Hafife alınmaması gereken çarpıntılar
Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Dönmez, toplumda sık rastlanan çarpıntı şikayetlerinin bazı durumlarda ciddi kalp ritim bozukluklarının habercisi olabileceğini belirterek, hastaların mutlaka uzman hekime başvurması gerektiğini vurguladı.
Çarpıntı ve ritim bozukluklarının tanımı
Dönmez, çarpıntıyı normalden farklı olarak kalp atışlarının hissedildiği bir durum olarak tanımladı. "Bu durum, zaman zaman aniden başlayan ve göğsümüzde kuş çırpınması gibi çok hızlı hissettiğimiz ataklar şeklinde olabileceği gibi, bazen tekleme şeklinde, bazen de birkaç saniye süren ataklar halinde karşımıza çıkabilmektedir," dedi. Ayrıca, "Kalp ritim bozuklukları ise kalbin ileti sisteminde ortaya çıkan ve normalde olmaması gereken ekstra atımlar ya da ritim düzensizlikleriyle seyreden durumlara verdiğimiz isimdir. Bu ritim bozuklukları zaman zaman ani başlayıp ani sonlanabileceği gibi, bazen de tekleme şeklinde kendini gösterebilmektedir" ifadesini kullandı.
Tanı ve tedavi yaklaşımları
Hastanın herhangi bir şikayeti yokken aniden başlayan çarpıntı atakları yaşadığında mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurması gerektiğini belirten Dönmez, benzer şikayetlerle başvuran hastaların ileri tetkiklerle değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Çarpıntısı olan hastalarda kullanılan önemli tanı ve tedavi yöntemlerinden birinin elektrofizyolojik çalışma ve ablasyon olduğunu açıkladı.
Dönmez, elektrofizyolojik çalışma ve ablasyon sürecini şöyle anlattı: "Bu işlemde kasık damarından girerek kalbe ulaşır, hastanın kalp ileti sistemini detaylı olarak değerlendiririz. Eğer ritim bozukluğuna neden olan bir odak veya ileti yolu tespit edersek, birçok durumda aynı seansta ablasyon işlemi uygulayarak tedavi sağlayabiliriz."
Ablasyonun süresi, başarı oranı ve izlem
Ablasyon işlemi hakkında bilgi veren Dönmez, "Yaklaşık bir saat süren ve çoğu zaman genel anestezi gerektirmeyen bu işlem sonrasında hastalarımızı aynı gün taburcu edebilmekteyiz" dedi. İşlemin başarı oranının ritim bozukluğunun türüne göre değişmekle birlikte yaklaşık yüzde 90 ila 95 seviyelerinde olduğunu, hastaların genellikle ertesi gün normal günlük yaşamlarına dönebildiklerini belirtti.
Dönmez, günlük yaşamda ani başlayan çarpıntı atakları varsa, bu atakların yaşam kalitesini belirgin şekilde etkiliyorsa ya da ailede 40 yaşın altında ani kardiyak ölüm öyküsü bulunuyorsa ayrıntılı kardiyolojik değerlendirme ve hekime başvuru önerdi. "Bu ve benzeri şikayetler hafife alınmamalıdır," uyarısında bulundu.
KARDİYOLOJİ UZMANI DOÇ. DR. İBRAHİM DÖNMEZ,