Eskişehir’in 'beyaz altını' usta ellerde hayat buluyor
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü, kentin simgesi olan lületaşını geleneksel motiflerle işleyerek hem kültürel mirası yaşatıyor hem de kadın istihdamına katkı sağlıyor. Enstitüde yürütülen çalışmalar, ürünü estetik değere dönüştürmenin yanı sıra yerel ekonomiye de dokunan bir üretim modeli sunuyor.
Çalışma ve üretim yaklaşımı
Enstitü bünyesindeki üretimlerde süreçlerin her aşamasında kadın emeğinin ön planda olduğunu belirten Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Lületaşı Usta Öğreticisi Şeyda Caran, «Lületaşı üstünde taşı» sloganıyla yola çıktıklarını ve Selçuklu ile Osmanlı dönemine ait motifleri tasarımlarına yansıttıklarını ifade etti. Caran, lületaşından kolye, tespih, pipo, broş gibi çok çeşitli ürünler üretildiğini ve projeye özgü tasarımların da öncelikli çalışmalardan olduğunu vurguladı.
Atölye iş birlikleri ve proje ağı
Caran, enstitünün yalnızca kendi atölyesiyle sınırlı kalmayıp dikiş ve cam gibi farklı atölyelerle ortak çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Hazırlanan eserler sergilerde yer almakla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı ve Valilik bünyesindeki projelere katkı sağlıyor. Ürünler, örneğin Bohça İstanbul projesine gönderilerek daha geniş kitlelerle buluşturuluyor.
Ekonomik boyut: Ev ekonomisine ve güvenli istihdama katkı
Üretimin ekonomik etkisine de dikkat çeken Caran, satışa yönelik üretimlerin sürdüğünü ve böylece kadınların ev ekonomisine katkı sağladığını söyledi. Enstitünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olması nedeniyle çalışanların maaş ve sigorta güvencesine sahip olduğunu belirten Caran, bu yapının üretimi sürdürülebilir kıldığını ve lületaşını ekonomik değere dönüştürdüklerini ifade etti.
Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü’nün çalışmaları, geleneksel motiflerin korunması, kadın emeğinin görünür kılınması ve yerel ekonomik döngünün güçlendirilmesi açısından örnek niteliği taşıyor.
ESKİŞEHİR OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ, KENTİN SİMGESİ OLAN LÜLETAŞINI GELENEKSEL MOTİFLERLE İŞLEYEREK HEM KÜLTÜREL MİRASI YAŞATIYOR HEM DE KADIN İSTİHDAMINA KATKI SAĞLIYOR.