savcılık ifadesinin özeti:
Gazeteci Fatih Portakal, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade verdi. Portakal, ifadesinde yayınlarında Babala TV ve Ahbap'a yer verdiğini; amacının yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamak olduğunu belirtti. Aynı zamanda bu süreçte derneğin topladığı paraların sonraki kullanımına dair somut denetleme yapmadığını ve bu nedenle pişmanlık hissettiğini söyledi.
mesleki geçmiş ve tanışıklık açıklaması:
Portakal ifadesinde, 1996'dan itibaren gazetecilik, 2010'dan sonra ise ekran haber sunuculuğu yaptığı bilgisini verdi. Son bir yıldır herhangi bir kanalda çalışmadığını belirtti. Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur ile ilişkisinin profesyonel çerçevede olduğunu, Haluk Levent ile yüz yüze hiç buluşmadığını ancak Ahbap'ın kuruluşundan birkaç yıl sonra telefonla haber programıyla ilgili görüştüğünü; Oğuzhan Uğur ile ise birkaç kez gazetecilik bağlamında görüştüğünü ifade etti.
yardımların yönlendirilmesi ve sorgulanmaması:
Soru kapsamında kendisine yöneltilen, 6 Şubat sonrası AFAD ve Kızılay yerine neden Ahbap'a yönlendirme yaptığı sorusunu Portakal, Ahbap'ın 2017'de kurulduğunu ve kamuoyunda pozitif bir algıya sahip olduğunu söyleyerek yanıtladı. Portakal, yayınlarında Ahbap'ı öne çıkartırken aynı zamanda AFAD ve Kızılay'ın yayımladığı ihtiyaç listelerini de paylaştığını belirtti ve amacının yardımların hızla ulaştırılmasına katkı sunmak olduğunu vurguladı.
Ancak Portakal, Ahbap yöneticisi Haluk Levent hakkında geçmişte karşılıksız çekle ilgili olumsuz duyumlar edindiğini; bunları detaylı araştırmadığını kabul etti. Kendi ifadesiyle bu şahıslara 'sınırsız bir güven' beslemediğini, fakat derneğin kamuoyundaki itibarı ve yöneticinin anketlerde öne çıkan güven algısı nedeniyle lehine beyanlarda bulunduğunu söyledi.
Portakal, kişisel olarak derneğe bağış yapmadığını; yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine ilettiğini belirtti. Bununla birlikte, toplanan paraların nereye harcandığı konusunda sonrasında denetleme yapmaması nedeniyle kendini eleştirdi ve sorumluluk hissi duyduğunu aktardı.
pişmanlık, özür ve sonraki adımlar:
Portakal ifadesinde açıkça, 'Bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım' dedi. Toplanan yardımların büyüklüğü dikkate alındığında dernek yöneticisinden hesap sorulması yönünde telkinde bulunabileceğini ancak bunu yapmadığını belirtti. Devam eden süreçte paraların harcamaları konusunda hesap verilebilirlik talep etmenin uygun olacağını ifade etti.
Portakal, bu pişmanlık ve özrün detaylarını 16 Temmuz 2026 tarihli 'Kime güvenmek' başlıklı yazısında da dile getirdiğini söyledi ve konuya ilişkin özür dilemeye hazır olduğunu belirtti. İfadenin tamamlanmasının ardından Portakal adliyeden ayrıldı.
Fatih Portakal: "Bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım"