Gümüşhane'de 56 Yıldır Terzilik Yapan Terzi İlyas Aslan
Gümüşhane'nin en eski esnaflarından olan 75 yaşındaki Terzi İlyas Aslan, 1970 yılından bu yana elinden makasını ve önünden dikiş makinesini eksik etmiyor. Aslan, mesleğine olan bağlılığını özetlerken "Dükkanımda öleceğim" sözleriyle kararlılığını dile getiriyor.
Meslek hayatı ve zanaat köprüsü
Meslek hayatına Erzincan'ın Çayırlı ilçesinde dayısının oğlu Kamil Beyin yanında çırak olarak başlayan İlyas Aslan, iki yıllık eğitimin ardından vatani görevini tamamladı. Askerlik dönüşünde Gümüşhane'de ticaret hayatına atıldı ve ilk dükkanını şehrin eski toprak sahadaki ahşap barakalarda açtı. Yaklaşık 40 yılı aşkın süredir Kemaliye Camii altındaki dükkanında hizmet veriyor.
Mesleğin yoğun dönemleri
Aslan, terziliğin altın çağlarını hatırlıyor ve özellikle Anavatan Partisi (ANAP) iktidarı döneminde işlerin çok yoğun olduğunu aktarıyor. O dönemlerde emniyet mensupları için çok sayıda üniforma diktiğini belirten usta, "Üst düzey yöneticiler kıyafetlerini getirir, polisler ütüye, düğme dikimine bırakırdı. İşlerimiz çok yoğundu" diyerek o dönemin temposuna vurgu yapıyor.
Çıraklık sorunu ve mesleğin geleceği
Mesleğin geleceğine dair kaygılarını paylaşan İlyas Aslan, çırak bulmanın günümüzde neredeyse imkansız hale geldiğini söylüyor. Gençlerin zanaat öğrenmek yerine kamu kurumlarında çalışmayı tercih ettiğini belirten Aslan, "Çırak yetiştirme devri bitti. Artık kimse bu mesleği beğenmiyor, durmuyorlar. İlla ki bir daireye girmek istiyorlar" ifadeleriyle sektörün insan kaynağı sorununa dikkat çekiyor.
Müşteri bağlılığı ve kişisel kararlılık
İlerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen dükkanını her gün açmaya devam eden Aslan, eski müşterilerinin sadakatinden de söz ediyor. İstanbul'a göç eden müşterilerinin Gümüşhane'ye geldiklerinde onu ziyaret edip iş yaptırdıklarını belirten usta, kişisel kararlılığını şu sözlerle ifade ediyor: "Ölene kadar buradayım. Arkadaşlarıma söylüyorum; duyarsanız İlyas dükkanda öldü, o güne kadar devam edeceğim".
Bu öykü, Gümüşhane'nin sosyal ve ticari hafızasında yer eden bir zanaatkârın 56 yıllık meslek pratiğini ve değişen çalışma koşullarına dair gözlemlerini aktarıyor.
İğne iplikle geçen 56 yıl