Gaziantep'te 49 yıllık saraciye ustası 2 metrekarelik dükkandan 81 ile gönderiyor
Gaziantep'in Bakırcılar Çarşısı'nda 49 yıldır saraciye mesleğini sürdüren 71 yaşındaki Ökkeş Özsabancıoğlu, 2 metrekarelik dükkanında tamamen el işçiliğiyle ürettiği ürünleri sipariş üzerine Türkiye'nin 81 iline gönderiyor. Usta, geleneksel teknikleri koruyarak sığır derisinden ürettiği bağ makası kılıfı, iplik kanca, keser, kerpeten kılıfı ve tasma gibi ürünlerle hem kent içi hem de ülke genelinde talep görüyor.
üretim yöntemi ve ürün çeşitliliği
Ökkeş Özsabancıoğlu üretimin tamamının el dikişiyle yapıldığını vurguluyor. Üretilen ürünler sabır ve emek isteyen süreçlerle ortaya çıkıyor; her siparişe göre model ve işçilik değişiyor. Usta, el işçiliğiyle hazırlanan kılıfların fabrikasyon ürünlere kıyasla daha dayanıklı ve uzun ömürlü olduğunu belirtiyor.
Usta kendi ifadesiyle: "Askerlikten önce de, ortaokulu bitirdikten sonra da deri işiyle uğraşıyorum. Uzun yıllardır bu mesleğin içindeyim. Kemer, fişeklik, şarjörlük, tabanca kılıfı, bağ makası kılıfı ve elektrikçi kılıfları gibi deriden yapılabilecek birçok ürünü tamamen el işçiliğiyle üretiyoruz. Yaptığımız işler siparişe göre değişiyor. Bir gün pense kılıfı, başka bir gün farklı bir ürün yapıyoruz. Deri işi emek isteyen bir iş olduğu için üretim süreci de zaman alıyor. Allah’a şükür işlerimiz oluyor. Ürünlerimizin tamamı el dikişiyle yapıldığı için oldukça sağlam ve uzun ömürlü oluyor. Özellikle elektrikçi kılıflarımız Antalya, Mersin, Çanakkale ve Adana gibi birçok ile gönderiliyor. Müşterilerimiz, fabrikasyon ürünler yerine el emeğiyle üretilen kılıfları tercih ediyor. Çünkü el işçiliğiyle yapılan ürünler çok daha dayanıklı oluyor."
sipariş, fiyatlandırma ve iş yaşamı
Özsabancıoğlu, artık eskisi kadar yoğun üretim yapamadığını ancak siparişlerin sürdüğünü anlatıyor. Geçen yıl Antalya'ya gönderdiği dört büyük siparişi örnek veriyor. Fiyatlar konusunda ise usta, bağ makası kılıfının 150 liradan başladığını, elektrikçi kılıflarının model ve büyüklüğe göre 300, 350 veya 400 lira arasında satıldığını söylüyor. Bazı modellerde bir tornavida ve pense için bölmeler, bazılarında ise iki tornavida, pense ve maket bıçağı için gözler bulunuyor.
Usta, mesleği sevmeseydi 1977'den beri sürdüremeyeceğini vurguluyor: "Bu mesleği sevmesek, 1977 yılından bu yana yapamazdık. Herkes nasıl okuluna, işine ya da akşam kahvehaneye gidiyorsa, bizim için de burası hem iş yerimiz hem de sosyal hayatımız. Günümüzün büyük bölümünü burada geçiriyoruz. Evde ise sadece birkaç saat kalıyoruz."
mesleğin geleceği ve çarşı kültüründeki değişim
Özsabancıoğlu, el işçiliğiyle uğraşan usta sayısının giderek azaldığını belirtiyor. Eskiden çarşının sabah erken saatlerde hareketlendiğini, bunun bir nedeni olarak eski otogarın Burç Caddesi'nde bulunmasını gösteriyor. Doğu illerinden gelen müşterilerin güven duydukları ustalara sipariş verdiklerini, günümüzde ise fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte tamamen el emeğiyle çalışan ustaların neredeyse kalmadığını ifade ediyor.
Ustanın vurguladığı temel nokta mesleğin hem üretim hem de toplumsal açıdan dönüşüm içinde olduğu; el işçiliğine yönelik talep sürse de ustaların sayısının azalmasıyla zanaatın geleceğinin belirsizliği.
ÖKKEŞ ÖZSABANCIOĞLU, 2 METREKARELİK DÜKKANINDA TAMAMEN EL İŞÇİLİĞİYLE ÜRETTİĞİ ÜRÜNLERİNİ SİPARİŞ ÜZERİNE TÜRKİYE’NİN 81 İLİNE GÖNDERİYOR.