Eski makinelerden hayat bulan mekanik heykellerin tasarımcısı

Ahmet Tarık Demirbaş, hurda dikiş makineleri ve mekanik parçaları cıvatalı teknikle heykel ve obje haline getiriyor; hedefi bir ileri dönüşüm müzesi.

Yayın Tarihi: 30.09.2026 10:30
Güncelleme Tarihi: 30.09.2026 10:30

Eski makinelerden hayat bulan mekanik heykellerin tasarımcısı

İzmir'in Menderes'inde hurda parçalar sanat eserine dönüşüyor

Endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, kullanılmayan dikiş makineleri ve çeşitli mekanik aksamları alıp yeniden işlevlendirerek farklı formlarda sanat eserlerine dönüştürüyor. Atölyesinde otomobil, tekne, hayvan figürleri, abajur ve dekoratif objeler üreten Demirbaş, kaynak kullanmadan uyguladığı montaj yöntemiyle parçaları tekrar yaşama kazandırıyor.

çocukluk anıları ve işe başlama süreci:

60 yaşındaki tasarımcının çalışmaları, çocukluğunda annesinin dikiş makinesi etrafında geçen anılarından besleniyor. Bu anılar, Demirbaş'ı hurda dikiş makineleriyle ilk denemelerini yapmaya yönlendirdi. 2016 yılında dikiş makinelerini traktör, otomobil ve tekne gibi modellere dönüştürerek başlayan süreç, zaman içinde mekânsal ve dekoratif ürünlere doğru genişledi.

Endüstriyel tasarım geçmişi Demirbaş için belirleyici oldu; uzun yıllar proje ve farklı disiplinlerde çalışmış, otomotiv teknolojisinden endüstriyel mutfak sektörüne kadar çeşitli alanda patentli projeleri bulunuyor. Hatta motor üzerine geliştirdiği bir patentin milli projelere uzandığı belirtiliyor. Bu birikim, sürdürülebilir yaklaşımla birleştirilerek ortaya özgün işler çıkmasına zemin hazırladı.

teknik yaklaşım, sürdürülebilirlik ve sergileme hedefi:

Demirbaş, kullandığı malzemeler arasında mekanik aksamlar, otomotiv parçaları ve kurmalı saatler gibi ekonomik ömrünü tamamlamış öğeleri sayıyor. Kendisinin vurguladığı üzere yaptığı çalışma klasik anlamda geri dönüşüm değil, ileri dönüşüm. Malzemeyi eritip hammaddesine döndürmek yerine form ve işlev kazandırarak yeni ürünler oluşturuyor.

Özellikle cıvatalı birleştirme tekniği dikkat çekiyor: Kaynak kullanılmadan birleştirilen parçalar, lego oynar gibi söküp takılabilir nitelikte oluyor. Bu yöntem sayesinde eksik parçalar zaman içinde tamamlanabiliyor ya da daha uygun bir parça ile eser geliştirilebiliyor. Demirbaş, bu yaklaşımıyla hem estetik hem de sürdürülebilirlik hedeflerini aynı anda gözetiyor; amaçlarından biri de toplumda sıfır atık bilincini güçlendirmek.

Ürettiği eserler Türkiye'nin birçok kentinde sergilenirken, yurtdışından da ilgi gördü. Bodrum, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere platformlarda yer alan işlerine Amerika'dan Teksas Müzesi ve İngiltere'den teklifler geldi. Demirbaş'ın en büyük hayali ise bunları kalıcı hale getirip sergileyebileceği bir ileri dönüşüm müzesi kurmak; gençlere örnek olacak ve atölye-uygulama ilişkisini güçlendirecek bir alan oluşturmayı hedefliyor.

Atölyesinde devam eden üretimlerle Demirbaş, hem kişisel yaratım sürecini sürdürüyor hem de atık malzemelere yeni kimlikler kazandırmanın pratik yollarını gösteriyor. Üretim anlayışı, endüstriyel tasarım bilgisi ve çevre bilincinin birleştiği bir model sunuyor; amaç, hurdayı yalnızca malzeme değil, yaratıcı bir kaynak olarak değerlendirmek.

ENDÜSTRİYEL TASARIMCI AHMET TARIK DEMİRBAŞ

ENDÜSTRİYEL TASARIMCI AHMET TARIK DEMİRBAŞ

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.