Gazze'de Han Yunus'ta Sahile Sığınan Filistinliler: Çadırlar Deniz Tehlikesiyle Yaşam Mücadelesi
İsrail ordusunun hava bombardımanlarının ardından kara saldırılarını başlattığı Gazze'den kaçan Filistinliler, güney bölgelere göç etmeye devam ediyor. Aşırı yığılma nedeniyle bir kısmı, deniz tarafından yutulma riski olsa da Han Yunus sahiline çadır kurmak zorunda kaldı. 365 kilometrekarelik dar bir coğrafyada hareket alanı sınırlı kalan siviller, hem saldırı tehdidi hem de deniz kaynaklı risklerle karşı karşıya.
Göç ve saha koşulları
Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler 1948'de yaşadıkları Nekbe'yi andıran bir yer değiştirme süreci yaşıyor. Saldırılardan kaçanlar, daralan alan içinde son kara parçası olarak sahile yöneliyor; arkalarında İsrail, önlerinde ise deniz bulunuyor. Han Yunus kıyısına yerleşenler, hem açlık hem susuzlukla mücadele ediyor ve saldırıların biran önce bitmesini temenni ediyor.
Sahil yaşamı ve sağlık riskleri
Sahil kenarına çadır kuran sığınmacılar, çadırların deniz dalgalarıyla taşma riski nedeniyle etrafına sürekli hendekler kazıyor. Ummu Tarık Ebu Racile, burada kaldıkları süre boyunca büyük sıkıntı çektiklerini, aynı çadırda 3 aile olduklarını ve yaklaşan kış ve yükselen dalgalar nedeniyle tedirgin olduklarını belirtiyor: "Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Dünya bizi görseydi savaş çoktan biterdi."
Muhammed Kadih ise saldırıların ilk gününden bu yana 18-20 kez göç ettiklerini, son olarak deniz kenarına yerleştiklerini ve 3,5 aydır orada olduklarını aktarıyor. Kadih, çadırların çoğunlukla kumaş parçalarından ibaret olduğunu, temiz içme suyuna erişmek için 500 metre yürümek zorunda kaldıklarını ve çocukların tuzlu sudan ötürü alerji geliştirdiğini söylüyor.
Günlük mücadele ve temel ihtiyaçlar
Sığınmacılar su olmadığı için bulaşıklarını, çamaşırlarını ve çocuk bakımlarını tuzlu deniz suyuyla yapmak zorunda kalıyor; kadınlar deterjan olmadığı için bulaşıkları kumla ovalayıp deniz suyuyla duruluyor. Dalgaların çadırlara ulaşmaması için kazılan hendekler de zaman zaman yetersiz kalıyor ve su her şeyi önüne katıp götürebiliyor.
Han Yunus sahilinde sürdürülen bu yaşam, hem devam eden operasyonlar hem de yaklaşan kışla birlikte daha da ağırlaşma riski taşıyor. Sahildeki aileler, daha güvenli koşullara kavuşma umudunu koruyor ve uluslararası görünürlük ile çatışmaların sona ermesini bekliyor.