Zirve açılışı ve genel çerçeve
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi (İFM) Halkbank Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen 3’üncü İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi’nin üçüncü gününde katılımcılara hitap etti. Program, Mısır El-Ezher Camii İmam Hatibi Şeyh Mohammed Salem Amer’in Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Erdoğan, zirvede panel, oturum ve etkinlikler boyunca yapılacak tespit ve tekliflerin ülkeler, İslam alemi ve insanlık için faydalı olmasını dileyerek Al Baraka Grubu’nun banisi Şeyh Salih Abdullah Kamili rahmetle andı ve çalışmalarını sürdüren Abdullah Salih Kamile teşekkür etti.
İslam ekonomisinde sermaye, dijital dönüşüm ve yönetişim
Zirvede sermayenin İslam ekonomisindeki rolü; fikri, stratejik, etik, sektör bazlı ve pratik boyutlarıyla ele alındı. Erdoğan, dijital dönüşüm, yönetişim, uluslararası yatırımlar, bölgesel finans entegrasyonu, dijital İslami bankacılık, yapay zeka ve vakıfların üretken sermaye haline getirilmesi gibi konuların tartışıldığını vurguladı.
Erdoğan, zirveyi "mevcut engellerin aşılması, alternatif çözümlerin geliştirilmesi" açısından yeni bir kilometre taşı olarak gördüğünü belirterek organizasyona emeği geçen kurumlara teşekkür etti.
Güvenlik, küresel riskler ve borçluluk uyarısı
Konuşmasında bölgesel gerilimler ve küresel ekonomik kırılganlıklara dikkat çeken Erdoğan, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs başta olmak üzere devam eden insani sorunlara ve bölgedeki tahribata işaret etti. Ayrıca uluslararası düzeyde artan gerilimlerin ekonomik etkilerine değindi.
Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü raporuna atıfla küresel borçluluğun 2026’nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolar Erdoğan, adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir ekonomik paradigmanın gerekliliğini vurguladı. Konuşmasında "Bizde her şeyden önce 'bereket' diye bir kavram vardır" diyerek Rahmetli Erbakan hocasının tarifine atıf yaptı: 'helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın, haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmak'. Erdoğan bu çerçevede şunları ifade etti: 'Dolayısıyla bereket, kapitalist ekonomi teorileriyle anlaşılması mümkün olmayan bir mefhumdur. Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz.' İslam iktisadının adalet, erdem, diğergamlık, risk paylaşımı, sürdürülebilirlik ve sosyal refah gibi değerlere dayandığını belirtti. Erdoğan, katılım finansının yalnızca Müslümanlar için değil tüm dünya için daha adil ve güvenli bir model olduğunu vurguladı ve bu sistemi Türkiye açısından stratejik bir unsur olarak niteledi. İstanbul Finans Merkezi'nin iki taşıyıcı kolonundan birinin Fintech, diğerinin ise katılım finans olduğuna dikkat çekti. Hükümet tarafından hayata geçirilen düzenlemeler ve teşvikler hakkında bilgi veren Erdoğan, İFM'deki uygulamalara ilişkin şu başlıkları paylaştı: katılım finans kuruluşlarının finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için yüzde 100 kurumlar vergisi matrah indiriminin 2047 yılına kadar uzatılması, finansal faaliyet harcı muafiyetinin 5 yıldan 20 yıla çıkarılması, çeşitli vergi ve harç istisnaları ile nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajları. Ayrıca İFM'de tek durak ofisinin kısa süre önce hizmete açıldığını belirtti ve 2027-2030 dönemini kapsayacak Katılım Finans Strateji Belgesi hazırlıklarını sürdürdüklerini açıkladı. Erdoğan, katılım finans sektöründeki büyüme ve göstergeleri şu şekilde aktardı: katılım bankacılığının aktif büyüklüğü 4,7 trilyon lirayı aştı ve sektördeki payı yüzde 9,5 seviyesine yükseldi. Türkiye'de faaliyet gösteren 10 katılım bankasının üçü dijital olmak üzere sistem içindeki ağırlığını artırdığı belirtildi. Sukuk ihraçlarının toplamı geçen yıl sonu itibarıyla 614 milyar liraye ulaşırken bunun yüzde 64'ü Hazine ve Maliye Bakanlığı, yüzde 36'sı katılım finans kuruluşları ve reel sektör tarafından gerçekleştirildi. Bankacılık dışı finansal kesimin sukuk ihraçları bir önceki yıla göre reel olarak yüzde 33,3 artışla 16,6 milyar lira olarak aktarıldı. Diğer büyüklükler arasında katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının 2025 yılı sonu itibarıyla 864 milyar liraya ulaştığı; katılım esaslı emeklilik yatırım fonlarının büyüklüğünün yüzde 74 artışla 798 milyar lira; katılım esaslı borsa yatırım fonlarının toplam değerinin yüzde 128 artışla 239 milyar lira olduğu paylaşıldı. Tasarruf finansman şirketlerinin aktif büyüklüğü iki yıl öncesine kıyasla 5 kat artışla 323 milyar liraye ulaşırken, sisteme katılan kişi sayısı 3 katına çıkarak 1,2 milyonu aştı. 2026’nın ilk çeyreğinde katılım endeksinde yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri, Borsa İstanbul’da işlem gören tüm şirketlerin toplam piyasa değerinin yüzde 36’sına ulaştı; Borsa İstanbul’daki 6,3 milyon yatırımcının 4,4 milyonu katılım endeks kapsamındaki şirketlere yatırım yaptı. Sigortacılıkta 5 katılım sigorta şirketinin toplam pazar payı yüzde 6,5 seviyesine ulaştı ve prim üretimleri 26 milyar lira oldu. Bireysel emeklilik sistemindeki 2,3 trilyon liralık toplam fon tutarının yüzde 40’ı katılım esaslı fonlarda değerlendirildi; otomatik katılımda katılım esaslı fonların payı yüzde 60’a yükseldi. Erdoğan, katılım finans sistemine güç katacak iki kararı paylaştı: Emlak Katılımı halka arz etmeyi hedeflediklerini ve Ziraat, Vakıf ve Halk Katılımın birleştirilmesi yönünde adım atacaklarını açıkladı. Bu birleşmenin sektöre yeni bir ivme kazandıracağı öngörüsünü dile getirdi. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile çok sayıda yerli ve yabancı davetli katıldı. Etkinlikte ayrıca Albaraka Forum Mütevelli Heyeti Başkanı Abdullah Saleh Kamel ve Mescid-i Haram İmamı, Uluslararası İslam Fıkıh Akademisi Başkanı, Suudi Kraliyet Divanı Danışmanı ve Kıdemli Alimler Konseyi Üyesi Dr. Saleh bin Abdullah bin Humaid konuşma yaptı. Program hediye takdimi ve toplu aile fotoğrafı ile sona erdi. CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, 3’ÜNCÜ İSTANBUL DÜNYA İSLAM EKONOMİSİ ZİRVESİ’NDE KONUŞTUBereketin tanımı ve İslam iktisadı perspektifi
Katılım finansı: Türkiye uygulamaları ve teşvikler
Sektör verileri
Kurumsal hamleler: Emlak Katılım halka arzı ve bankaların birleşmesi
Program katılımcıları ve kapanış