Bist 100
9.374,2 0%
DOLAR
31,11 0,2%
EURO
33,69 0,15%
ALTIN
2.020,02 -0,12%

Erdoğan’dan İsrail’e sert uyarı: Bellerini doğrultamayacaklar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Filistin dışında yaşayan Hamas üyelerine yönelik suikast planları iddiasına ilişkin, Türkiye’ye ve Türklere karşı böyle bir adım atarlarsa ağır bedel ödeyeceklerini söyledi.

Yayın Tarihi: 06.12.2023 17:15
Güncelleme Tarihi: 06.12.2023 17:15

Erdoğan’dan İsrail’e sert uyarı: Bellerini doğrultamayacaklar

Erdoğan, Katar ziyareti sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazze’de yaşanan insanlık dramının ne zaman sona ereceği ve ABD’nin İsrail-Filistin sorununun çözümüne yönelik planı hakkında konuşan Erdoğan, İsrail’e destek veren Batılı ülkeleri eleştirdi. Erdoğan, “İsrail’e yönelik, başta ABD olmak üzere tüm Batılı ülkelerin destekleri olmasaydı, şu anda bölgemizde böylesi bir tabloyla karşı karşıya olmazdık. Bu ülkelerin gerek nakdi, gerek silah, mühimmat, araç gereç gibi ayni ve parasal olarak sınırsız destekleri, ciddi manada Batı’nın şımarık çocuğu İsrail’i bu noktalara taşıdı” ifadelerini kullandı.

DESTEKLERİ OLMASAYDI BÖYLESİ BİR TABLOYLA KARŞI KARŞIYA OLMAZDIK

Gazze'de yaşanan insanlık trajedisinin ne zaman sona ereceği ve ABD'nin,İsrail-Filistin sorununun çözümüne yönelik kafasındaki planının sorulması üzerine Erdoğan, "İsrail'e yönelik, başta ABD olmak üzere tüm Batılı ülkelerin destekleri olmasaydı, şu anda bölgemizde böylesi bir tabloyla karşı karşıya olmazdık. Bu ülkelerin gerek nakdi, gerek silah, mühimmat, araç gereç gibi ayni ve parasal olarak sınırsız destekleri, ciddi manada Batı'nın şımarık çocuğu İsrail'i bu noktalara taşıdı" yanıtını verdi.

Erdoğan, yaşananların, İsrail ile ilişkileri farklı konumdaki ülkelerin olumsuz bakışını, çok daha tahrik edici nitelikte olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Failin kimliğine göre hareket eden küresel sistemin ayarı bozulmuştur. Bu bozuk ayarla neyi nasıl düzelteceksiniz? Özellikle İsrail Başbakanı Netanyahu şu anda iflas ile baş başa kalmış bir durumdadır. Her an iflas bayrağını çekebilir. Sadece Netanyahu'nun değil, beraberindeki kadronun da zulümlerine göz yuman bir Batı var. Neyse ki 7 Ekim'den bugüne Batı'nın İsrail'e bakışı ciddi manada değişmiştir. İnanıyorum ki çok fazla da sürmeyecek, kısa bir zaman içerisinde özellikle Gazze'ye yönelik, İsrail'in bu zalimce tavırları, kendisini iflas ile karşı karşıya getirecektir."

Gazze saldırıları öncesi İsrail'de, Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında bir yargılama sürecinin olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "İşgal kuvvetleri ile işbirliği halindeki İsrail yargısı onunla ilgili menfi bir karar vermekten şu anda imtina ediyor. Öyle ya da böyle bu kararı vermenin arifesinde olduklarına inanıyorum. Diğer yandan bizler de Netanyahu ve suç ortaklarının uluslararası zeminde yargılanması için dünyanın değişik yerlerinden 3 bin civarında avukatla, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvurduk. Gazze'deki savaş suçlarını, mahkemenin gündemine taşıdık ve bunun takipçisi olacağız." görüşünü paylaştı.

erdoğan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne İsrail aleyhine başvuru yapan başka ülkelerin de olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu ülkelerin, bu dik duruşunun yanında da Filistinlilerle dayanışma içerisinde olan insanların sayısı her geçen gün artıyor. Londra'nın caddelerinde, New York'ta, Beyaz Saray'ın önünde, Paris'te, Belçika'da, Hollanda'da dünyanın birçok yerinde yükselen bu sesler, Filistin'deki zulüm bitene ve suçlulardan hesap sorulana dek dinmeyecek. Gazze'deki tarifsiz zulüm karşısında tüm vicdan sahipleri gibi bizim de ciğerimiz yanıyor. İnsanlıktan nasibini almamış İsrail yönetimi, Gazze'de 16-17 bin Filistinliyi öldürecek, bunlara yemek, su, ilaç ulaşmasını engelleyecek, yaralıların hastanelere taşınmasının önüne geçecek ve vicdan sahibi insanlar bunun karşısında durmayacak öyle mi? Böylesi bir tavır, vicdansızlık ve insafsızlık olur ki buna asla biz 'eyvallah' edemeyiz."

YENİ YOL HARİTALARIMIZI OLUŞTURDUK

Türkiye'nin, Orta Doğu'da kalıcı barış için garantörlükten, Barış Konferansı'na kadar ortaya koyduğu somut önerileri hatırlatılarak Katar'daki görüşmelerde kalıcı barış ve ateşkesin yol haritasına yönelik nelerin ele alındığının sorulması üzerine Erdoğan, Katar'ın tüm bu sürece bakış açısının, Türkiye ile örtüştüğünü vurguladı.

Bundan sonraki süreçte de kendisinin, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ve ilgili kurumların irtibat halinde olacağını aktaran Erdoğan, "Barışa ulaşmasını hedeflediğimiz bu süreci birlikte işletecek, adımları yine birlikte atacağız. Çünkü bundan sonraki aşama 'Kendi başına bırakalım, yürüsün' diyeceğimiz bir süreç değil. Ortada İsrail'in acımasız saldırılarıyla yerle yeksan olmuş bir Gazze var." sözlerini sarf etti.

Ateşkesin sağlanması ve yaralıların Gazze'den tahliyesini öncelikli konular olarak nitelendiren Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Gazze'deki sivil halkın içerisinde kanser hastaları da bulunuyor. Bir kısmını ülkemize tedavilerini yapmak üzere getirdik. Bir de Gazze'nin yeniden inşası ve imarı konusu var. Bu konuda da gerekeni yine hep birlikte, inşallah gücümüz neye yetiyorsa yapacağız. Yeniden inşa ve imara başlayacağız. Katar bu konuda Türkiye ile aynı istikamette yürümeye kararlı. Biz, garantörlüğe de bu konferansa ev sahipliği yapmaya da hazırız. Yeter ki barışı gerçekten istesinler. Biz, sürekli 'barış' diyoruz, 'hukuk, adalet' diyoruz. Bunları öylesine söylemiyor, dünyanın büyük bir felakete sürüklenmemesi için bu kavramların ayakta kalmasına ihtiyaç olduğunu bilerek ifade ediyoruz. Gözleri olup zulmü görmeyenlere, kulakları olup gerçeği işitmeyenlere, dilleri olup hakikati söylemeyenlere 'Görün, duyun, gerçeği artık söyleyin' diyoruz. İnsanlık onurunun kurtuluş reçetesini sunuyoruz aslında. Biz yılmayacağız, usanmayacağız, yorulmadan hakkı ve hakikati anlatacağız. 'Denedik olmadı' deme lüksümüz yok. Barış için çabalamaya devam edeceğiz. Yeni yol haritalarımızı oluşturduk. Hem Gazze'deki zulmü, hem Filistin'in yıllardır yaşadığı dramı, hem de kalıcı barış için çözümlerimizi ifade edeceğiz."

GAZZE'YE "TAMPON BÖLGE" İDDİASI

"İsrail'in Gazze'de 40 kilometre uzunluk, 12 kilometre genişliğe sahip bir tampon bölge oluşturacağı iddialarının hatırlatılarak değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, "Bu planın tartışılmasını bile tüm Filistinli kardeşlerime saygısızlık olarak görürüm. Bu, bizim açımızdan tartışılacak, düşünülecek ve üzerinde konuşulacak bir plan değil." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in 1947'de uygulamaya başladığı Filistin topraklarını işgal planının, yıllar içerisinde Filistin'i ve Gazze'yi bu duruma getirdiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Şimdi ise İsrail, Filistin'de kalan bir avuç toprağı tamamen alarak, buraları da işgal etme niyetinde. Buna olumlu bakmak, olumlu yaklaşmak asla mümkün değil. Çünkü bu topraklar Filistinlilerindir. Gazze'de ne olacağına, orayı kimin yöneteceğine Filistin halkı karar verir. Onların kararının üzerinde bir karar verici tanımıyoruz. İsrail'in yapacağı en iyi şey, 1967 sınırlarında bağımsız ve coğrafi bütünlüğü olan Filistin Devleti'nin kurulmasını kabul etmek ve işgal altında tuttuğu Filistin topraklarını mülkün sahibine iade etmektir. İsrail, dünyaya 'yerleşimci' diye pazarladıkları teröristleri o evlerden, o arazilerden çıkartmalı ve Filistinlilerle barış içinde bir geleceği nasıl inşa edebileceklerini düşünmelidir. Bu sürecin galibi de ben inanıyorum ki Filistinliler olacaktır. İki de bir bunlar yatıyor, kalkıyor 'Hamas' aşağıya, 'Hamas' yukarı diyor. Hamas her şeyden önce bir direniş örgütüdür. Hamas, Filistin'de yapılan seçimlerden zaferle çıkmış bir siyasi harekettir."

Erdoğan, 21 sene önce ABD'de bir grupla yaptığı toplantıda da bu soruyu sorduklarını anımsatarak, "Ben orada da söyledim, Hamas, 1947'de toprakları ellerinden alınmış bir siyasi harekettir. Bu siyasi hareket neticede Filistin'de seçim kazanmış bir partidir. Hamas bugün de kendi topraklarını korumanın gayreti içerisindedir. İsrail, Gazze'yi yıllarca açık hava hapishanesine çevirmiş, su, yiyecek, giyecek, elektrik kısıtlamalarına tabi tutarak, kendince terbiye etmeye kalkışmıştır. Gazze'deki Filistinliler bu kadar süre içerisinde yılmadı, İsrail amacına ulaşamadı ve inanıyorum şimdi de başaramayacak." ifadesini kullandı.

BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDERLER

ABD'li Wall Street Journal gazetesindeki "İsrail'in, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu, Filistin dışında yaşayan Hamas üyelerine yönelik suikast planlarının olduğu" yönündeki haber hatırlatılarak, böyle bir planın gündeme getirilmesindeki amacın sorulması üzerine Erdoğan, "Bu haberi yapanlar demek ki Türkiye'yi, Türkleri, bizi tanımıyorlar. Böyle bir yanlışa tevessül etmeleri halinde şunu bilmeleri gerekir ki bunun bedelini, bunun faturasını çok ama çok ağır öderler." diye konuştu.

Gazze'yi havadan, denizden, karadan kuşatanların, bir hafta içinde netice alacaklarını zannettiğini kaydederek, "Ne oldu, alabildiler mi" diye soran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Almadılar. Türkiye'ye, Türklere karşı böyle bir adımı atmaya eğer cüret ederlerse bunun bedelini, bir daha bellerini doğrultamayacak surette, ödemeye mahkum olurlar. Böyle bir işe kalkışanlar, bunun sonuçlarının son derece ciddi olabileceğini unutmamalıdır. Türkiye'nin hem istihbarat hem güvenlik alanında aldığı mesafeyi dünyada bilmeyen yoktur. Ayrıca biz dün kurulmuş bir devlet değiliz. Bunu da kimsenin aklından çıkartmaması gerekir."

NETANYAHU YAPTIKLARININ CEZASINI ÖDEMEKTEN KAÇAMAYACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Bosna soykırımından sorumlu Miloseviç gibi yargılanması gerektiği yönündeki ifadesi anımsatılarak, "Netanyahu'nun yargılanması, İsrail'in başka işgal ve soykırım hareketlerini engelleyebilir mi" denilmesi üzerine, "Her şeyden önce Netanyahu öyle veya böyle bugün olmazsa yarın kesinlikle yargılanacaktır. Hatta şu anda kendi içlerinde bunun kavgası gürültüsü başlamış durumda. Dünyanın değişik yerlerinde meydanlar nasıl ayağa kalktıysa, şu anda İsrail'in meydanları da ayaktadır ve bölünmüşlerdir." dedi.

Netanyahu'nun hesaba çekilmesini isteyen İsrailli grubun da olduğunu belirten Erdoğan, "Netanyahu, yaptıklarının cezasını ödemekten kaçamayacaktır. Er ya da geç yargılanacak ve işlediği savaş suçlarının bedelini de ödeyecektir. Şayet uluslararası hukuk, hakkıyla işletilir ve bu savaş suçlarının cezası verilirse, bu karar hem Filistin bölgesinde hem dünyanın diğer coğrafyalarındaki tüm zalimlere ibret olur. Fakat bunun peşini bırakır, oradaki başvuruyu takip etmezsek, bu da yeni soykırımlara kapı aralar. Bu sebeple bu işi sıkı tutacak ve Gazze soykırımının faillerinin yargılanmasını sağlamak için elimizden geleni yapacağız." ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i yöneten mevcut koalisyonun sağlıklı olmadığını, çökmek üzere olduğunu vurgulayarak, şu açıklamalarda bulundu:

"Bunları çok diri zannetmeyin, bunlar gidici. Netanyahu'nun gidici olduğunu bundan 50-60 gün önce söyledik. Gitmelerinin alametleri belirmeye başladı bile. İsrail'e 'Artık sizi beslemekten bıktık' diyenler, ortaya çıkmaya başladı. İlk günlerde destek açıklamaları yapan Fransa'ya bakın. Şimdi aynı Fransa var mı? Fransa Cumhurbaşkanı Macron şimdi çok farklı açıklamalar yapıyor. Aynı şekilde yine Batı'daki diğer birçok ülke, ilk zamanlardaki açıklamalarını artık yapmıyor. Bütün mesele buradaki sabrın neticesidir. Hani bizim çok önemli bir ilkemiz var ya;,'Men sabera zafera. Sabreden kimse, zafere ulaşacaktır'. Şu anda, Hamas, Filistin, işte bu sabır mekanizmasını çalıştırıyor. İnanıyorum ki zafer inşallah onların olacaktır. Bedeli ağır olacak ama zafere ulaşacaklar."