new york’ta 100. yıla girerken ilişkilerin güçlendirilmesi vurgulandı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu çerçevesinde bulunduğu New York’ta düzenlenen "100. Yıla Girerken Türk-Amerikan İlişkileri" etkinliğinin açılış konuşmasını yaptı. Fidan, ABD-Türkiye bağlarının zaman içinde sınandığını, buna rağmen kalıcı değerini koruduğunu belirtti ve iki ülkenin birbirinden coğrafi uzaklığına rağmen küresel alanda ortak ve müttefik olduklarına dikkat çekti.
ortak kapasite ve siyasi irade: krizlere birlikte yanıt
Konuşmasında Türkiye ile ABD arasındaki ortaklığın kritik önem taşıdığını söyleyen Fidan, iki ülkenin "krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve en önemlisi siyasi iradeye sahip" olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Donald Trump arasındaki ilişkilerin mevcut atılımda merkezi bir rol oynadığını vurgulayan Bakan, 2025'te Washington DC'de yapılacak görüşmeler ile bu ivmenin somut adımlara dönüşeceğini kaydetti.
Fidan, diplomatik ilişkilerin ikinci yüzyılına girerken işbirliğinin potansiyelinin tam olarak hayata geçirilmesi gerektiğini; bunun için mevcut durumun değerlendirilip, net hedefler konulmasının şart olduğunu söyledi.
ekonomi ve savunma: işbirliğini sınırlayan engellerin kaldırılması
Bakan, ikili ekonomik ilişkilerin hem ticaret hem de yatırımlar açısından istikrarlı biçimde genişlediğini belirtti. İkili ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine ulaştığını, 2025'te ABD'nin Türkiye için 3. büyük ihracat pazarı ve 4. büyük ithalat kaynağı haline geldiğini hatırlattı. Fidan, hedefin yüksek katma değerli üretimi ve ekonomik güvenliği güçlendiren daha geniş kapsamlı bir ekonomik ortaklık olduğunu; bu amaçla özellikle ilave tarifeler gibi engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
Savunma alanında ise devam eden sorunların çözülmesi gerektiğini belirten Fidan, "işbirliğini sınırlayan kısıtlamaları kaldırmalıyız" diyerek bu tür kısıtlamaların iki müttefik için yeri olmadığını ifade etti. Cumhurbaşkanlarının ortak anlayışı somut sonuçlara dönüştürme konusundaki güçlü siyasi iradesine dikkat çekti.
bölgesel güvenlik ve kriz yönetimi
Fidan, uluslararası sistemin derin dönüşümler geçirdiğini ve çözülmemiş çatışmaların, enerji fiyatlarının, göçün, terörizmin ve gıda güvenliğinin diğer bölgeleri etkilediğini belirtti. Bu zorluklarla mücadelede etkin ortaklık ve ortak sorumluluğun gerekliliğini vurgulayan Bakan, Türkiye ile ABD'nin bu meydan okumalara birlikte karşı koyabilecek kapasiteye sahip olduklarını tekrarladı.
Suriye ve Irak bağlamında Fidan, ulusal kurumları güçlendirmenin önemine işaret ederek, terör örgütlerinin faaliyet gösterebilmesine imkan tanımayacak yönetimlerin desteklenmesinin öncelik olduğunu söyledi. Bakan, "terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye"nin bölgesel güvenlik ve refah için önemli bir ilerleme olacağını kaydetti ve bölge ülkelerinin kendi güvenliklerine daha fazla sorumluluk almaları gerektiğini vurguladı.
Bu vizyon doğrultusunda Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurulan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasından bahseden Fidan, bu ittifakın bölgesel sahiplenme ve güvenlik işbirliğini kurumsallaştırmaya hizmet ettiğini ve Başkan Trump’ın desteğinin memnuniyetle karşılandığını ifade etti.
gazze, israil ve diplomatik beklentiler
Gazze’deki insanî kriz ve Filistin’deki sivillere yönelik saldırıların uluslararası vicdanı sarstığını belirten Fidan, Filistin meselesine kalıcı çözümün bölgesel istikrar açısından öneminin sürdüğünü söyledi. Bakan, Türkiye’nin Başkan Trump’ın Gazze krizini sona erdirmeye yönelik çabalarını desteklediğini ve barış planında taahhüt edilen adımların tam olarak uygulanmasının gerektiğini vurguladı.
Orta Doğu’daki tehditlerin birbirini güçlendirdiğini söyleyen Fidan, bunun diplomasinin önünü tıkadığını belirtti ve bu bağlamda ABD’den, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalara son verilmesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını beklediklerini ifade etti.
karadeniz, ukrayna ve balkanlar
Bakan, Karadeniz’de gerilimi azaltma ve seyrüsefer güvenliğini sağlama hedefini öne çıkardı; Karadeniz’in bir sorun kaynağı değil, işbirliği kaynağı olmasını istediklerini belirtti. Ukraine konusunda kalıcı barışa ulaşmak için diyalog ve diplomasiyi desteklediklerini, bu amaçla hem Kiev hem de Moskova ile iletişim kanallarının sürdüğünü söyledi.
Balkanlar özelinde Bosna Hersek ile Sırbistan ve Kosova arasındaki gerilimlerin derinleşmeden ele alınması gerektiğini vurgulayan Fidan, yakın koordinasyon ve önleyici diplomasinin kırılgan istikrarın korunmasına yardımcı olacağını kaydetti.
Konuşmasını özetlerken Fidan, 100. yıla yaklaşırken tarihsel deneyimin iki ülkenin birlikte neler başarabileceğini gösterdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki olumlu siyasi kimyanın işbirliğini kurumsallaştırma ve derinleştirme sürecine ivme kazandıracağına inandığını dile getirdi.
Son olarak Fidan, Libya, Sudan ve Afrika genelindeki krizlerde ABD ile yürütülen işbirliğinin uzun süreli çatışmalarda fark yarattığını belirterek, Türk-Amerikan ortaklığının ikinci yüzyılında amacın bu ortaklığı küresel barış ve istikrarın yararına kullanmak olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta düzenlenen "100. Yıla Girerken Türk-Amerikan İlişkileri" başlıklı etkinliğin açılış konuşmasında, "Türkiye ve ABD, krizlere birlikte yanıt verebilmek için deneyime, kapasiteye, diplomatik erişime ve en önemlisi siyasi iradeye sahip" dedi.