Gurbetçiler sıcak havaya rağmen Kapıkule’den ana vatana akın ediyor
Yaz tatillerini Türkiye’de geçirmek isteyen gurbetçiler, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden binlerce kilometre yol kat ederek Kapıkule Sınır Kapısı üzerinden ana vatana giriş yapıyor. Kavurucu sıcaklar ve uzun yolculuğun yorgunluğu, yıllardır dinmeyen sıla hasretini dindirme arzusunu gölgelemiyor; sevdiklerine kavuşmak, Türk bayrağı ve ezanla yeniden buluşmanın mutluluğu yolculuğu anlamlı kılıyor.
Kapıkule Sınır Kapısı, yaz sezonuyla birlikte yoğun gurbetçi hareketliliğine sahne oluyor. Başta Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Avusturya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden yola çıkan gurbetçiler, zaman zaman sınırda yoğunluk oluşturuyor. Aylar öncesinden yıllık izinlerini planlayan gurbetçiler, binlerce kilometrelik yolun ardından sınır kapısından içeri girdikleri ilk anda Türk bayrağını görmenin ve ezan sesini duymanın tarif edilemez bir duygu olduğunu söylüyor.
Gurbetçiler, yol yorgunluğunu sınır kapısından geçer geçmez unuttuklarını, ilk duraklarının aile büyükleri, akrabaları ve memleketleri olduğunu belirtiyor. Avrupa’da uzun yıllar yaşamış olsalar da gönüllerinin her zaman Türkiye’de olduğunu vurgulayan gurbetçiler, tatil süresince sevdikleriyle hasret gidereceklerini ve farklı şehirleri dolaşarak memleket özlemlerini gidereceklerini ifade ediyor.
Vatan hasreti tarif edilemez
Canan Tarter (Belçika) — Ülkemizin kıymetini bilelim. Vatana girdiğimiz andan itibaren yaşadığımız heyecanı, ayaklarımızın titremesini tarif etmek mümkün değil. Gerçekten muhteşem bir ülkemiz var. Çok güzel bir duygu. Allah vatanımıza kavuşturduğu için binlerce kere şükürler olsun. Elhamdülillah iki senedir gelemiyorduk. Tekrar bu duyguyu yaşattığı için Rabbime binlerce kere şükrediyorum. Bunun sevinci tarif edilemez. Ben bu duyguyu bütün çocuklarıma yaşattım, şimdi de iki küçüğüme yaşatıyorum. Allah izin verirse o bayrak her zaman onların ellerinde olacak. Bu vatan bizim, bizim kalacak. Biraz sıkıntı oluyor ama bizim vatanımız her şeye değer. Sınır kapısından içeri girdiğimiz anda ayaklarımızın bağı çözüldü. Gerçekten buna her şey değer. Sağlığımız elverdiği müddetçe bütün eşimizi, dostumuzu ve akrabalarımızı ziyaret edeceğiz, hal hatır soracağız, tatilimizi yapacağız. İnşallah bu şekilde devam edecek.
Bedenimiz Avrupa’da olsa da ruhumuz vatanımızda
Faruk Aksu (Fransa) — Duygularımızın en yoğun olduğu an, Bulgaristan tarafından gelip Türk bayrağını gördüğümüz andır. Bayrağı görünce büyük bir heyecan ve neşe yaşıyoruz. Kavuşmanın mutluluğunu o anda hissediyoruz. En güzel ve en yoğun duyguları bayrağımızı gördüğümüzde yaşıyoruz. Türkiye’de aile ziyaretleri yapacağız, vatanımızı gezeceğiz, eşimizi, dostumuzu ve akrabalarımızı ziyaret edeceğiz. Daha sonra da devletimizi ve vatanımızı daha yakından tanımak için inşallah Doğu turuna çıkacağız. Avrupa’da hayatın kolay olduğunu söyleyen gelsin bana anlatsın. Buradaki dostlarımıza ve akrabalarımıza Avrupa’yı anlattığımızda bizi tam olarak anlayamıyorlar. Orayı çok kolay, çok zengin ve çok rahat sanıyorlar. Oradaki zorluklardan bahsettiğimizde ise pek inanmak istemiyorlar. Sanki biz Avrupa’nın rahatlığını inkâr ediyormuşuz gibi düşünüyorlar. Halbuki bizim bedenimiz orada olsa bile ruhumuz burada, vatanımızda.
BİNLERCE KİLOMETREYİ AŞAN GURBETÇİLER AKIN AKIN ANA VATANA KAVUŞUYOR