Açılış konuşması: sempozyumun hedefi ve KKTC ziyareti
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Dijital Zorbalık, Bağımlılık ve Koruma Sempozyumu" ile eş zamanlı düzenlenen niyet beyanı protokolü imza töreni için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne katıldı. Sempozyumun açılışında, Türkiye ile KKTC arasındaki köklü ilişkilere vurgu yaparak, toplantının amacını çocukların ve ailelerin dijital ortamda korunmasını güçlendirmek olarak tanımladı.
Ekranın ötesine taşınan tartışma
Göktaş, ele alınan konunun sadece teknik bir mesele olmadığını belirterek sempozyumda dijital zorbalık, bağımlılık, çevrim içi istismar ve mahremiyet gibi meselelerin kapsamlı şekilde tartışılacağını söyledi. "Ekranın ötesi; dijital zorbalık, bağımlılık ve koruma" vurgusuyla, tartışma zeminini yalnızca teknolojinin sınırlarına hapsetmemeyi hedeflediklerini ifade etti.
Çocuklar, gençler ve ailelere dönük politika öncelikleri
Konuşmasında, temel sorumluluğun çocuklar ve gençlerin güvenliğini sağlamak olduğunu belirten Göktaş, toplumun tüm paydaşlarının bu sürece dâhil edilmesi gerektiğini vurguladı. "Derdimiz çocuklarımız, derdimiz gençlerimiz ve ailelerimiz" sözleriyle koruyucu yaklaşıma öncelik verdiklerini aktardı.
Riskler ve müdahale alanları
Göktaş, siber zorbalığın ruh sağlığı, özgüven ve sosyal ilişkilere etkisini; dijital bağımlılık ile algoritmaların düşünme biçimlerine olası etkilerini sorgulamanın önemine dikkat çekti. Ayrıca sahte hesaplar, dezenformasyon ve uygunsuz içeriklerin çocukları istismar, zorbalık ve dolandırıcılık risklerine açık hale getirdiğini belirtti ve erişim engelleri, denetim mekanizmaları ve bilinçlendirme çalışmalarının gerekliliğini vurguladı.
Uygulanan ve planlanan tedbirler
Bakan, Türkiye'nin attığı adımlar arasında "Yanımızdayız Güvendeyiz" platformu ile "Çocuklar Güvende" internet sitesi ve mobil uygulamasının olduğunu hatırlattı. Sosyal Medya Çalışma Grubu ile 7 gün 24 saat içerik takibi yapıldığını ve çocukların gelişimini olumsuz etkileyen içerilere doğrudan müdahale edildiğini belirtti.
Ayrıca, "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planımız" çerçevesinde dijitalleşme sürecinde aile desteğine öncelik verildiğini, şubat ayında kamuoyuyla paylaşılan eylem planının çocukların korunmasına yönelik yol haritası sunduğunu ifade etti.
Yaş sınırlamaları ve düzenleyici yaklaşım
Göktaş, Türkiye'de sosyal ağ platformlarının 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmamasına ilişkin düzenlemenin hayata geçirildiğini açıkladı ve bunun yalnızca bir yaş sınırı olmadığını, amaçlarının çocukları kontrolsüz içeriklerden korumak olduğunu belirtti. 15-18 yaş grubuna yönelik olarak ise yaşa uygun, güvenli ve denetlenebilir dijital alanlar oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.
Uluslararası iş birliği ve etik perspektif
Bakan, dijital risklerle mücadelenin sadece ulusal önlemlerle çözülemeyeceğini, uluslararası iş birliği, bilgi paylaşımı ve ortak politikalar gerektiğini vurguladı. Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ilk imzacısı olduklarını hatırlatarak bu alanda verilen taahhüdün altını çizdi.
İnsani yaklaşım ve toplum bilinci
Dijital dönüşümün teknik boyutunun yanı sıra insani bir meseleyi de içerdiğini belirten Göktaş, "Dijital dünyadaki paradigma değişimini kendi vicdan pusulamız üzerinden anlamlandırmalıyız" ifadesiyle etik ve merhamet temelli politikaların önemine işaret etti. Ayrıca "En etkili güvenlik duvarı teknoloji değil, bilinçli bireydir" diyerek eğitim, aile desteği ve toplumsal sorumluluğun ön plana alınması gerektiğini vurguladı.
Göktaş'ın konuşması, dijital risklere karşı hem yerel uygulamaların güçlendirilmesi hem de sınır ötesi iş birliğiyle daha kapsamlı koruma mekanizmaları geliştirilmesi çağrısını içerdi.
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ, DİJİTAL RİSKLERLE MÜCADELENİN ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ GEREKTİRDİĞİNİ VURGULAYARAK, "ÇOCUKLARIMIZ VE AİLELERİMİZİN DİJİTAL DÜNYADA DAHA GÜVENLİ BİR GELECEĞE KAVUŞMASI ANCAK BİLGİ VE TECRÜBE PAYLAŞARAK, ORTAK POLİTİKALAR GELİŞTİREREK VE BİRLİKTE HAREKET EDEREK MÜMKÜN OLACAKTIR" DEDİ.