, filmler karşılıyor. Her şey görüntüye transfer edilmeye başlandı. Betimlemeler kayboluyor.

Şehir, betimleme ve yazınsal malzeme

Bıçakçı şehirle kurduğu ilişkinin bir aşk-nefret ilişkisi olduğunu söyledi ve geleneksel doğa betimlemeleri yerine kentin pürüzlerini tercih ettiğini anlattı. Bozuk kaldırımlar, titreyen floresan ışıkları ve damlayan suların kendisi için ilham kaynağı olduğunu belirten yazar, metinlerinde şehri karakterleri yutan bir unsur olarak kurguladığını ifade etti. Bu yaklaşım, anlatıda romantik betimlemeler yerine kent gerçekliğinin çıplaklığına odaklanmayı amaçlıyor.

Söyleşi sonrası

Etkinliğin sonunda Bıçakçı, katılımcıların sorularını yanıtladı ve okurları için son kitabı Geçici Manzara'yı imzaladı. Söyleşi, yazara günün anısına takdim edilen bir hediye ile sonlandı.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NİN DÜZENLEDİĞİ KOZA BULUŞMALARI’NIN KONUĞU OLAN YAZAR HAKAN BIÇAKÇI, SON ÖYKÜ...

NİLÜFER BELEDİYESİ’NİN DÜZENLEDİĞİ KOZA BULUŞMALARI’NIN KONUĞU OLAN YAZAR HAKAN BIÇAKÇI, SON ÖYKÜ KİTABI "GEÇİCİ MANZARA" ÜZERİNDEN KENTİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ, YABANCILAŞMAYI VE TEKİNSİZLİĞİ OKURLARIYLA PAYLAŞTI.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NİN DÜZENLEDİĞİ KOZA BULUŞMALARI’NIN KONUĞU OLAN YAZAR HAKAN BIÇAKÇI, SON ÖYKÜ...

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.