Gaziantep'te 45 yıllık antikacı sahte eşyalara karşı uyardı
Gaziantep'te yaklaşık 45 yıldır antikacılık yapan ve baba mesleğini sürdüren Hanifi Özaslan, son yıllarda antikaya olan ilginin artmasıyla birlikte sahte antika eşya satışlarında artış gözlendiğini belirterek vatandaşları uyardı.
Mesleğe giriş ve yatırımlar
Çocukluğundan itibaren babasıyla köy köy dolaşıp eski eşyalar topladığını anlatan Özaslan, 13 yaşından itibaren bu işe başladığını, 1990'lı yıllardan sonra ikinci el eşya ticaretinin yanı sıra antika eserleri toplamaya ve satmaya yöneldiğini söyledi. Özaslan, 2000 yılında Gaziantep'e göç ettikten sonra antikacılığa ciddi yatırım yaptığını belirterek: "Bu meslek benim baba mesleğim... 17-18 yaşlarıma geldiğimde antika ile sıradan eski eşya arasındaki farkı öğrenmeye başladım... 2000 yılında Gaziantep'e göç ettikten sonra antikacılık yapmak için elimdeki tüm varlığımı sermaye olarak kullandım. Arsamı, handaki dükkanımı ve köyde bulunan iki katlı taş evimi sattım" dedi.
Pazarın durumu ve yanlış uygulamalar
Özaslan, turizmin gelişmesiyle birlikte antikacı dükkanlarının arttığını, ancak birçok satıcının yeni veya sonradan üretilmiş ürünleri antika diye pazarladığını vurguladı. Özaslan'a göre 50 yıllık eşyalar eski sayılabilir ama antika değildir; gerçek antikalar genellikle 100-150 yıllık veya daha eski eserlerdir. Osmanlı dönemine ait kılıç, bıçak ve benzeri objeler gerçek antika örnekleri olarak gösterildi. Ayrıca Özaslan, Gaziantep'te kimi kişilerin son 15-20 yılda yapılmış ya da yerel ustaların 30 yıl önce ürettiği eşyaları antika diye sattığını, bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Alıcılar için dikkat edilmesi gerekenler
Antika almak isteyenlerin gerçek antika ile sonradan eskitilmiş ürünleri ayırt etmesi gerektiğini belirten Özaslan, eski eserlerin kendine özgü bir yaşanmışlığı ve dönemin izlerini taşıyan doğal bir eskiliğe sahip olduğunu, taklitlerin ise bunu kopyaladığını ifade etti. Özaslan ayrıca, eşyaların geçmişiyle ilgili anlatılan hikayelere karşı temkinli olunması gerektiğini vurguladı: "‘Bu eşya Osmanlı paşasından kaldı’, ‘ağanın malıydı’ gibi söylemler çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Çünkü bir eşyanın kimden kaldığını kesin olarak bilmek çoğu zaman mümkün değildir."
Özetle, artan talep ve turizmle birlikte pazarda ayrımın güçleştiğini söyleyen Özaslan, alıcıların belge, uzman görüşü ve eserin fiziksel izlerine dikkat ederek hareket etmeleri gerektiğini belirtti.
HANİFİ ÖZASLAN