Bist 100
9.347,17 0%
DOLAR
31,05 0,13%
EURO
33,71 -0,1%
ALTIN
2.000,43 -0,32%

Erdoğan’dan Yunanistan’a nükleer enerji teklifi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan ziyareti sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, iki ülkenin sorunlarını üçüncü tarafların müdahalesine ihtiyaç duymadan çözebileceğini, Yunanistan’a Sinop’ta inşa edilecek nükleer santralden enerji verilebileceğini, Doğu Akdeniz’de adil bir paylaşımın mümkün olduğunu ve Filistin’deki katliamlara sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 08.12.2023 14:06
Güncelleme Tarihi: 08.12.2023 14:06

Erdoğan’dan Yunanistan’a nükleer enerji teklifi

Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in daveti üzerine Atina’ya yaptığı resmi ziyareti başarıyla tamamladıklarını belirtti. Erdoğan, “Gayet olumlu bir atmosferde geçen ziyaretimin Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yeni bir sayfa açacağına inanıyorum.” dedi.

Erdoğan, ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu ile görüştüğünü, ardından Başbakan Miçotakis ile bir araya geldiğini, bakanların katılımıyla Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 5. toplantısına birlikte başkanlık ettiklerini anlattı.

Erdoğan, toplantıda eğitimden tarıma, turizmden ticarete çeşitli alanlarda anlaşma metinlerinin imzalandığını kaydetti.

Erdoğan, Miçotakis ile dostane ilişkiler ve iyi komşuluk hakkında Atina Bildirgesi’ni imzaladıklarını, böylece ikili ilişkileri geliştirme iradesini en üst düzeyde karşılıklı teyit etmiş olduklarını ifade etti. Erdoğan, “İki ülke, üçüncü tarafların müdahalesine ihtiyaç duymadan sorunlarını suhuletle çözebilecek birikime, tecrübeye ve iradeye fazlasıyla sahiptir. Bunu teminen, üst düzey diyaloğumuzun devamının büyük önem taşıdığı kanaatindeyim. Dostum Miçotakis’i müteakip konsey toplantısı için Ankara’ya davet ettim.” diye konuştu.

NÜKLEER ENERJİ İŞBİRLİĞİ

Erdoğan, Türkiye ve Yunanistan’ın enerji alanında işbirliğini geliştirmek istediklerini belirterek, “Bu işbirliğini sadece enerji alanında değil nükleer enerji dahil tüm alanlarda geliştirmenin, genişletmenin gayreti içindeyiz. Mesela bizim Sinop’ta inşa edilecek nükleer santralimizin enerjisinden Yunanistan’a da imkan tanıyabiliriz.” dedi. 

erdoğan

DOĞU AKDENİZ’DE ADİL PAYLAŞIM

Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki gerginliğin azaltılması için iki ülke arasında başlatılan istikşafi görüşmelerin devam ettiğini hatırlatarak, “Kimsenin hakkında hukukunda gözümüz olmadığı gibi, haklarımızı da kimseye çiğnetmeme irademiz sağlamdır. Kaldı ki Doğu Akdeniz’de kapsayıcı, adil bir paylaşım mümkündür.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türkiye’nin Yunanistan’ın AB üyeliğini desteklediğini, ancak AB’nin de Türkiye’ye karşı adil olması gerektiğini vurguladı.

FİLİSTİN’DEKİ KATLİAMLARA TEPKİ

Erdoğan, ziyaret sırasında Filistin’deki son gelişmeleri de gündeme getirdiklerini, işgal altındaki topraklarda yaşanan zulmü kınadıklarını söyledi.

 Erdoğan, Miçotakis'e 'Sizi Filistin'in yanında görmek isterdik, keşke çekimser olanların arasında kalmasaydınız, siz de bu 121 ülkenin yanında yer alsaydınız' dedim. Bizim görevimiz doğruyu hatırlatmak. Bir su damlasının mermeri delebilmesi için aynı noktaya defalarca düşmesi gerekir. Tıpkı o su damlaları gibi nihai hedefe bu hususları bir kez hatırlatmakla ulaşmak mümkün olmuyor. Şimdi biz de aynı noktaya ikazlarımızı, uyarılarımızı yapacağız ki, inşallah neticeyi alalım. Ben birçok ülkenin Gazze'deki insanlık suçlarının karşısında konumlanmaya devam edeceği düşüncesindeyim. Bunu bazı ülkelerde meydanlardan yükselen seslerin sağlamaya başladığını görüyoruz. Bazı ülkeler de gerek uluslararası hukukun korunmasına yönelik inançları, gerek insan hakları konusundaki hassasiyetleri, gerekse nükleer tehditlerin azaltılmasına dair düşünceleri nedeniyle gecikmeli de olsa tarihin doğru tarafında durmaya öyle ya da böyle mecbur kalacaklardır. Bu nedenle her defasında Filistin'in kazanacağına inancımız tamdır. Filistin'in kazanması demek dünya barışının kazanması, insan haklarına bağlılığın yeniden tesisi demektir. İşlevsiz bir küresel sistem istemiyorsak, delik deşik bir uluslararası hukuk istemiyorsak Filistin'in kazanmasına destek olmalıyız. Yoksa güçlünün ve zalimin hukuku egemen olur ki, bu tüm dünya için bir felaket demektir.”

erdoğan

MALİYETLERİ DE ÇOK ÇOK DÜŞÜRMÜŞ BİR ÜLKE KONUMUNDAYIZ

Türkiye ve Yunanistan'ın çok ciddi savunma harcamaları yaptığı, bunların önemli kısmının iki ülke arasındaki rekabetten ve yarıştan kaynaklandığının değerlendirildiği belirtilerek, "İki ülke arasındaki temel sorunların çözülememiş olmasının bu harcamaları daha da arttırabileceği yönünde günümüze kadar böyle bir kaygı ve endişe vardı. Acaba iki ülke, bu yöndeki harcamalarını daha da azaltma ve buradaki kaynakları insani gelişime ve yatırımlara yöneltme noktasında bir iradeyi, anlayış birliğini ortaya koyabilir mi?" sorusuna karşılık Erdoğan, "Şunu göğsümü gere gere söyleyebilirim ki, biz şu anda 85-86 milyon nüfusuyla, 780 bin kilometrekare yüzölçümüne sahip bir ülke olarak savunma harcamalarımıza Yunanistan'la mukayese edilmeyecek düzeyde dikkat ediyoruz." dedi.

Yunanistan'ın, bu alanda Türkiye'den çok çok farklı harcamalar yaptığını ifade eden Erdoğan, bu savunma harcamalarında Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere bazı ülkelerin ciddi desteklerinin bulunduğunu söyledi.

Erdoğan, "Bu rakamlar bize daha önce hep gelmiştir, takip etmişizdir. Mesela Ege Denizi üzerinde Türkiye ve Yunanistan'ın it dalaşları konusunda 'Biz artık bu sayfayı kapatalım, bitirelim bu işi' dedik. Bunları Sayın Miçotakis'e de ondan önce görev yapan başbakanlara da hep söyledik. Biz dostluğa ağırlık verelim istiyoruz. Dost kazanmanın gayreti içerisindeyiz." diye konuştu.

Yunanistan'ın savunma sanayisinde Türkiye gibi bir üretiminin söz konusu olmadığını aktaran Erdoğan, Türkiye'nin bu alanda artık ihtiyacını büyük oranda karşılayan düzeyde üretim yapar hale geldiğini, bu nedenle silah alımlarına yönelik harcamalarının, Yunanistan'la mukayese edilmeyecek düzeyde düşük olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendi savunma sanayi harcamalarını üreten ve maliyetleri de çok çok düşürmüş bir ülke konumundayız. Şimdilik bir F-16 üretmiyoruz ama onların da tamirini ve bakımını yapar durumdayız. Baykar'ın ürettiği insansız hava araçları, İHA, SİHA, Akıncı TİHA, şimdi de malum onların da bir üst segmenti Kızılelma bir yanda duruyor. Diğer yanda TUSAŞ'ın ürettiği ANKA'lar bulunuyor. Milli muharip uçağımız KAAN ile çok farklı bir adım daha atacağız. Bunlar Türkiye'nin savunma sanayisindeki maliyetlerini düşürdü. Yunanistan'ın böyle bir imkanı yok. Onlar sadece dış destekle yürüyorlar ve dışarıdan aldıkları bu destekler de yeni bir maliyet muhasebesi yapma imkanını onlara veriyor."

BARIŞIN KORUNMASI İÇİN ADIM ATMA ZAMANI

"BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in BM Güvenlik Konseyi'ne yazdığı bir mektup bulunuyor. İspanya Başbakanı Sanchez de bu mektuba destek verdi. Bu adım daha da büyür mü, uluslararası toplumda daha geniş bir destek bulur mu?" sorusuna karşılık Erdoğan, şunları dile getirdi:

"BM Genel Sekreteri Guterres bir genel sekreter olarak şu ana kadar faydalı olamadığını ifade ediyor. Daha yeni 99. maddeyi ancak işletebildi. Bakalım netice alabilecek mi? Guterres küresel sistemin alarm düğmesine basmıştır. Dünya barışını korumak için kurulmuş bir yapıyı oluşturan unsurlara 'görevinizi unutmayın' demektedir. Umarım bu çağrıya BM Güvenlik Konseyi kulak verir. Artık küçük çıkar hesaplarını, 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' zihniyetini bir kenara bırakma ve gezegenimizde barışın korunması için adım atma zamanıdır. İspanya Başbakanı Sanchez, Batı ülkeleri içerisinde gerçekten en yiğidi çıktı. Bütün olumsuzluklara rağmen, Sanchez ileri giderek Filistin'in Avrupa Birliği ülkeleri tarafından tanınması noktasında kararlılığını ortaya koydu. İspanya, Sanchez ile 'Filistin'in Avrupa Birliği tarafından tanınması için teklifimi yapacağım' diyecek kadar yiğit çıktı. Onun için ben kendisini alkışlıyorum."

BİDEN İLE GÖRÜŞME GÜNDEMİMİZDE DEĞİL

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ABD'yi ziyaret edeceği belirtilerek, "İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Ortak Zirvesi sonrası 7 ülkenin dışişleri bakanları kararların uygulanması konusunda sürekli istişare halinde. Bu temas grubu ABD'de de görüşmelerde bulunacak. Bir kere nasıl bir sonuç bekliyoruz, yeniden ateşkes sağlanabilir mi? Bir de daha önce de sormuştuk 'acaba sizin Biden'la bir görüşmeniz olur mu?' diye, siz 'artık ev sahipliği yapması gereken Biden' demiştiniz. Böyle bir ihtimal var mıdır?" sorusu üzerine de Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz İstanbul'a dönerken Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan da Washington'a hareket etti ve yedili grup olarak Amerika'daki temaslarını sürdürecekler. Bu temaslarda ne gibi bir netice aldıklarını görüşmelerden sonra bana bildirecek. Temennimiz odur ki, Amerika Birleşik Devletleri'nin Gazze'deki yaşananlar ile ilgili İsrail lehine tavrının sona ermesi noktasında, bu yedili grup bir netice alsın. Aldıkları bu neticeyle de İsrail'e barış için baskı yapabilsinler. ABD Başkanı Biden ile görüşme gündemimizde değil. Gazze konusundaki tavırları hepinizin malumu. Bizi ararsa konuşmamız gereken konular neyse onları da biz kendisiyle görüşüp konuşuruz. Ama yedili temas grubu ABD'den sonra Kanada'ya geçecek. Kanada, Türkiye olarak kendilerinden almayı talep ettiğimiz İHA-SİHA kameraları meselesinde tutturmuş 'İsveç de İsveç'… ABD de aynı şeyi söylüyor. Senin kongren varsa, benim de parlamentom var. Sen kongreden geçirdikten sonra F-16 meselesinde adım atacağım diyorsun, benim de parlamentom var. Parlamentomdan geçmeden benim de böyle bir adımı atmam mümkün değil. Eğer biz NATO'da iki müttefik ülkeysek o zaman dayanışma halinde eş zamanlı sen üzerine düşeni yap, Meclisimiz de gereken kararı alır. Olay bu."

Erdoğan, ziyaretinin sonunda Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu üyeleriyle de bir araya geldiğini, soydaşlarının sorunlarını dinlediğini ve kendilerine desteklerini ifade ettiğini kaydetti.

Erdoğan, Yunanistan ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için önemli bir fırsat olduğunu, bundan sonraki süreçte de işbirliğini artırmak için çalışacaklarını sözlerine ekledi.