HAK-İŞ'in 12 Eylül duruşu:
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 12 Eylül 1980 darbesinin 46'ncı yıl dönümünde yayımladığı açıklamada demokraside darbelerin ve antidemokratik müdahalelerin yeri olmadığını vurguladı. Arslan, konfederasyonun 50 yıllık tarihinde 12 Eylül başta olmak üzere 28 Şubat, 27 Nisan bildirgesi ve 15 Temmuz gibi antidemokratik müdahalelere karşı durduğunu belirtti.
Arslan, "HAK-İŞ Konfederasyonu olarak ... bütün darbeleri ve antidemokratik müdahaleleri reddediyoruz" ifadelerini kullanarak, demokrasiden, millet iradesinden, temel hak ve özgürlüklerden ve hukuk devletinden yana tavır aldıklarını yineledi.
Darbelerin emek ve ekonomi üzerindeki etkileri:
Arslan, darbelerin en ağır bedelini çalışanların ödediğini kaydederek darbelerin ardından ekonomik göstergelerde keskin bozulmalar yaşandığını söyledi. Kamu ve özel sektörün darbe sonrası ekonomik sıkıntıya girdiğini, milli gelir ve büyüme hızının düştüğünü ve işsizlik oranlarının yükseldiğini aktardı.
Emek hareketinin darbeler sırasında büyük zarar gördüğünü belirten Arslan, "30 bin civarında işçi işten çıkarılmış" ve sendikal faaliyetlerin durdurulduğunu ifade etti. Açıklamada, sendikal yasaların ve toplu sözleşme düzeninin tasfiye edildiği, ikramiyelerin sınırlandırıldığı, kıdem tazminatı hakkının zedelendiği, grev ve toplu eylemlerin yasaklandığı, binlerce sendikacının gözaltına alındığına dikkat çekildi.
Arslan, darbelerin ardından şekillenen 1982 anayasasının sendikal hak ve özgürlükleri ağır şekilde kısıtladığını belirterek, bu anayasaya yönelik itirazlarını her platformda dile getirdiklerini vurguladı.
Anayasa, yargı süreçleri ve talepler:
HAK-İŞ, 2010 referandumunda "Darbelerin Karanlığından Demokrasinin Aydınlığına Evet" sloganıyla destek verdiği değişiklikleri darbecilerin yargılanmasının önünü açan adımlar olarak değerlendirdi. Arslan, mevcut anayasal düzenin 12 Eylül'ün izlerini taşıdığını ve Türkiye'nin demokratikleşme ihtiyacını tam karşılamadığını söyledi.
Kendilerinin 12 Eylül darbesinin doğrudan mağduru olduklarını hatırlatan Arslan, Milli Güvenlik Konseyi’nin 8 No.lu kararıyla faaliyetleri durdurulan HAK-İŞ'in, darbenin mimarları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davada müdahil olarak yer aldığını ve darbecilerden hukuk önünde hesap sorulması sorumluluğunu üstlendiğini belirtti.
Arslan, yeni bir anayasa talebini yineleyerek toplumun tüm kesimlerinin görüşünün alınacağı, geniş bir toplumsal mutabakatla oluşacak ve millet iradesini esas alacak yeni, bütünsel ve sivil bir Anayasa çağrısı yaptı. HAK-İŞ, darbelerle tam hesaplaşma, darbecilerden hukuk çerçevesinde hesap sorulması ve darbe dönemlerinde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini talep ediyor.
Sonuç olarak Arslan, Türkiye'nin demokratikleşme iradesinin güçlendirilmesi ve sendikal hakların evrensel standartlara ulaştırılması gerektiğini belirterek, 12 Eylül'ün mirasının toplumsal hayattan silinmesini ve hakların iadesini istedi.
HAK İŞÇİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU (HAK-İŞ) MAHMUT ARSLAN