Moskova'daki ortak basın toplantısı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Moskova'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgesel ve küresel gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Fidan, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, "Trump bir irade ortaya koydu. İsrail’in bu konudaki itirazlarını dinlemedi. İran da bu iradeye olumlu cevap verdi ve bir neticeye ulaştılar" ifadelerini kullandı.
İkili ilişkiler ve iletişim
Fidan, Lavrov ile en son Antalya Diplomasi Forumu'nda görüştüklerini, o tarihten sonra da yoğun telefon trafiğiyle iletişimi sürdürdüklerini belirtti. Türkiye-Rusya ilişkilerinin tarihi birikime, güçlü ekonomik temellere ve liderler düzeyinde kurulan siyasi diyaloğa dayandığını vurgulayarak, ikili iş birliğinin çoklu krizlere rağmen olumlu seyrini koruduğunu söyledi.
Ukrayna ve diplomasi çağrısı
Ukrayna savaşına ilişkin olarak Fidan, çatışmaların sona erdirilmesinin ikili ilişkilerin potansiyelini kullanmada belirleyici olduğunu belirtti. "Ülkemizin temel önceliği Rusya’yla Ukrayna’nın diplomasi masasına dönmesidir" dedi ve Türkiye'nin müzakerelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu aktardı. Ayrıca savaşın coğrafi yayılma riski ve cephe gerisindeki hedeflere yönelik saldırılardaki artışın ciddi endişe yarattığını, Karadeniz'de seyir güvenliğinin sağlanması için somut önlemler gerektiğini ifade etti.
ABD-İran mutabakatı ve bölgesel etkiler
Fidan, ABD ile İran arasında muteber bir mutabakatın bölgedeki gerilimi azaltma açısından önemli bir diplomatik eşik olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı'nın da dile getirdiği gibi bu adımın geçici bir sükunetten öte, yapısal ve kalıcı bir güvenlik mimarisine dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi. Mutabakatın nihai imza sürecine başarıyla taşınması ve eksiksiz uygulanması gerektiğini belirtti.
Bakan Fidan, nihai imzalar atılana kadar barış ortamını zehirleyebilecek söylemlerden ve İsrail’in süreci rayından çıkarmayı hedefleyecek muhtemel sabotaj girişimlerinden mutlak surette kaçınılması elzemdir uyarısında bulundu ve ABD ile İran liderliklerinin sergilediği siyasi iradeyi önemli bulduklarını söyledi.
Hürmüz Boğazı ve enerji güvenliği
Pakistan, Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Fidan, Hürmüz Boğazı'nın savaş öncesinde olduğu gibi tüm gemilerin güvenli, serbest ve kesintisiz geçişine açık tutulmasının bölgesel istikrar, küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
Güney Kafkasya ve normalleşme süreçleri
Görüşmede Güney Kafkasya'daki gelişmelerin de ele alındığını belirten Fidan, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış ve normalleşme sürecinde kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyduklarını söyledi. Ekonomik etkileşim, ulaştırma ve enerji-lojistik iş birliklerinin bölgesel istikrarı güçlendireceğini ifade etti ve üç artı üç platformunun bu çerçevede önem taşıdığını belirtti.
Filistin, Suriye ve bölgesel güvenlik
Filistin meselesinin Orta Doğu'daki ihtilafların merkezinde olduğunu hatırlatan Fidan, Gazze'de ateşkesin korunması, insani yardıma kesintisiz erişim ve yeniden inşa faaliyetlerinin başlaması için diplomatik katkılarını sürdüreceklerini söyledi. İsrail'in bazı eylemlerinin bölgesel istikrarı zedelediğini belirterek, bölgeyi genişleten yaklaşımlar yerine çözüm üretici politikalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Suriye konusunda Türkiye'nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde istikrarın sağlanmasına katkı sunmak isteyen tüm taraflarla iş birliği yapmayı sürdüreceğini ifade etti.
Diplomasi, şeffaflık ve uluslararası iş birliği
Fidan, uluslararası toplumun bu barış arayışına güçlü bir baskı ve destek uyguladığını; Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanabilecek olumsuzlukların küresel ekonomik ve güvenlik etkilerini somutlaştırdığını belirtti. İsrail'in bölgedeki muhtemel istikrarsızlaştırıcı tutumlarına karşı uluslararası şeffaflık ve yanlışa 'yanlış' deme refleksinin kurumsallaştırılmasının önemine dikkat çekti.
Son sözler ve soru-cevap
Bir gazetecinin G7 kapsamındaki Ukrayna Zirvesi davetiyle ilgili sorusuna Fidan, "Bir davet gelmedi bize" diye cevap verdi. Bölgedeki liderlerin, Trump ile telekonferans aracılığıyla doğrudan iletişim kurma arzusunun ortak bir dönüm noktası teşkil ettiğini, Türkiye'nin süreçlerde aktif rol almak istediğini yineledi. Fidan, kalan teknik müzakerelerin 60 günlük dönemde sonuçlandırılmasını ve bölgesel barış ikliminin tesisini umduklarını dile getirdi.
Fidan, konuşmasının sonunda sivillerin hedef alınmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini vurgulayarak diplomasi ve iş birliği yoluyla bölgesel istikrarın sağlanmasının öncelikleri olduğunu ifade etti.
BAKAN FİDAN VE RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANI SERGEY LAVROV İLE ORTAK BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ