Erzurum ovasında 149 yıldır nöbet tutan 93 harbi şehidinin kabri gün yüzüne çıkarıldı
Mezarın yeniden keşfi ve yapılan çalışma
Erzurum'un Aziziye ilçesine bağlı Tınazlı ve Yarımca mahalleleri arasında, halk arasında Garip Mezar olarak bilinen meçhul bir şehit kabri, mahalle sakinlerinin girişimiyle yeniden gün yüzüne çıkarıldı. İHA'nın yayınladığı "93 Harbi'nin meçhul şehidi 149 yıldır Erzurum Ovası'nda nöbet tutuyor" başlıklı haberin ardından başlayan çalışmayı, Tınazlı Mahallesi sakinleri İbrahim Surha, Emirhan Kutlu, Recep Şimşek ve Salih Selçuk yürüttü.
Erzurum merkeze yaklaşık 11 kilometre uzaklıkta, tarlaların ortasında tek başına bulunan mezarın kitabesinde yalnızca Hicri 1293 Şehidi ifadesi yer alıyor. Etrafında herhangi bir mezarlık bulunmayan bu kabir, yaklaşık 149 yıldır ovada sessiz bir nöbet tutuyor.
Mahalle sakinleri mezarın etrafındaki otları biçip alanı temizledi, mezarı boyadı ve başına Türk bayrağı dikti. Bu çalışmaların, mezarın görünürlüğünü artırmak ve hak ettiği saygıyı göstermek amacıyla yapıldığı belirtildi.
Mahalle sakinlerinin talepleri
Bölge halkı yapılan çalışmanın geçici olduğunu vurgulayarak yetkililerden daha kapsamlı bir düzenleme istedi. Talepler arasında şehitliğe yakışır bir çevre düzenlemesi yapılması, yeni bir mezar düzenlemesi oluşturulması ve kalıcı bir bayrak direği dikilmesi yer alıyor. Vatandaşlar, bu adımların mezarın hem korunmasını hem de ziyaret edilebilirliğini sağlayacağını belirtiyor.
Tınazlı Mahallesi sakini İbrahim Surha, arazinin kendilerine ait olduğunu söyleyerek «Burası zaten bizim kendi arazimiz. Arkadaşlarla birkaç kez görüştük, konuştuk. Kendi çabalarımız ve imkânlarımız doğrultusunda bir şeyler yapalım istedik. Birisi boyayı getirdi, birisi bayrağı getirdi. Alanı biçtik, boyadılar. Belki bir umut, gören olur diye düşündük» ifadelerini kullandı. Surha, sözlerine mezara dair rivayetleri de ekledi ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Mezarın taşıdığı tarih ve gizem
Mezarda yazılı ek bilgiler bulunmuyor; tarihlenme ve yerel anlatımlar doğrultusunda burada yatan askerin 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sırasında, halk arasında bilinen adıyla 93 Harbi döneminde şehit düştüğü değerlendiriliyor. Tarihi kaynaklar, mezarda yatan askerin kimliği, memleketi ve görev yaptığı birliğin bilinmediğini aktarıyor.
Bazı rivayetlere göre şehit, savaş sırasında şehit düştüğü noktaya defnedildi. Beyaz Şehir Erzurum dergisine göre 1972 yılında bölgeye gelen rütbeli bir asker mezarı bugünkü görünümüne kavuşturmuş; köylülerin sorularını yanıtsız bırakan asker, çalışmayı tamamladıktan sonra sessizce bölgeden ayrılmış. Bu durum hem meçhul şehidin kimliği hem de mezarı düzenleyen askerin hikâyesini gizemli bırakıyor.
Toplum belleği ve yerel sorumluluk
Söz konusu kabrin yeniden görünür hale getirilmesi, hem yerel hafızayı canlı tutuyor hem de tarihî ve manevi değeri olan alanların korunmasına yönelik yerel inisiyatiflerin önemini gösteriyor. Mahalle sakinlerinin talebi, bu tür sahaların resmi koruma ve düzenleme ile kalıcı hale getirilmesi yönünde.
Çalışmanın ardından Tınazlı sakinleri, mezarın başına dikilen bayrak ve yapılan bakım ile umdukları dikkati çekmeyi hedeflediklerini belirtti. Surha, daha sonra Ozan Çerkezoğlu'nun dizelerini okuyarak şehide saygısını dile getirdi: «Ben Türk'üm, bu devlet benim. Türk'üm, adım Mehmet benim. Sen tasalanma şehidim. Gururunu kimse ezemeyecek, aleyhinde kimse yazamayacak. Ankara'da, Erzurum'da itler gezemeyecek. Sen tasalanma şehidim.»
"GARİP MEZAR" OLARAK BİLİNEN 93 HARBİ ŞEHİDİNİN KABRİ, MAHALLE SAKİNLERİNİN GİRİŞİMİYLE YENİDEN GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI.