Gaziantep, Türkiye’nin en çok çay tüketen şehri oldu
Gaziantep, gastronomi alanında UNESCO Geliştirici Şehirler Ağı üyesi kimliğiyle bilinirken, ÇAYKUR’un hazırladığı çay tüketim alışkanlıkları listesinde Türkiye'de en üst sıraya yerleşti. Kent; Antep Baklavası, Antep Fıstık Ezmesi, Menengiç Kahvesi gibi tescillenmiş lezzetlerinin yanı sıra TÜRKPATENT tarafından coğrafi işaret verilen 108 lezzeti ve zengin mutfak kültürüyle öne çıkıyor.
Çayın gündelik ve kültürel rolü
Gaziantepliler çayı sabah kahvaltısından gece uyuyana kadar tüketiyor; çay, kentteki muhabbetin, misafirperverliğin ve samimiyetin simgesi olarak tanımlanıyor. ÇAYKUR verileriyle desteklenen bu eğilim, çayın sadece bir içecek değil aynı zamanda sosyal etkileşimin merkezi olduğuna işaret ediyor. Karadeniz Bölgesi'nin geleneksel çay tüketim alışkanlıklarını geride bırakan Gaziantep'te çay, gündelik hayatın ayrılmaz parçası haline gelmiş durumda.
Çay ocakları, fiyatlar ve yaşam ritmi
Kent genelinde çay ocakları, evler, iş yerleri ve kahvehanelerde demliğe sık sık su konuyor; çay ocakları sosyal hayatın düğüm noktalarından biri. Haberde verilen bilgiye göre çay ocaklarında çayın tanesi 10 ile 20 TL arasında satılıyor. Bu durum, hem çay tüketiminin yaygınlığına hem de çay kültürünün ekonomik ayağına dair yerel bir gösterge sunuyor.
Yerel tanıklıklar
Aladdin Demir (50 yıldır çay ocağı işletiyor) çay kültürünü şöyle özetliyor: "7 yaşından beri bu işi yapıyorum. Gaziantep’te çay tiryakiliği bir bambaşkadır. Ben bir müşterinin 33 tane çay içtiğini gördüm. Çayı içtikten sonra ’şimdi kafam yerine geldi’ dedi. Çay karın doyurucu bir içecek değil. Keyif içeceğidir. Yemeklerden sonra 4-5 tane çay içilir. Arkadaş sohbeti olduğu zaman mutlaka çay içilir. Kahve pek tutmuyor. Genelde çay tiryakiliği çok var. Doğru bir araştırma yapmışlar. Gerçekten de Gaziantep çok çay tüketiyor. Ama şu da var. Gaziantep’in çay demleyişi çok güzel ve biz çayı buharda demliyoruz. Ateşe koymuyoruz. Bu da çayın acı olmasını önlüyor. 10 tane çay içseniz bile ne mideye dokunur ne de siz rahatsız eder. En az çay içen 3-5 tane içiyor. Vallahi çay yetiştiremiyoruz. Dükkanlara da götürüyoruz. Gaziantep misafirperver bir şehir olduğu için herkese de çay ikram edilir. Misafirperverlik Gaziantep’in özünde var."
Hakan Demir günlük tüketimini aktararak, "Çay tiryakisiyiz ve çay içmeden duramıyoruz. Çay içmediğimiz zaman başımıza ağrılar giriyor. ... Ben günlük 15-20 bardak çay içiyorum ama bazı arkadaşlarımız 30-35 bardak içiyor" diyor.
Mehmet Yılmaz ise çayı kent yaşamının olmazsa olmazı olarak tanımlıyor: "Gaziantep sohbetiyle, muhabbetiyle misafirliği seven bir memlekettir. ... Günde 40-50 bardaktan az çay içmiyoruz. Sohbet bol olunca çay da bol içiliyor. ... Çay olmazsa olmazımız."
Değerlendirme
Gaziantep’in gastronomik ünü çay kültürüyle tamamlanıyor; kentin misafirperverlik geleneği ve yoğun sosyal etkileşimi çayı hem tüketim hem de kimlik boyutunda ön plana çıkarıyor. Çayın kent yaşamına bu denli nüfuz etmesi, hem yerel ekonomide çay ocaklarının önemini hem de kültürel devamlılığın bir göstergesini oluşturuyor.
GASTRONOMİ DALINDA UNESCO'NUN "GELİŞTİRİCİ ŞEHİRLER AĞINA" GİREN, FISTIĞI, BAKLAVASI VE MUTFAĞIYLA ÜNLÜ GAZİANTEP, TÜRKİYE'NİN ÇAY TİRYAKİSİ ŞEHRİ OLDU.