Koçlar Apartmanı davasında dava süreci ve çelişkiler
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Koçlar Apartmanı davasında, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve merkez üssü Kahramanmaraş olan depremde yıkılan binanın enkazında 13 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı bilgisi duruşma tutanaklarında korunuyor. Olayla ilgili olarak Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, çok sayıda şüpheli ve farklı sorumluluk dereceleri yer alıyor.
Bilirkişi raporunun somut bulguları:
Mahkemeye sunulan Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü heyetinin Mart 2026 tarihli ek bilirkişi raporu, yapının betonarme uygulamasında ciddi usulsüzlüklere işaret ediyor. Raporda etriye kanca ve aralıklarının proje ve yönetmeliklere aykırı olduğu, bazı bölgelerde etriye aralıklarının 30 santimetreye ulaştığı, agreganın 70 milimetreye kadar çıktığı ve beton numunelerinde düşük dayanım değerleri tespit edildiği kaydedildi.
Raporda ayrıca bazı kolon ve kirişlerin donatı alanları ile kesit ve donatı açısından yetersiz olduğu, dolayısıyla taşıyıcı sistemde mecrasızlık bulunduğu vurgulandı. Kurumsal sorumluluk değerlendirmesinde statik proje müellifi, müteahhit, teknik uygulama sorumlusu, fenni mesul ve şantiye şefinin asli kusurlu, belediye birimlerinin ise tali kusurlu oldukları belirtildi.
Sanık savunmaları ve mimarın iddiaları:
Duruşmada söz alan sanıklardan B.A. vize işlemlerini yürüttüğünü, incelemelerinin yapılan projeyi değil inşaat mühendisinin şartlarını kapsadığını savundu. Statik proje müellifi H.D. ise binanın yıkımında yer altı suyunun etkili olduğunu ve binaya projeye aykırı olarak sonradan asma kat eklendiğini ileri sürdü.
Mimar S.Y. ise Koçlar Sitesi'nde üç bloğun mimari projesini çizdiğini belirterek, 2020 Elazığ depremi sonrasında bir bloğa 'sağlam', diğer iki bloğa 'orta hasarlı' raporu verildiğini ve Elazığ depremine ilişkin ortaya çıkan kolon çatlaklarının görsellerini mahkemeye sunduğunu anlattı. S.Y. bunun üzerine şöyle dedi: yıkılan bloğun Elazığ sonrası 'sağlam' kabul edilmiş olmasına rağmen 6 Şubat depremlerinde çöktüğünü, orta hasarlı raporu verilen iki bloğun ise 6 Şubat sonrası ayakta kaldığını ve daha sonra yıktırıldığını belirterek kurumsal denetim eksikliğine işaret etti.
S.Y. ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim İl Müdürlüğü'nün Elazığ depreminden sonra oluşan çatlakları izleyip güçlendirme yaptırması halinde binanın yıkılmayacağını ifade etti ve bu kurumun 24 Ocak Elazığ depremi sonrası verdiği 'sağlam' kararına dikkat çekti.
Dava kapsamı ve bir sonraki duruşma:
Davada; müteahhit H.K., mimar S.Y., statik proje müellifi H.D., dönemin İnşaat Mühendisleri Odası'nda vize ve onay işlemlerini yapan B.A. ve F.T. ile dönemin Malatya Belediyesi personelleri A.Ö., M.H.B. ve M.B. olmak üzere çok sayıda sanık yer alıyor. Hepsi hakkında iddianamede bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olma suçlaması bulunuyor.
Mahkeme heyeti, dosyada eksik bulunan hususların giderilmesi amacıyla duruşmayı 1 Aralık 2026 tarihine erteledi. Duruşmada öne çıkan çelişki, 'sağlam' raporu verilen bloğun neden çöktüğü ve ilgili kurumların hangi aşamalarda müdahale etmesi gerektiği konularının soruşturmanın ana hattını oluşturmaya devam ediyor.
Olayın özeti, bilirkişi teknik bulguları ile taraf savunmaları arasındaki çelişkiler üzerinden ilerliyor; mahkeme sürecinde kurumların denetim ve onarım sorumlulukları ile proje uygulama eksikliklerinin ayrıntılı olarak ele alınması bekleniyor.
MALATYA'DA DEPREM DAVASINDA "SAĞLAM" RAPORU ÇELİŞKİSİ