Skolyoz çoğunlukla ağrı oluşturmadan ilerliyor
Liv Hospital Ulus Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kadir Abul, çocukluk ve ergenlik çağında görülen skolyozun sıklıkla belirgin ağrı yapmadan ilerlediğini vurguluyor. Bu nedenle ailelerin yalnızca ağrı şikayetine odaklanmasının yanıltıcı olabileceğini belirtiyor.
e-Nabız’daki eski filmler erken teşhiste değerli olabilir
Doç. Dr. Kadir Abul ailelere, Türkiye’deki e-Nabız sistemi üzerinden daha önce çekilmiş görüntülerin hekimler tarafından yeniden değerlendirilmesini öneriyor. Abul, "Bazen başka nedenlerle çekilmiş akciğer grafileri ya da karın filmlerinde skolyoza ait erken bulgular bulunabiliyor" diyerek, eski filmlerin eğriliğin süresi ve ilerleme eğilimi hakkında önemli bilgi sağlayabileceğini aktarıyor.
Gizli belirtiler ve evde dikkat edilmesi gerekenler
Skolyozun en yanıltıcı yönü, çoğu zaman ağrı yapmadan ilerlemesi. Abul, aileleri şu konulara dikkat etmeye çağırıyor:
Gözle görülebilecek bulgular
Bir omuzun diğerinden daha yüksek olması, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi, bel oyuntularında eşitsizlik veya kalçalardan birinin yukarıda görünmesi gibi küçük asimetriler skolyoz açısından önemli ipuçlarıdır. Ayrıca çocuk dizlerini bükmeden öne eğildiğinde sırtın bir tarafında kaburga çıkıntısı veya bel bölgesinde asimetri görülmesi durumunda uzman değerlendirmesi gereklidir.
Mahremiyet ve gözlem zorluğu
Ergenlik döneminde çocukların mahremiyet duygusunun artması, ailelerin detaylı gözlem yapmasını zorlaştırabiliyor; hafif asimetriler ise genellikle duruş bozukluğu veya büyümenin doğal bir parçası olarak gözden kaçabiliyor.
Hızlı büyüme dönemleri risk oluşturuyor
Abul, özellikle hızlı büyüme atağı sırasında omurga eğriliğinin hızla ilerleyebileceğine dikkat çekiyor. Kız çocuklarında adet öncesi ve sonrası dönemler, erkek çocuklarda ise hızlı boy uzamasının olduğu yıllar skolyoz için kritik dönemler olarak tanımlanıyor. Ayrıca küçük eğriliklerin yıllar içinde ilerleyebileceği, örneğin 60 dereceye ulaşan skolyozun genellikle bir anda ortaya çıkmadığı vurgulanıyor.
Korse tedavisi ve hasta uyumu
Abul korse tedavisinin doğru hastada etkili olabileceğini belirtiyor: Korse, büyümesi devam eden ve ilerleme riski taşıyan orta dereceli skolyozda eğriliğin büyümesini durdurmayı amaçlar. Ancak her hastanın korse adayı olmadığını, tedavi kararında çocuğun yaşı, büyüme potansiyeli, eğriliğin tipi, Cobb açısı ve tedaviye uyumun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
Bilimsel çalışmalara göre korsenin önerilen süre boyunca düzenli kullanımı tedavi başarısını doğrudan etkiliyor. Abul, ergenlik çağındaki çocuklar için korse kullanımının psikolojik ve sosyal zorluklar yaratabileceğini, bu nedenle ailelerin destekleyici bir yaklaşım sergilemesinin önem taşıdığını vurguluyor.
Cerrahi tedavi kişiye özel planlanıyor
İleri dereceli eğriliklerde cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor. Abul, günümüz cerrahi yöntemlerinin daha güvenli olduğunu ve üç boyutlu planlama, pedikül vidası sistemleri, nöromonitörizasyon ile seçici füzyon tekniklerinin kullanıldığını belirterek, amaçlarının sadece röntgen görüntüsünü düzeltmek değil, uzun vadede dengeli ve sağlıklı bir omurga yapısını korumak olduğunu ifade etti.
Sonuç: Erken farkındalık tedavi başarısını artırıyor
Doç. Dr. Kadir Abul son olarak, evde yapılacak düzenli gözlemlerin ve e-Nabız’daki eski filmlerin uzman tarafından değerlendirilmesinin erken teşhis ve tedavi başarısı açısından belirleyici olduğunu belirtti. Erken tanı sayesinde bazı çocuklarda cerrahi gereksinim kalmayabilir; takip ve korse tedavisiyle başarılı sonuçlara ulaşılabilir.
LİV HOSPİTAL ULUS ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANI DOÇ. DR. KADİR ABUL