Güvenlik kaynakları: 'kontrollü darbe' iddiası FETÖ'nün B planıydı
Güvenlik kaynakları, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olması olasılığına karşı örgütün devreye soktuğu iddianın 'kontrollü darbe' yalanı olduğunu belirtti. Kaynaklar, planın beyni olarak nitelendirilen Enver Altaylı'nın uzun süredir örgüt ve yurt dışı bağlantıları üzerinden yönlendirme sağladığını ifade etti.
Örgütün yapılanması ve toplumda bıraktığı iz
Güvenlik kaynakları, FETÖ'nün yaklaşık 40 yıl süren gizli yapılanmasının, devlet ve toplum içinde etkin kadrolar oluşturarak 15 Temmuz'a kadar ilerlediğini vurguladı. Kaynaklar, örgütün mahrem yapılanmasını örgüt elebaşının '1 asker 10 koleje eşdeğer' sözleriyle özetlenen anlayış üzerinden kurduğunu, farklı meslek gruplarında yapılanma yoluyla toplumsal bağları zayıflattığını ve kamudaki imkanları seferber ettiğini kaydetti.
Kaynaklar, Paralel Devlet Yapılanması'na yönelik soruşturmalar ve TSK'daki tasfiye sürecinin örgütün hareket alanını daralttığını, bunun üzerine örgütün bazı militanlarının Meclis ve kamu binaları dahil olmak üzere şiddete başvurduğunu ifade etti.
Enver Altaylı'nın iddia edilen rolü
Güvenlik kaynakları, örgüte uzun yıllardır yakın olduğu belirtilen Enver Altaylı'nın, darbe teşebbüsünün başarısız kalması durumunda devreye sokulan 'kontrollü darbe' iddiasının hazırlık ve yönlendirme aşamalarında aktif rol oynadığını açıkladı. Dosya kayıtlarına göre Altaylı'nın Nisan 2017'de kendi bilgisayarında düzenlediği ve örgüte yönlendirme niteliği taşıyan raporun, 16 Mayıs 2017'de Stockholm Center For Freedom tarafından servis edilen 'A Search For Truth' başlıklı raporun temelini oluşturduğu belirtildi.
Kaynaklar, Enver Altaylı ile FETÖ'nün etkili yöneticilerinden Mustafa Özcan arasında uzun yıllara dayanan bir ilişki bulunduğunu; Altaylı'nın yurtdışındaki firari FETÖ mensuplarıyla temaslar kurarak ağ oluşturduğunu söyledi. Ayrıca Altaylı'nın 17-25 Aralık sürecinden itibaren Gezi olayları, MİT tırlarının durdurulması ve 'IŞİD'e destek' iddiaları gibi süreçlerde de akıl hocalığı yaptığı ifade edildi.
Örgütün başarısız darbe sonrası propaganda faaliyetleri kapsamında Haziran 2017 sonunda hazırlanan 'Erdoğan ve Türkiye’nin Dönüşümü' başlıklı materyalin Almanya ve İsrail'deki bazı üst düzey isimlere iletilmesinde Altaylı'nın rol oynadığına dikkat çekildi.
Kaos planı iddiaları ve belgeler
Güvenlik kaynakları, halkın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla sokaklara çıkarak darbeyi püskürttüğünü; bunun üzerine örgütün dezenformasyon ve kaos senaryolarına yöneldiğini belirtti. Dosyada yer alan belgelerde, Altaylı'ya ait bilgisayardan çıkarılan ve 'kardeşi kardeşe kırdırmak' gibi ifadeler içeren bir kaos planının bulunduğu, bu planın ekonomik kriz, dış finansman baskısı ve sivil ayaklanma tetiklemesiyle iktidar değişikliğini hedeflediği iddia edildi.
Kaynaklar, aynı dönemde örgütün mahrem yapılanmasının cezaevlerinde de isyan ve kaos planları yaptığını; Altaylı'nın bilgisayarında yer alan 18 Şubat 2016 tarihli notun 'devlete ve devlet yönetimine karşı ayaklanmayı' desteklediğine işaret ettiğini aktardı.
Güvenlik kaynakları tarafından aktarılan bu değerlendirmeler, 15 Temmuz'a ilişkin tartışmalarda 'kontrollü darbe' iddialarının örgütün kendi B planı olarak kurgulandığı ve belirli yurt içi ve yurt dışı bağlantılar üzerinden yaygınlaştırıldığı iddiasını merkezine alıyor.
GÜVENLİK KAYNAKLARI, FETÖ’NÜN 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ’Nİ BAŞARAMAYACAĞI SENARYOSU İHTİMALİNE KARŞI ÖRGÜTÜN B PLANI OLAN "KONTROLLÜ DARBE YALANINA" İLİŞKİN DETAYLARI PAYLAŞTI.