Filistin Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, İsrail’in Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki saldırılarının boyutuna dikkat çekerek, "İsrail’in, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde iki aydır devam eden saldırılarında işlediği suçlar, soykırımın başlangıcından bu yana en kanlı olanları." ifadelerini kullandı.
Basal, Gazze’nin kuzeyindeki insani duruma ilişkin, "İsrail, yüzlerce sivili barındıran evleri herhangi bir ön uyarı olmaksızın hedef alan rastgele bombardıman politikaları uyguluyor. Bu saldırılar, tüm bir ailenin yok edilmesine ve sokaklarda hareket eden herkesin hedef alınmasına neden oluyor. Yaşananlar sistematik bir etnik temizlik niteliğindedir." şeklinde konuştu.
Buna ek olarak, Basal, askeri saldırıların evler, okullar ve altyapıda geniş çaplı yıkımlara sebep olduğunu ve 130 binden fazla kişinin zorla yerinden edildiğini belirtti.
Basal, Gazze’nin kuzeyinde hayatını kaybedenlerin yüzde 70’inden fazlasının cansız bedenlerinin hala enkaz altında kaldığını vurgularken, "Enkaz altında mahsur kalan vatandaşlardan yardım çağrıları alıyoruz, ancak onlara ulaşmakta çaresiz kalıyoruz." dedi.
İsrail'in aç bırakma politikası nedeniyle gıda maddelerinin girişinin engellendiğini ve bu durumun açlık kaynaklı ölümlere yol açmaya başladığını bildiren Basal, uluslararası toplumu Gazze’deki sivil savunma sistemini yeniden işler hale getirmek için acilen harekete geçmeye çağırdı.
7 Ekim 2023 tarihinden bu yana gerçekleştirilen saldırılarda, yaklaşık 44 bin 502 Filistinlinin öldüğü ve 105 bin 454 kişinin yaralandığı bildirildi. Bunların yaklaşık 17 bin 492'si çocuk ve 11 bin 979'u kadın.
İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyine 5 Ekim'de yoğun hava saldırıları düzenlerken, bir gün sonra kara saldırılarına başladı. Bu eylemlerin, Filistinlilerin bölgeden tahliye edilmesi ve yerleşim yeri hazırlıkları için yapıldığı düşünülüyor.
İsrail medyasında yer alan "Generaller Planı" adındaki plan, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nin kuzeyinden tehcir edilmesini ve bölgenin kuşatılarak gıda, yakıt ve temiz su erişiminin engellenmesini öngörüyor.