Genel sekreterlik yarışında adaylar tıkanıklığa karşı aktif diplomasi vurgusu yaptı

Altı aday New York'taki canlı yayında Gazze, İran, Hürmüz Boğazı ve Rusya-Ukrayna krizlerine dair diploması ve reform önerilerini paylaştı.

Yayın Tarihi: 24.07.2026 04:12
Güncelleme Tarihi: 24.07.2026 04:29

Genel sekreterlik yarışında adaylar tıkanıklığa karşı aktif diplomasi vurgusu yaptı

Genel sekreterlik yarışında adaylar tıkanıklığa karşı aktif diplomasi vurgusu yaptı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için yarışan altı aday, New York’taki BM Genel Merkezi’nde Bloomberg tarafından canlı yayımlanan oturumda bir araya gelerek yaklaşık 90 dakika boyunca soruları yanıtladı. Tartışmada Gazze, İran bağlantılı çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve Rusya-Ukrayna savaşı ön plana çıktı; adayların ortak görüşü Güvenlik Konseyi tıkanıklığı olursa bile Genel Sekreterin pasif kalmaması gerektiği yönündeydi.

Program ve adaylar:

"BM Şehir Toplantısı: Bir Sonraki Genel Sekreter" başlıklı programda yer alan isimler şunlardı: Michelle Bachelet (Şili’nin eski Cumhurbaşkanı, eski BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri), Maria Fernanda Espinosa (Ekvador’un eski Dışişleri Bakanı, eski BM Genel Kurulu Başkanı), Rafael Mariano Grossi (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı), Rebeca Grynspan (Kosta Rikalı eski bakan, eski UNCTAD Genel Sekreteri), Carolyn Rodrigues-Birkett (Guyana BM Daimi Temsilcisi) ve Macky Sall (Senegal’in eski Cumhurbaşkanı).

Yaklaşık 90 dakika süren oturumda diplomatlar, BM personeli ve sivil toplum temsilcilerinin soruları yöneltilirken, adaylar hem bölgesel krizlerin küresel etkilerine hem de kurum içi reform gerekliliğine vurgu yaptı.

Krizin yönetimi ve önerilen araçlar:

Adayların ortak yaklaşımı, Güvenlik Konseyi üyeleri arasındaki anlaşmazlıkların, Genel Sekreterin diplomatik girişimlerini engellememesi gerektiği yönünde oldu. Çözüm önerileri arasında doğrudan temas kurulması, arabuluculuk, özel temsilciler görevlendirilmesi, iyi niyet misyonları, önleyici diplomasi ve bölgesel örgütlerle işbirliği öne çıktı.

Guyanalı Carolyn Rodrigues-Birkett Türkiye örneği vermeden, özellikle karar alınamadığında Genel Sekreterin alternatif diplomatik yollar geliştirmesi gerektiğini vurguladı ve "Genel Sekreter’in yapamayacağı tek bir şey varsa, o da denememektir" dedi. Rodrigues-Birkett, İran, Haiti, Sudan ve Demokratik Kongo örneklerine işaret ederek tarafsızlığın korunması, sahadaki BM varlığının kullanılması ve özel temsilcilerin atanmasının önemini vurguladı.

Macky Sall, BM’nin zaman zaman krizlerin dışında kalmak zorunda kaldığını belirterek, şeffaf ve işleyen bir Güvenlik Konseyi ihtiyacını vurguladı. Sall, Genel Sekreter olarak diyalog kanallarını açık tutma, sessiz diplomasi ve erken uyarı mekanizmalarını kullanma sözü verdi.

Rebeca Grynspan, Karadeniz Tahıl Girişimi örneğini Hürmüz Boğazı’na taşınabilecek bir model olarak sundu: "Savaşın tamamını sona erdirecek bir anlaşma sağlanamasa bile petrol ve doğalgaz sevkiyatını, deniz trafiğini ve uluslararası ticareti güvence altına alacak sınırlı mutabakatlar yapılabilir." Grynspan, krizin en başından itibaren taraflarla temas kurulması gerektiğini kaydetti.

Michelle Bachelet, iyi niyet misyonları, özel elçiler ve bölgesel kuruluşlarla koordinasyonun önemine dikkat çekti; aynı zamanda insani yardımın sürdürülmesi ve can kayıplarının azaltılmasının Genel Sekreterlik sorumluluğu olduğunu söyledi.

Rafael Mariano Grossi tarafsızlığın kayıtsızlık anlamına gelmediğini ifade ederek, "Tarafsızlık kayıtsızlık değildir" vurgusunu yaptı. Grossi, çatışmaların kökenlerinin ve tüm tarafların güvenlik kaygılarının anlaşılmasının, sadece kınamalarla yetinmekten daha etkili olduğunu belirtti.

Güvenlik Konseyi tıkanıklığı, 99. madde ve reform çağrısı:

Gazze özelinde yöneltilen sorularda Michelle Bachelet, Güvenlik Konseyi çıkmaza girerse Genel Kurul mekanizmaları ve BM Şartı’nın 99. maddesi gibi hukuki araçların değerlendirilebileceğini söyledi. Bachelet, ahlaki otoriteden vazgeçilemeyeceğini, ancak tek başına bunun yeterli olmadığını belirterek sahada çalışma ve diplomatik koalisyonlar kurmanın önemini vurguladı.

Adayların tamamı kurum içinde kapsamlı reform gerektiğinde hemfikirdi. Bachelet, yeni Genel Sekreterin BM’yi savunmak ve güveni yeniden tesis etmekle görevli olduğunu belirtirken, Maria Fernanda Espinosa çalışma kültürünün modernize edilmesi gerektiğini; Carolyn Rodrigues-Birkett ise artan insani ihtiyaçlar ve likidite sorunları karşısında daha çevik bir örgüt vurgusu yaptı.

Gözlemciler için önemi yüksek olan seçim süreciyle ilgili olarak adaylara ilişkin ilk ön yoklamanın 30 Temmuz tarihli kapalı oturumda yapılması planlanıyor. Bu oturumda Konsey üyeleri anonim tercihlerde bulunacak; bir adayın seçilebilmesi için en az dokuz destek oyunun alınması ve beş daimi üyeden herhangi birinin veto niteliğinde olumsuz oy kullanmaması gerekiyor. Güvenlik Konseyi tarafından üzerinde uzlaşılan aday daha sonra BM Genel Kuruluna sunulacak ve seçilecek yeni Genel Sekreter 1 Ocak 2027 tarihinde göreve başlayacak.

Programda sıkça tekrarlanan ortak mesaj, BM’nin bugün daha etkin, hesap verebilir ve dönüşüme açık olması gerektiği; Genel Sekreterin ise yalnızca karar bekleyen bir gözlemci değil, aktif arabulucu ve harekete geçme iradesi gösteren bir lider olmasıydı.

BM GENEL SEKRETER ADAYLARI CANLI YAYINDA BİR ARAYA GELEREK SORULARI YANITLADI

BM GENEL SEKRETER ADAYLARI CANLI YAYINDA BİR ARAYA GELEREK SORULARI YANITLADI

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!