Fas'ta faaliyet gösteren Filistin İçin Ulusal Çalışma Grubu, İsrail Meclisi'nin işgal altındaki Batı Şeria ile Ürdün Vadisi'nin ilhakını talep eden kararını kesin bir dille reddetti. Grup, bu kararın Filistin halkının tarihî ve hukukî haklarına yönelik açık bir saldırı olduğunu ifade etti.
Yazılı bir açıklama yapan Filistin İçin Ulusal Çalışma Grubu, İsrail Meclisi'nde atılan adımları 'tarihî Filistin'in geri kalan kısmını da sona erdirmeyi amaçlayan saldırgan bir hamle' olarak nitelendirerek, iki devletli çözüm ilüzyonunun tamamen ortadan kaldırıldığını belirtti. Ayrıca, bu kararın uluslararası hukuk ve sözleşmelere göre 'hükümsüz ve geçersiz' olduğunu vurguladı.
Açıklamada, İsrail'in ilhak planının Gazze'de Filistin halkına karşı süren kapsamlı saldırılarla eş zamanlı olarak devreye sokulduğuna dikkat çekildi. Bu sürecin Arap ve uluslararası kamuoyunun 'kuşkulu sessizliği' ile 'normalleşme girişimlerine koşan bazı rejimlerin işbirliği' ortamında yürütüldüğü ifade edildi.
Filistin İçin Ulusal Çalışma Grubu, kararların 'suç teşkil eden bir adım' ve 'yeni bir savaş ilanı' olduğunu belirterek, bu adımların cezasız kalmasının yeni ihlalleri teşvik ettiğini kaydetti.
Grup, uluslararası toplumu sorumluluk almaya davet ederek, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere Arap ve İslam dünyasındaki tüm toplumsal ve siyasî aktörlerin işgal politikalarına karşı halk baskısını artırmaya çağırdı. Açıklamada, 'Nehirden denize kadar tüm Filistin toprakları pazarlığa konu edilemez. Her türden direniş meşru bir haktır.' ifadesine yer verildi.
Filistin İçin Ulusal Çalışma Grubu, çeşitli sendikalar, insan hakları kuruluşları ve siyasi partilerin oluşturduğu bir sivil toplum koalisyonudur. 2020 yılında İsrail ile yapılan normalleşme anlaşmasına karşı protestolar düzenlemiş, başkent Rabat başta olmak üzere birçok şehirde on binlerin katıldığı gösteriler gerçekleştirmiştir. Grup, Gazze'ye yönelik saldırılar sonrası kamuoyu duyarlılığını artırmak amacıyla faaliyetlerini sürdürmekte ve Arap dünyasında Filistin meselesine sahip çıkan sivil direniş platformlarından biri olarak öne çıkmaktadır. 7 Ekim 2023'ten beri devam eden olaylara karşı geniş katılımlı protesto ve yürüyüşler düzenlemektedir.