Eskişehir'de 8 katlı bina yıkımı İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi esnafını mağdur etti

Deliklitaş'ta gerçekleştirilen 8 katlı bina yıkımı nedeniyle İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi ulaşıma kapandı; esnaf kepenk kapatıp iş kaybı ve dükkân zararlarıyla karşı karşıya.

Yayın Tarihi: 09.04.2026 10:01
Güncelleme Tarihi: 09.04.2026 10:01

Eskişehir'de 8 katlı bina yıkımı İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi esnafını mağdur etti

Eskişehir'de 8 katlı bina yıkımı İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi esnafını mağdur etti

Deliklitaş Mahallesi'nde planlanan 8 katlı bina yıkımı nedeniyle İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi'nin İki Eylül Caddesi ile Deliklitaş Caddesi arasındaki bölümünün ulaşıma kapatılması, cadde üzerindeki esnafın ciddi ekonomik kayıplar yaşamasına yol açtı.

Yıkımın doğrudan etkileri

Yolun kapatılması ve yıkım sırasında oluşan inşaat atığı nedeniyle cadde hem araç hem de yaya trafiğine kapandı. Bu nedenle bazı dükkanlar kepenk kapatmak zorunda kaldı; bazı işletmelerin ise dükkânı zarar gördü. Ayrıca cadde genelinde artan insan ve araç yoğunluğu çevre işyerlerini de etkiledi.

Esnafın talepleri ve muhatap arayışı

Cadde esnafı, zararların tespiti ve giderilmesi konusunda belediye, müteahhit ve yıkım şirketi arasında muhatap bulamadıklarını belirtiyor. Esnafın anlattığına göre taraflar birbirine sorumluluğu atıyor; muhtar ve kaymakama yönlendirilen başvurulardan sonuç alınamadı.

Esnafın anlatımları

Kübra Ceylan: "Üç gündür yıkım ekibiyle beraber gerçekten ciddi bir mücadele veriyorum. Az önce dükkânımın resmen yıkılışını ve enkaz oluşunu gözlerimin önünde izledim. Gerçekten bütün ürünler zarar gördü ve hâlâ kendime bir muhatap bulamıyorum. Yıkım ekibi olsun, yeni yapılacak binanın müteahhitleri olsun; sadece 'Duvarı örelim, tekrar devam edelim' derdindeler. Allah rızası için sesimizi duymanızı istiyorum. Ben kimseden sadaka istemiyorum; ben bu dükkânı emek emek var ettim. Bu dükkânda çocuğumu elektrikli battaniyeye sarıp oturttum. Ben bir kadınım ve bu dükkânı tırnaklarımla kazıdım. Şu an enkazını izlemek beni gerçekten çok yıpratıyor. Onları defalarca uyardım ama yıkım ekibi bana hep gülerek cevap verdi. Beni muhatap almadılar, emeklerimi önemsemediler. Üç gündür dükkânım kapalı olduğu için zaten çok ciddi bir ciro kaybım var. Ben burada küçük bir esnafım ve tırnaklarımla kazıdığım emeklerim şu anda yok oldu. Üstelik hâlâ bana 'Kutulu ürünlerin tozunu alalım, yine satın' diyorlar. Böyle bir şey olamaz. Üç gündür dükkânımı açamadığım gibi bu enkazın gözlerimin önünde oluşması çok acı bir durum. Yıkım ekibine defalarca söyledim; sanki bu kaçınılmaz sonu hissetmiş gibi 'Yavaş girin, dikkatli olun' dememe rağmen, kepçenin üzerindeki adam dükkânın yıkıldığını görmesine rağmen 'Ben bu kepçeden inemem' dedi. Hâlâ dertleri 'Duvarı örelim, devam edin' demek. Ben bu kutulu ürünlerin tozunu alıp nasıl satabilirim. Ben ikinci elci değilim ki. Bu ürünleri bu şekilde satamam. Kendilerinin Allah korkusu veya kuldan utanması yok belki ama ben yapamam; bu vebaldir. Müşteriye bu ürünleri bu şekilde satamam."

Emre Özden: "Şimdi bizim derdimiz bu binanın yıkımı değil. Bu binanın zaten yıkılacağını biliyorduk ve bunu baştan kabul ettik. Fakat binanın bu şekilde yıkılacağını bize kimse söylemedi. Yani caddenin bu şekilde kapanacağını; yıkımın bu kadar önlemsiz, güvenliksiz ve gelişigüzel yapılacağını kimse söylemedi. Burada görebilirsiniz, biz burada esnafız. Yan yana iki üç tane dükkânımız var. Arkadaşım, dükkânı da gösterebilirsin. Kepenk kapalı, önünde demirler ve tahtalar var; tentemi açamıyorum, içeri giremiyorum. Bizim sıkıntımız; dükkân kiramızı ödeyemedik. Kredimiz ve borcumuz var; her şeyden önce geçindirmek zorunda olduğumuz bir ailemiz var. Bizim kapalı olduğumuz günler ekmek paramızdan gidiyor. Bu zararları kimin karşılayacağını bilmiyoruz. Yıkım şirketine gidiyoruz, yüzümüze bakan yok. Müteahhide gidiyoruz, suçu yıkım şirketine atıyor. Yıkım şirketi müteahhide atıyor; müteahhit ise belediyeye atıyor. Muhtara gidiyoruz, o da kaymakama atıyor. Biz kime gideceğimizi şaşırdık. Bu şartlarda bu yıkım olmaz. Bizim zararımızı kim karşılayacak, biz kime gidelim, nasıl bir yol izleyelim bilmiyoruz. Bir Allah'ın kulu bizimle iletişime geçmedi."

Harun Avcı: "6 Nisan Pazartesi günü 'Bismillah' deyip dükkânımı açtım ama sabah geldiğimde karşılaştığım manzara buydu. Üç gündür kapalıyım. Ne bankacılar gelebiliyor ne de pos cihazı alabiliyorum. Müşterilerim arıyor, ama hiçbir şekilde görüşme sağlayamıyorum. Yaya yolunu kapattılar; üç gündür burada fazlasıyla mağduruz. Bununla ilgili muhatap bulamıyoruz. Müteahhide gidiyoruz; 'Yüklenici firmaya gidin' diyor. Yıkım firmasına gidiyoruz; onlar 'Müteahhide gidin' diyor. O da 'Belediyeye gidin' diyor. Hepsine ulaştık ama kimse bize bir çözüm üretmiyor. Biz burada kira, stopaj ve vergi ödüyoruz; bunlar şu an hep cebimizden gidiyor. Yeni evlenmişim ama evime ekmek götüremiyorum. Bu durumdan çok muzdaribiz. En yetkili kimse gelip burada bir açıklama yaparsa ve bize yardımcı olursa tek isteğimiz budur."

Esnafın talebi: Cadde esnafı, zararlarının tespit edilmesi ve mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlardan açıklama ve somut çözüm bekliyor.

ESKİŞEHİR’İN EN İŞLEK CADDELERİNDEN BİRİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN BİNA YIKIMI, BÖLGE ESNAFINI İSYAN...

ESKİŞEHİR’İN EN İŞLEK CADDELERİNDEN BİRİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN BİNA YIKIMI, BÖLGE ESNAFINI İSYAN ETTİRDİ. YOLUN KAPATILMASI NEDENİYLE KEPENK KAPATMAK ZORUNDA KALAN ESNAFIN YANI SIRA BAZI ESNAFIN İSE EKMEK TEKNESİ YIKIM SEBEBİ İLE ZARAR GÖRDÜ.

ESKİŞEHİR’İN EN İŞLEK CADDELERİNDEN BİRİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN BİNA YIKIMI, BÖLGE ESNAFINI İSYAN...

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!