İbrahim Ergül'ün yolculuğu ve mesleğe dönüşü:
İstanbul'da uzun yıllar yayıncılık sektöründe çalıştıktan sonra baba mesleğine dönen İbrahim Ergül (43), Kendi Kovanım markasıyla gezgin arıcılık yapıyor. Babası 1978'de işe başlamış ve bugün 76 yaşında; ailesinde 48 yıllık arıcılık tecrübesi var. Ergül üç yıl önce sektörünü terk edip kovanlarına odaklandı ve bugün 300 kovan ile Anadolu'nun farklı iklimlerini takip ediyor.
Gezgin arıcılığın rotası ve yaşam koşulları:
Ergül'ün anlatımına göre kovanlar yıl içinde taşınıyor: kışı Milas veya Antalya'da geçiriliyor, nisan ayında Muş veya Bafra'ya, haziranda Erzurum yaylalarına, eylülde ise çam balı için tekrar Milas'a gidiliyor. Bu yolculuklar yüzünden ekiplerin hayatı büyük oranda çadırlarda geçiyor; hava, ısı, nem ve rüzgar arıların çalışma ritmini doğrudan etkiliyor. Ergül, arıcılığın 'balkıcılık' ile karıştırılmaması gerektiğini söylüyor: herkes bal satabilir ama gerçek arıcı bu işe ömrünü verir ve ailelerin güvendiği bir arıcısının olması gerektiğini vurguluyor.
Ergül, orman yangınlarının bal üretimine etkisine dikkat çekiyor; Marmaris ormanlarının yanması örneğinde olduğu gibi flora değişince balın çeşitliliği ve verimi de azalıyor. Ayrıca Türkiye'nin çam balında dünyada önemli bir paya sahip olduğuna işaret ederek, dünya çam balının yüzde 92'sinin Türkiye'de üretildiğini belirtiyor. Hakkari Yüksekova'yı da farklı çiçeklerin aynı dönemde açması nedeniyle üstün kalite örneği olarak gösteriyor.
Balın gerçekliği, kristalleşme ve mevzuatın etkisi:
Ergül, halk arasındaki basit testlerin yanıltıcı olduğunu söylüyor. Donma veya kristalleşme balın kalitesiz olduğunu göstermez; aksine bal kristalleşerek kendini korur. Bazı sahte ballar aroma ve esansla hakiki balın renk, koku ve kıvamını taklit edebiliyor. Bu yüzden "bala bir bakışta sahte ya da gerçek demenin" mümkün olmadığını belirtiyor ve kalite tespitinin ancak laboratuvar analizleriyle doğru yapılacağını vurguluyor.
Mevzuatın gezgin arıcılar üzerindeki yüküne de değinen Ergül, gıda işletmesi kaydı, hijyen koşulları ve etiketleme zorunluluklarının yaylada karşılanmasının pratikte güç olduğunu söylüyor. Bu nedenle bal, kilometrelerce uzaktaki tesislere taşınıyor; taşınma, balın çıtalarda uzun süre beklemesi ve bazen ısıtılmasına yol açıyor, bunun da bal kalitesini düşürdüğünü aktarıyor. Ergül, arıcılığın büyük emek istediğini, bir çay kaşığı bal için yaklaşık 12 arının ömrünü verdiğini hatırlatarak tüketicilerin bilinçli olmasını öneriyor.
Son söz olarak Ergül, her balın etikete veya belgelere rağmen farklılık gösterebileceğini, güvenilir üreticiyi ve analiz sonuçlarını dikkate almanın tüketicinin önceliği olması gerektiğini belirtiyor.
İSTANBUL'DA UZUN YILLAR YAYINCILIK SEKTÖRÜNDE ÇALIŞAN İBRAHİM ERGÜL, BALLA İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER VERDİ