Fibromiyalji nedir, hangi şikâyetlerle gelir?
İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Gyulnaz Emin, fibromiyaljiyi vücudun birçok bölgesinde hassasiyet ve yaygın kas ağrısı ile seyreden kronik bir ağrı sendromu olarak tanımlıyor. Buna sıkça yorgunluk, uyku bozukluğu, baş ağrısı, anksiyete ve depresyon eşlik edebiliyor. Hastalığın yol açtığı ağrı ve halsizlik, kişinin günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebilir.
Ağrının özellikleri
Dr. Emin, ağrının tek bir noktada sabit kalmayıp zaman zaman omuzda, belde veya bacaklarda hissedilebileceğini; bu gezici karakterin hastaların şikâyetlerini tanımlamasını zorlaştırdığını vurguluyor. Stres, uykusuzluk, yorgunluk, soğuk hava ve nem gibi faktörlerin ağrıyı artırabildiği belirtiliyor.
Diğer sık görülen belirtiler
Hastalar zaman zaman eklemlerinde şişlik hissedebilse de çoğunlukla muayenede belirgin şişlik veya kızarıklık saptanmıyor. Ayrıca kollarda ve bacaklarda karıncalanma veya uyuşma, migren veya gerilim tipi baş ağrıları ve bazı hastalarda huzursuz bacak sendromu, huzursuz bağırsak sendromu ile ağız kuruluğu gibi yakınmalar tabloya eşlik edebiliyor.
Uyku ve bilişsel etkiler
Fibromiyaljide uyku kalitesi sıklıkla bozuluyor; hastaların büyük bir kısmı sabahları dinlenmemiş uyanıyor ve bunu "dayak yemiş gibi" veya "savaşmış gibi" hissetme şeklinde tarif ediyor. Uykuya dalma güçlüğü ve gece sık uyanma da görülebiliyor. Bilişsel alanda ise konsantrasyon güçlüğü ve dikkat dağınıklığı; yani literatürdeki adıyla "fibrofog" bildirilmekte.
Hastalığın mekanizması ve risk faktörleri
Dr. Emin, fibromiyaljinin altta yatan mekanizmasına ilişkin olarak santral sensitizasyon kavramını işaret ediyor: Beyindeki ağrı algılama sistemi, normalde ağrı oluşturmayan uyaranlara karşı daha hassas hale gelerek ağrı oluşumunu ve işlenmesini etkiliyor. Hastalığın genetik yatkınlıkla ilişkili olabileceği; kadın olmak, ileri yaş, geçirilmiş travmalar, stres, bazı kişilik özellikleri ve yaşam olaylarının risk faktörleri arasında sayılabildiği belirtiliyor.
Tanı ve ayırıcı değerlendirme
Fibromiyalji için spesifik bir laboratuvar testi yok. Tanı, hastanın şikâyetleri ve klinik muayene ile konuyor. Ancak benzer yakınmalara yol açabilecek romatizmal hastalıklar, D vitamini eksikliği, anemi ve tiroit hastalıklarını dışlamak amacıyla bazı tetkikler yapılabiliyor.
Tedavi yaklaşımı
Uzm. Dr. Emin, fibromiyaljinin tek başına ilaçla çözülemeyeceğini, çok yönlü bir tedavi gerektirdiğini vurguluyor. Tedavi planında ilaçların yanı sıra egzersiz, uyku düzeninin sağlanması, hasta eğitimi ve psikolojik destek gibi yaklaşımların birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor. Hastaya, bunun gerçek bir hastalık olduğu ve yaşamı tehdit etmediği mutlaka anlatılmalı.
Egzersizin önemi
Düzenli egzersizin tedavinin temelini oluşturduğunu ifade eden Dr. Emin, hastaların egzersize yavaş başlaması gerektiğini; yürüyüş ve yüzme gibi aerobik egzersizlerle başlanabileceğini, zamanla esneklik ve hafif direnç egzersizleri eklenebileceğini söylüyor. Klinik gözlemler ve literatürde bildirilen olumlu etkiler doğrultusunda haftada 2-3 gün, günde 20-30 dakikalık tempolu yürüyüş öneriliyor. Ayrıca yoga ve tai-chi gibi uygulamaların da fayda sağlayabileceği belirtiliyor.
Sonuç: Farkındalık ve doğru yönlendirme
Fibromiyaljinin farklı şikâyetlerle ortaya çıkabilmesi nedeniyle tanıda gecikmeler yaşanabildiğini hatırlatan Uzm. Dr. Emin, farkındalığın artmasının ve hastaların doğru branşa başvurmasının tedavi sürecini olumlu etkileyeceğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.
UZM. DR. GYULNAZ EMİN