Cumhurbaşkanı Erdoğan Doha dönüşünde gazetecilere değerlendirmelerde bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi sonrası yurda dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Açıklamalarında CHP kurultay davası, Suriye'de entegrasyon arayışları, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti seçimleri ve Libya ilişkileri ön plana çıktı.
CHP kurultay davası ve AK Parti açıklaması
Erdoğan, CHP kurultay davasına ilişkin yargının tek amir olduğunu ve verilen ara kararın 24 Ekim tarihine ertelendiğini belirtti. Biz bu davanın hiçbir yerinde AK Parti olarak yokuz ifadesini kullandı ve şikayet edenler ile yargılananların CHP koridorlarında dolaştığını söyledi. Ara kararın ardından yargının nihai kararını bekleyeceklerini vurguladı.
CHP içindeki iddialar için rüşvet, haraç, yolsuzluk, sahtekarlık, irtikap ve delege pazarlığı gibi hususları hatırlatan Erdoğan, partinin önce kendi içindeki olumsuzlukları temizlemesi gerektiğini kaydetti. CHP yönetiminin 'ita amirlerinden izin almadan konuşamayan' bir yapı olduğunu savundu.
Erdoğan ayrıca aralarına katılanlara kapılarının açık olduğunu belirterek Beykoz Belediye Başkanı Özlem Vural Gürzel in katılımına atıfta bulundu.
Suriye: SDG entegrasyonu ve diplomasi
Erdoğan, Suriye'de birlik ve kalıcı barışın sağlanmasının Türkiye için en büyük arzu olduğunu, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşme gerçekleştirdiğini ve konuları etraflıca ele aldıklarını söyledi. Suriye Demokratik Güçleri ile Şam yönetimi arasındaki entegrasyon arayışlarının Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
Uluslararası diplomasi ile yerel dinamiklerin iç içe geçtiği karmaşık bir süreç olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Türkiye nin Suriye yi yalnız bırakmayacağını, Dışişleri Bakanı ile İstihbarat Başkanının yoğun diyaloğu sürdürdüğünü ifade etti. Biz, hiçbir ayrım yapmadan tüm Suriyelilerin yanındayız dedi ve çatışma yerine barışın tercih edilmesinin önemini vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Doğu Akdeniz
Erdoğan, Ekim ayında yapılacak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı seçimini egemen bir devletin bağımsız yargısı gözetiminde gerçekleşecek bir süreç olarak niteledi. KKTC nin hak ve menfaatlerinin Türkiye için kendi hak ve menfaatleri kadar önemli olduğunu, buna müdahaleye müsaade etmeyeceklerini bildirdi.
Uluslararası hukuk zemininde ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla tanınan garantörlük haklarının hangi partinin iktidara geldiğine bakılmaksızın KKTC nin varlığına ve Doğu Akdeniz deniz yetki alanlarına güvence sağladığını ifade etti. Kıbrıs Adası üzerinde yeni acılar doğuracak oyunlara izin verilmeyeceğini vurguladı.
Libya: Doğu ile Batı arasında diyalog ve deniz yetki anlaşması
Libya konusuna da değinen Erdoğan, Hafter yönetimiyle ilişkilerde temaslar bulunduğunu, Hafter in oğlunun istihbaratla teması ve zaman zaman Dışişleri ile diyaloğun olduğunu söyledi. Türkiye nin Libya da Doğu ile Batı arasında yapıcı diyalog tesis edilmesini ve Libya nın egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasını istediğini belirtti.
Erdoğan, Türkiye nin meşru Trablus hükümetine verdiği desteğin sürdüğünü ve son dönemde Trablus dışındaki aktörlerle de diplomatik kanallar açılmasının hedeflendiğini anlattı. Bingazi yönetiminin Türkiye ile Trablus arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylamasının uluslararası hukuk açısından önemli bir kazanım olacağını söyledi.