Günlük tuzu hafife almayın: etkileri tansiyonla sınırlı değil

Diyetisyen Sena Nur Doğan, tansiyon normal olsa da günlük tuzun 5 gramın altına indirilmesini ve işlenmiş gıdaların sınırlandırılmasını öneriyor.

Yayın Tarihi: 20.08.2026 12:55
Güncelleme Tarihi: 20.08.2026 12:55

Günlük tuzu hafife almayın: etkileri tansiyonla sınırlı değil

Günlük tuzu hafife almayın: etkileri tansiyonla sınırlı değil

Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, fazla tuz tüketiminin sadece hipertansiyonla ilişkilendirilmemesi gerektiğini söylüyor. Doğan, uzun yıllar yüksek miktarda tuz alınmasının kalp-damar sistemi, böbrekler, kemikler ve mide sağlığı üzerinde göz ardı edilmemesi gereken etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Tuzun vücuttaki rolleri:

Tuz, sinir iletimi, kas kasılması ve vücuttaki sıvı dengesinin korunması gibi yaşamsal işlevler için gerekli olan sodyumu içerir. Ancak Doğan’ın vurguladığı nokta miktar: sodyumun varlığı değil, fazla miktarda alınması uzun vadede farklı organ ve sistemlerde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkinlerin günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutmasını öneriyor; bu miktar yaklaşık bir silme çay kaşığına karşılık geliyor ve gün içinde alınan tüm gıdalardaki toplam tuzu kapsıyor.

Kalp, böbrek, kemik ve mide sağlığına etkileri:

Yüksek sodyum alımı yalnızca kan basıncını etkilemez; damar sağlığı üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabilir. Doğan, "Tansiyonunuz normal olsa bile uzun yıllar yüksek miktarda tuz tüketmek kalp-damar sistemi açısından göz ardı edilmemesi gereken bir risk oluşturabilir" diyerek bu noktayı özetliyor. Ayrıca uzun süreli yüksek tuz tüketimi idrarla kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını etkileyebilir; bu durum özellikle kalsiyum alımı yetersiz olanlar, D vitamini eksikliği bulunanlar veya menopoz sonrası dönemdeki bireyler için önemli bir risk faktörüdür. Elbette osteoporozun tek nedeni tuz değil; hormonal değişiklikler, genetik faktörler, fiziksel aktivite ve genel beslenme gibi unsurlar da birlikte değerlendirilmelidir. Tuzun aşırı tüketimi aynı zamanda mide sağlığını korumaya yönelik yaşam tarzı düzenlemelerinde de göz önünde bulundurulmalıdır.

Sabah şişlikleri ve ödem uyarısı:

Sık sık sabahları ellerde, yüzde veya ayaklarda oluşan şişlikler her zaman fazla su içmeye bağlı olmayabilir. Doğan, yüksek sodyum alımının dokularda su tutulmasına yol açarak ödem ve şişlik hissini artırabileceğini belirtiyor. Ancak yine de tekrarlayan veya belirgin ödem şikayetleri olanların bu durumu yalnızca tuza bağlamamaları ve altta yatan nedenler açısından hekime başvurmaları gerektiğinin altını çiziyor.

Tuzun büyük kısmı işlenmiş gıdalardan geliyor:

Diyetisyen Doğan, Türkiye’de günlük tuz tüketiminin önerilen seviyelerin üzerinde olduğunu ve fazla tuz tüketiminin önemli bir bölümünün sofrada sonradan eklenen tuzdan değil, işlenmiş ve paketli gıdalardan kaynaklandığını aktarıyor. Bu ürünler arasında ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri, hazır çorbalar, konserveler, turşular, hazır soslar, cips, kraker ve fast food gibi seçenekler bulunuyor. Bu nedenle ambalajlı ürünlerin etiketlerini okumak ve bu tür ürünlerin tüketimini sınırlandırmak kritik önem taşıyor.

Pratik öneriler: tuzu azaltmanın yolları:

Tuzluğu sofradan kaldırmak başlangıç için iyi bir adım olsa da tek başına yeterli değil. Doğan, tuz tüketimini azaltmanın en etkili yollarından birinin işlenmiş gıdaları sınırlandırmak, etiket okumayı alışkanlık haline getirmek ve daha fazla taze, doğal besin tercih etmek olduğunu söylüyor. Tuz yerine yemeklere lezzet katmak için kekik, biberiye, fesleğen, kimyon, sumak, sarımsak, limon suyu ve sirke gibi doğal aromalar öneriliyor.

Yeni düşük tuzlu beslenme başlangıcında yemekler daha tatsız gelebilir; ancak zamanla damak tadı daha düşük tuz düzeyine uyum sağlar. Bu yüzden tuz miktarını kademeli olarak azaltmak ve yemekleri farklı baharatlarla zenginleştirmek sürdürülebilir bir yöntemdir.

Doğan son olarak, sağlıklı beslenmenin yalnızca kalori hesabı olmadığını, yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte tuz ve sodyum alımını doğru yönetmenin de gerektiğini vurguluyor. Büyük değişimler günlük hayatımızdaki küçük, bilinçli tercihlerle başlıyor; etiket okumak ve işlenmiş gıdaları azaltmak bu tercihler arasında başta geliyor.

MEDİCANA INTERNATİONAL ANKARA HASTANESİ BESLENME VE DİYET UZMANI SENA NUR DOĞAN

MEDİCANA INTERNATİONAL ANKARA HASTANESİ BESLENME VE DİYET UZMANI SENA NUR DOĞAN

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.