Sömürgeciliğin Yeni Yüzü: Göç
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Zafer Sağıroğlu, sindirerek sömürme döneminin sona ermesinin, yeni bir sömürge biçimi olan göçle nasıl dönüştüğünü açıkladı.
Geçmişin İzleri
Doğal ve insan kaynakları açısından zengin ülkelerin, geçmişte sömürge olan toplumlarının torunları, daha iyi yaşam koşulları arayışında gelişmiş ülkelere yönelmeye başladı.
Yeni Sömürgecilik Biçimleri
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Atay Akdevelioğlu, zamana yayılan kitlesel göçlerin, az gelişmiş ülkelerden Avrupa ve Avustralya'ya doğru aktığını belirtiyor. 20. yüzyılda yaşanan Cezayir olayları ise bu süreç içinde önemli bir dönüm noktasıydı.
Dönüşen Kavramlar
Yeni sömürgecilik anlayışının, kültürel, ekonomik ve politik etkilerle hayat bulduğunu söyleyen Sağıroğlu, askeri müdahaleye olan ihtiyacın azaldığını vurguladı. Artık, insan kaynakları zengin ülkelerin, kendi yararlarına yönelik olarak başka ülkelerden profesyonel yetiştirilmeyi sağlamaktadır.
Modern Sömürgecilik
İltica ve Göç Merkezi Başkanı Metin Çorabatır, bu durumu “modern sömürgecilik” olarak tanımlayıp, bireylerin kendi ülkelerinden ayrılarak başka ülkelere hizmet etmelerinin arka planındaki gönüllülüğe dikkat çekmektedir.
Çalışmanın Anlamı
Geçmişte çalışmanın kölelere özgü bir durum olarak değerlendirilirken, endüstriyel dönüşüm sonrası burjuvazi, çalışmayı insanlığın temel görevi haline getirmiştir. Bu değişim, yeni pazarlar ve hammaddeye ulaşım hırsıyla tetiklenmiştir.
Askeri Güçten Kültürel Etkileyiciliğe
Sağıroğlu, geçiş süreçlerinde son 30 yıl içinde iki biçimde göç olduğunu belirterek, “Yaşamsal kaygılarla oluşan büyük göçler ve nitelikli bireylerin daha iyi yaşam hedefiyle göçleri” arasında bir ayrım yapmaktadır.
Kaynakların Transferi
Akdevelioğlu, modern sömürgeciliğin, kökeninde yeni bir bağımlılık ilişkisi oluşturduğuna vurgu yapar. Eskiden zoraki olan kaynak transferinin, günümüzde bireysel tercihlere dönüştüğünü ifade eder.
Cennete Giden Uçaklar
Afganistan'da yaşanan trajedilerin örneklerle desteklendiği konuşmalarda, göç etme arzusu gençlerin uçaklara nasıl tutunmalarına neden olduğu noktası dile getirildi. Gençler için bu uçaklar, dünyanın cenneti olarak görülmektedir.
Sonuç
Artık, gelişmiş ülkeler tarafından geliştirilen kültürel yapılar, göç hareketliliğini tetiklerken, bireylerin yaratıcılığı ve potansiyeli farklı yönlerde gelişim göstermektedir.