Günlük 5 gram tuz sınırı: Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin uyarıyor

Dr. Meryem Timuçin, günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi gerektiğini; aşırı tuzun hipertansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları riskini artırdığını vurguladı.

Yayın Tarihi: 15.05.2026 12:14
Güncelleme Tarihi: 15.05.2026 12:18

Günlük 5 gram tuz sınırı: Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin uyarıyor

Dr. Meryem Timuçin: Günlük tuz tüketimi 5 gramı geçmemeli

Sivas Numune Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, günlük tuz tüketiminin 5 gramı aşmaması gerektiğini belirtti. Timuçin, tuzun mutfakta vazgeçilmez olmasına karşın sağlığı tehdit eden sessiz bir tehlike olduğunu vurguladı.

Tuzun vücutta oynadığı roller ve 5 gram sınırı

Timuçin, tuzun vücutta sıvı dengesinin ve kan basıncının düzenlenmesinde, asit-baz dengesinin korunmasında ve sinir-kas sisteminin işleyişinde önemli görevleri olduğunu hatırlattı. Günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme tatlı kaşığını geçmemesi gerektiğini söyleyen Timuçin, "Fazla tuz tüketilmesi hipertansiyona, ödeme, inmeye, kalp ve böbrek hastalıklarına neden olur" uyarısında bulundu.

Böbrek ve kalp sağlığı üzerindeki etkiler

Fazla tuz tüketiminin böbrekleri olumsuz etkilediğini belirten Timuçin, böbreklerin sıvı dengesi ve kan basıncını düzenleyen ana merkezler olduğunu, gereğinden fazla tuz alındığında vücudun bu tuzu seyreltebilmek için su tutmaya başladığını ve bunun hipertansiyona, ödem oluşumuna ve böbrek süzme birimlerinde hasara yol açabileceğini açıkladı. Özellikle mevcut bir böbrek hastalığı varsa tuz tüketiminin hastalığın ilerlemesine ve böbrek fonksiyonunun düşmesine sebep olabileceğini vurguladı.

Kalp sağlığı açısından da risklere dikkat çeken Timuçin, fazla tuzun damar içinde daha fazla sıvı tutulmasına neden olarak kalbin bu fazladan sıvıyı atmak için daha fazla efor sarf etmesine yol açtığını; zamanla kalp kaslarının kalınlaşıp yorularak kalp yetmezliğinin gelişebileceğini söyledi. Ayrıca yüksek tuz kaynaklı yüksek kan basıncının kalp ve beyin damarlarında hasarı kolaylaştırarak plak oluşumu sonrası kalp krizi ve inmeye yol açabileceğini, tüm bu durumların ölüm riskini artırdığını belirtti. Timuçin, "Tansiyon ilacı kullanmak, dilediğiniz kadar tuz tüketeceğiniz anlamına gelmemektedir. Az tuzlu diyet ve ilaç birbirini tamamlayan bir tedavi bütünlüğüdür" ifadesini kullandı.

İşlenmiş gıdalardaki 'gizli' tuza dikkat

Timuçin, sofrada tuz kullanımını azaltmanın önemli olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmadığını, hastaların tuz okuryazarlığının artırılması gerektiğini söyledi. Günlük tuz alımının büyük kısmının hazır ve ultra işlenmiş ürünlerdeki "gizli" tuzdan kaynaklandığını belirtti. Örnekler arasında hazır soslar, konserveler, salça, ketçap, salamura ürünler, ekmek ve unlu mamuller, salam-sosis-sucuk gibi şarküteri ürünleri, tuzlu peynir ve zeytin ile fast food yiyecekler sayıldı.

Ayrıca sodyum içeriği yüksek maden suyu ve soda gibi içeceklerin de gözden kaçırılmaması gerektiğini, bu içeceklerde düşük sodyum içeriği tercih edilmesi veya tüketim miktarının sınırlandırılması gerektiğini ekledi. Timuçin, yiyecekleri tatlandırmak için baharatların kullanılmasının ve daha fazla meyve-sebze tüketilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Kaya tuzu miti ve son uyarılar

Timuçin, son zamanlarda popüler olan "kaya tuzu zararsızdır" söyleminin bilimsel bir dayanağı olmadığını belirtti. Tuzun temel bileşeninin sodyum ve klorür olduğunu, tüm tuzlarda sodyum klorür içeriğinin yaklaşık olarak aynı olduğunu ve kaya tuzunun esas maddesinin %97,35 oranında sodyum içeren tuz olduğunu aktardı. Kaya tuzunda bazı mineral ve elementlerin varlığından söz edilse de bu maddelerin sağlık üzerinde etkili olamayacak kadar az miktarda bulunduğunu, ayrıca kaya tuzlarında çok az da olsa plütonyum, talyum, radyum ve kurşun gibi insan sağlığı açısından riskli maddelerin bulunduğunun unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Timuçin, katkı maddelerinden kaçınmak için rafine tuz yerine kaya tuzu seçmenin bir tercih olabileceğini, ancak bunun "istediğiniz kadar tüketebilirsiniz" anlamına gelmediğini vurguladı. Hem Dünya Sağlık Örgütü hem de Türk Nefroloji Derneğinin görüşü doğrultusunda tuzun kaynağı ne olursa olsun günlük toplam tüketimin 5 gramı aşmaması gerektiğini hatırlattı.

Son olarak Timuçin, dil üzerindeki tat tomurcuklarının 2-3 haftada bir yenilendiğini, tuzu azalttıktan sonra ilk birkaç gün yemeklerin lezzetsiz gelebileceğini ancak kısa sürede gerçek tatların algılanmaya başlayacağını ve üç hafta sonra önce normal diye tüketilen yiyeceklerin aslında ne kadar tuzlu olduğunun fark edileceğini söyledi. Dünya Tuz Farkındalık Haftası mesajını "Tuzu azalt, ömrüne ömür kat" sözleriyle özetledi.

GÜNLÜK 5 GRAMDAN FAZLA TUZ TÜKETİLMEMELİ

GÜNLÜK 5 GRAMDAN FAZLA TUZ TÜKETİLMEMELİ

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.