ameliyat ve iyileşme süreci:
Çanakkale'nin Gelibolu ilçesinde yaşayan Nurdoğan Alyaz (59), 10 yıl önce başlayan hipertansiyon sonucu gelişen böbrek yetmezliğiyle mücadele ediyordu. Uzun süre ilaçlarla sürdürülen takiplerin ardından hastalığı ilerleyince diyaliz kararı gündeme geldi.
Bu durumu kabul eden Nurdoğan Bey için eşi Songül Alyaz (49), diyalize bağlı bir yaşamı istemedi ve donör olmaya karar verdi. Yapılan uyum testleri olumlu çıktıktan sonra, ÇOMÜ Organ Nakil Merkezi'nden Prof. Dr. Cabir Alan ve Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt ekibi tarafından nakil planlandı.
Operasyon, verici üzerinde laparoskopik (kapalı) yöntem ile gerçekleştirildi. Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt, kapalı yöntemle böbreğin alındığını ve bunun sayesinde vericinin birkaç gün içinde ayağa kalkarak alıcıya refakatçi olabildiğini belirtti. Prof. Dr. Cabir Alan ise nakil sonrası alıcının 8'inci günde börek değerlerinin normale döndüğünü ve taburcu olmaya hazır hale geldiğini aktardı.
uzmanların değerlendirmesi:
Prof. Dr. Cabir Alan, ülkemizde böbrek yetmezliğinin en önemli iki nedeninin hipertansiyon ve diyabet olduğunu vurguladı. Erken teşhis ve tedavi edilmezse bu hastalıkların yaş ilerledikçe organ yetmezliğine yol açabileceğini, bu nedenle düzenli kontrolün önemini ifade etti.
Aynı zamanda Prof. Dr. Alan, kadavra bağış oranlarının düşük olması nedeniyle hastaların çoğunun yakınlarından organ istemek zorunda kaldığını; fakat yapılan testlerde sıkça uyuşmazlık çıkması nedeniyle naklin her zaman mümkün olmadığını belirtti. Bu dengenin hasta bekleme sürelerini uzattığını ve bazı hastaların sıra gelmeden hayatını kaybettiğini söyledi.
hastaların duyguları ve çağrı:
Nakil sonrası duygularını paylaşan Songül Alyaz, ameliyatın ardından kısa sürede iyileştiğini ve eşinin değerlerinin yükselmesinin kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti: "Çok kolay bir şey, ben herkesin bağışçı olmasını öneriyorum. İyileşme süresi güzel, doktorumuz sayesinde kapalı ameliyatla çok kısa zamanda ayağa kalktım."
Nurdoğan Alyaz ise yıllardır süren hastalık sürecini anlattı: "Uzun yıllardır böbrek hastasıyım. Bu süreç içinde tansiyona bağlı bir rahatsızlıktan dolayı böbrek hastası oldum... Nakil konusuna gelince de ben diyalize girerim nasıl olsa ömrüm bitti dedim. Ama eşim bunu kabul etmedi. Ben ne olursa olsun böğrğümü vereceğim dedi. Kendisi verdi sağ olsun. Şimdi çok sağlıklıyım."
Hekimler ve çift, canlı vericili nakillerin ülkemizde güçlü olduğuna dikkat çekerken, kadavra bağışlarının artırılmasının gerekliliğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Cabir Alan, organ bağışı konusunda farkındalık yaratılması için halkı organ bağış kartı doldurmaya davet etti.
Bu vaka, laparoskopik yöntemle yapılan canlı vericili böbrek naklinin hem vericide hem alıcıda kısa sürede iyileşme sağlayabildiğini gösterirken, hipertansiyon ve diyabetin kontrolünün önemini ve organ bağışı ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı.
ÇANAKKALE’NİN GELİBOLU İLÇESİNE YAŞAYAN HİPERTANSİYON NEDENİYLE BÖBREK YETMEZLİĞİNE YAKALANAN NURDOĞAN ALYAZ’A EŞİ DONÖR OLDU.